Jump to ratings and reviews
Rate this book

Cinayet Mevsimi

Rate this book
Ankara'da esrarengiz cinayet Suat Duman'in ilk romani Cinayet Mevsimi, gittikce daha cok ilgi goren Turk polisiyesinin iyi orneklerinden biri. Ayni zamanda Mehmet Cemil karakterinin de ortaya ciktigi ilk calisma. Hukuk ogrencisi Mehmet Cemil ile birlikte romantik Ankara sokaklarinda, bir cinayetin pesinde yurumeye baslayabilirsiniz (Tanitim Bulteninden)

160 pages, Paperback

First published January 1, 2009

12 people want to read

About the author

Suat Duman

10 books7 followers
1977 Kars doğumludur, üniversite eğitiminin sonuna dek 20 yıl Ankara’da yaşadı. Ankara Hukuk’ta okudu. Mesleki nosyonun ötesinde, fakültenin kendisine kazandırdığı “yetenek” muhakeme yeteneği oldu.

2008 yılından beri İstanbul’da yaşıyor.

Bir yandan avukatlık yaparken bir yandan da polisiye romanlar yazmaya ve yayınlamaya başladı. İlk romanı Cinayet Mevsimi Ankara yıllarından izler taşır. Cebeci Kampüsü çevresinde geçen bir seri cinayet olayını araştıran Hukuk Fakültesi öğrencisi Mehmet Cemil’in okurla buluştuğu ilk kitap Cinayet Mevsimi’dir. İkinci romanı Müruruzaman Cinayetleri’nde aynı karakterin, bu kez İstanbul’da geçen macerasını anlattı. Her iki roman da siyasi polisiye janrı içerisinde önemli eleştiriler aldı.

Üçüncü romanı Dünyanın Leşleri 2015 yılı Aralık ayında yayınlandı. Bu sefer isimsiz bir karakterin sürüklediği bir kara polisiye ile okuru tanıştırdı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
3 (4%)
4 stars
11 (15%)
3 stars
31 (44%)
2 stars
12 (17%)
1 star
12 (17%)
Displaying 1 - 9 of 9 reviews
Profile Image for Cem Çeboğlu.
39 reviews3 followers
July 12, 2023
Suat Duman'ın ilk kitabı.

İlk 2 kitabında devam ettirdiği Mehmet Cemil karakteri üzerine kurulu ilk kitapta bu karakter bir öğrenci hukuk öğrencisi, ikinci kitapta ise stajyer yanılmıyorsam çünkü daha o kitabı okumadım.

Kartal kitap fuarı'na geldiğinde bu sene Suat Duman'a bu kitabı çok beğendiğimi söyledim, biraz şaşırdı, yani neden şaşırdığını da kendisinin önerdiği bir YouTube'da yayınlanan bir buçuk saatlik bir söyleşi sonrasında anladım. Bu söyleşide yazar suçun bir cezası olması gerektiğini, bir şekilde adaletin tesis edilmesi gerektiği fikri üzerine yazdığını söylüyor. İlk 2 kitap bu fikir üzerine dönüyor, suç varsa bunun bir cezası, bir karşılığı var, bu karşılığı hukuk tespit eder, verilen ceza uygulanır ve böylece Adalet bir şekilde tesis edilmiş olur, yani bu ne kadar doğru bilemiyoruz ama bir şekilde en azından böyle bir şey yapılmış olur. Ancak Suat Duman 3.kitabından itibaren yani gerçek hakiki anlamda başyapıtı sayılan dünyanın leşlerinden itibaren farklı bir kulvara sapıyor, bunun sebebi de var, çünkü Adalet tesisi peşinde koşup kendince Adalet arayışının tatminini sağlamak yerine sadece suçtan söz edip Adalet tesisini onunla yükümlü olanların eline bırakma tarzında bir değişim yaşıyor. Bunun sebebi tabii Kara polisiyeye duyduğu ilgi olabilir yazarın. Kara polisiye ile alakalı veya polisiye türlerinin başlangıçları ile alakalı, klasikleri vd. çok fazla şey okumadım bu yüzden düşüncelerim eksik, fikirlerim eksik olabilir ama anladığım kadarıyla kara polisiye galiba insan toplumunun, çok karmaşık düzen ve ilişkileri içerisinde suçun karşılığını bulması adaletin tesis edilmesiyle ilgili karamsar da bir bakış içeriyor çünkü suçun cezasını verirken sistemi de yüceltmek gibi bir yola sapmıyor-yani suçun cezası varsa ve adalet bu şekilde sağlanıyorsa bu o cezanın hakiki karşılığıdır, ancak mesela Suat Duman söyleşide diyor ki cinayette bir kişinin hayatı tamamen ortadan yok oluyor bedeni ortadan yok oluyor bu suç işleyen kişiye verilecek olan ceza ne anlamda hayatını kaybeden kişinin kaybettiği şeyin değeri ile birebir eşleşebilir bu anlamda bir karşılık hakikaten verilebilir mi? Adaleti bu şekilde tesis edebilir mi ve eğer tesis edebildiğini düşünüyorsa, bu, sistemi gedikleri ile eksikleriyle beraber meşrulaştırmak olmaz mı diye düşünüyor. Yani biraz umutsuz ümitsiz bir bakış açısı, ilk iki kitaptan sonra duman'ın mesela bu iki kitaba daha farklı bakmasının sebebi de bence Kara polisiyedeki bu yaklaşımı bu iki kitabın yansıtmıyor oluşu. Benim anladığım kadarıyla Suat Duman kendisine özellikle üçüncü kitaptan itibaren kurduğu evreni, dili, üslubu yakıştırıyor; sadece ve sadece dünyanın leşleri kitabı ile ilgili söylemem gerekirse muhteşem, Rakun muhteşem, 1918 serisi çok daha farklı bir yerde anladığım kadarıyla, kendisinin de söylediği kadarıyla Sherlock Holmes tarzı kitaplara yakın bir şekilde daha farklı bir dille kursa bile dünyasını özellikle 3. kitapta benim gördüğüm kadarıyla yine karanlık ve çok etkileyici bir atmosfer kurabiliyor.

bence cinayet mevsimi en azından benim okuduğum polisiyeler içerisinde oldukça iyi bir kitap, çünkü her şeyden önce cinayet mevsimi 'önce edebiyat' diyor. bir yazar ilk kitabında çizgisini edebiyatla çiziyorsa zaten orada bir kalite bir nitelik söz konusu demektir, buradaki edebiyat tanımı bana göre anlatıma dile, üsluba çok dikkat ederek ortaya konan hikaye anlamına geliyor, ben böyle düşünüyorum. Söz konusu Türk polisiyesi olduğunda karşımıza hani incelikli olmayan, anlatımları çok önemsemeyen, üslupsuz veya üsluba itina göstermeyen yaklaşımların çok olduğunu söyleyebilirim, bu da muamma veya hikaye konusu anlamında güzel olsa bile sonucun çok iyi olmadığını gösterebiliyor, böyle çok örnek var ne yazık ki. Suat Duman ilk kitabında ben önce edebiyat diyorum diyor, bu da bir kalite, bir çıta iddiası ve bence bu iddia doğrulanıyor, o anlamda ben kitabı gerçekten çok beğendim, hatta 2.kitabından birkaç bölümünü okudum, sonra bıraktım; bu benim ne yazık ki kötü huylarımdan bir tanesi, çok yaptığım bir şey, ikinci kitabın yani müruruzaman cinayetleri'nin ilk bölümünü birkaç kez okudum, okuduğum en iyi giriş bölümlerinden bir tanesi oydu, cinayet mevsimi'nde böyle bir şey yok, hayır, bütün kitaplarını düşündüğünde anlatımının kuru bile olduğunu söyleyebilirim, çünkü acemi bir yazar olarak bir dünya kurmak kolay değil ama ikinci yarısından itibaren üslubun, anlatımın kalitesinin arttığını, çünkü hikayeyi sonlandırmak için yazarın üsluba anlatıma yoğunlaştığını söyleyebilirim. Bu anlamda hepsini bir arada düşündüğümde ben yine de çok iyi bir Türk polisiyesi örneği olduğunu düşünüyorum cinayet mevsimi'nin.

Yazarken değil ama konuşurken benimle alakalı sıkıntılı durumlardan birisi de, burada söyleyeyim, arkadaşlarım bendeki dikkat dağınıklığı ile ilgili sıkıntıları keşfeden insanlar oldular, bütün hayatım böyle geçtiği için böyle bir sıkıntım olduğunu çok bilmiyordum, konudan konuya atlamış olabilirim, yazarken daha konsantre oluyor ister istemez, ama böyle konuşarak yazmaya çalışınca ister istemez konulardaki atlamalar dikkat çekebilir, bu ne yazık ki benim günlük hayatımda sıkıntısı çektiğim bir mesele kopukluklar varsa affola diyeyim.

Bu konuşma yazısı da tabii ki Rahmanlar Palmiye Cafede yazıldı veya söylendi, hiç sevmememe rağmen yine denize bakarak burada oturuyorum, bir iki gün içerisinde çok büyük sıcaklıklar gelecek, ne yapacağımı bilmiyorum, nefret ediyorum yaz mevsiminden, mümkün olsa da beni bir iki aylığına bir dağın eteğine koysalar, yağmurlu yerlere bıraksalar memnun olacağım, ne yazık ki burada zaman geçirmek zorundayım. Şu anda basit ama çok keyifli bir polisiye okuyorum; keyifli derken cinayetin keyfi olmaz ama onu edebiyata dönüştürüp okumanın keyfi çok güzel; kötü bir eser okumuyorum, güzel bir eser okuyorum; basit ama güzel. Sıcak olsun olmasın tatilin en sevdiğim yanı bol bol okumak. herkese iyi okumalar
Profile Image for Ümit Sevgi.
317 reviews
November 16, 2024
Ankara'da geçen bir polisiye, arka arkaya öldürülen kız öğrenciler ve katili arayan bir erkek öğrenci. Ödürülenlerin yanında bırakılan aynı izlerle bir gizem yaratılmaya çalışılmış ama sonrasında bu gizem sonuyla birleşip derinliğe kavuşmuyor. Akıcı bir dili var ama kurgu ve karakterler derinlikli değil.
Profile Image for Alper Kaya.
Author 39 books74 followers
December 7, 2019
Dokusu ve konusu ile siyasî polisiyenin gerekliliklerini başarıyla ortaya koyan Cinayet Mevsimi'nin tek eksiği, karakter ve muamma derinliği. Daha fazla karakter ve daha derin muammalar işlenseymiş, döneminin çok ötesinde bir yapıt olabilirmiş. Ama olsun, ne gam. Bu hâliyle bile oldukça iyi...
Profile Image for Bulent.
1,008 reviews65 followers
October 24, 2022
Suat Duman'ın, okuduğum, tanıdığım Ankara'da; Ankara Üniversitesi'nin Cebeci Kampüsünde dolaşan bir katilin ve onun peşindeki kahramanı Hukuk Fakültesi öğrencisi Mehmet Cemil'in çözdüğü bir dizi cinayetin hikayesi...
Ne yazık ki, roman, Ankara'da, Cebeci Kampüsünde geçmese hiç okunmayacak bir kitap. Polisiyenin tüm imkanları varkan, uzun uzun Mehmet Cemil'in zihinsel sorgulamalarını aktarıyor. Bu da başarısızlıktan öteye götüremiyor hikayeyi.
İleri sürüldüğü gibi "siyasi polisiye" olmadığı gibi polisiye demek için bile zorlanmak gerekiyor.

(#seslikitap)
Profile Image for Ipek.
124 reviews3 followers
December 15, 2020
Çakma Ankara seri cinayet polisiyesi denemesi. Uzun, tatsız, mat bir dili var ki, baştan kaybeden karakter isimleri kadar bunaltici.
Profile Image for Burak.
20 reviews2 followers
February 3, 2021
40 sayfa sonunda Mehmet neden kahraman, neden dedektifçilik oynuyor, yancısı Zafer nereden çıktı, öldürülen kız kimdir sorularına dair hiç bir şey vermiyor. Hikayeye inanmadım maalesef.
Profile Image for Mert.
3 reviews1 follower
November 13, 2023
Konu fena degil ama anlatimi kotu ve genel olarak zayif kalmis bir kitap.
Profile Image for Gu Gu.
516 reviews7 followers
April 2, 2022
Çok az beğenilmiş bir kitap, ama hiç de kötü değil. Hukuk fakültesinde işlenen cinayetler, ama sonuç beklenen gibi çıkmıyor. Romanın kahramanı Mehmet Cemil tam oturmamış bir karakter, ancak onun da bir öğrenci olduğu düşünülürse şaşmamak gerek. Zaten 160 sayfalık incecik bir kitap.
Displaying 1 - 9 of 9 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.