Bir söz verdik, 'Kutsal şehri isyancılara vermeyeceğiz!' diyerek. Elimizden ne geliyorsa yapmalıyız. Ta ki son mermi, son er ve son damla kana dek... Bu azim, bu kararlılık bize dayanma gücü verecek. Bunu hiç unutmayın! Ümitsiz olmayın!
Bakın, bayrağımıza iyi bakın. Herhangi bir bayrak değildir o. Şu an devletimizin düşen birçok kalesi, ele geçirilen birçok şehri var. Ama burası son kale. Devletimizin son direnme taşı. Belki bizim bu gayretimiz diğerlerine de örnek olursa, her yerde ittifak etmiş düşmana, yedi düvele karşı koyarız!"
Fahrettin Paşa
İsmail Bilgin'in kaleme aldığı MEDİNE MÜDAFAASI - Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa, binbir zorluk içinde görevini hakkıyla yapmaya çalışan fedakâr bir komutan ve kahraman askerlerinin öyküsü...
Medine Müdafası: Çöl Kaplanı Fahrettin Paşa romanı, I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu'nun Hicaz bölgesindeki son kalesi olan Medine'nin savunmasını anlatır. Fahrettin Paşa, Osmanlı ordusunun bir generali olarak, Medine'yi İngilizler ve onların müttefiki olan Arap isyancılarına karşı savunmakla görevlendirilir. Ancak, Osmanlı İmparatorluğu'nun genel durumu kötüleşmekte ve Medine'ye yardım göndermek giderek zorlaşmaktadır.
Fahrettin Paşa, askerlerinin moralini yüksek tutmak ve Medine'yi savunmak için her türlü zorluğa göğüs gerer. Kıtlık, hastalık, düşman saldırıları ve hatta Osmanlı merkezinden gelen geri çekilme emirlerine rağmen, Paşa, Medine'yi teslim etmeyi reddeder. Onun için Medine sadece bir şehir değil, İslam'ın kutsal bir mekanıdır ve bu nedenle savunulması gereken bir değerdir.
Roman, Fahrettin Paşa'nın liderlik vasıflarını, askerleriyle olan ilişkisini, Medine halkına karşı gösterdiği şefkati ve düşman karşısındaki stratejik zekasını etkileyici bir şekilde aktarır. Ayrıca, savaşın insani boyutunu, açlık, yorgunluk ve umutsuzluk gibi temaları da işler.
Sonunda, Fahrettin Paşa'nın direnişi uzun sürse de, Osmanlı İmparatorluğu'nun genel çöküşü ve Medine'nin artık savunulamaz hale gelmesi nedeniyle teslim olmak zorunda kalır. Ancak, onun bu direnişi, tarihe "Çöl Kaplanı" olarak geçer ve büyük bir saygıyla anılır.
Bu roman, hem tarihi bir olayı detaylı bir şekilde anlatırken hem de Fahrettin Paşa'nın kişisel hikayesi üzerinden insanlık, liderlik ve fedakarlık gibi evrensel temaları işler....
Tarihi romanları sevenlere gözü kapalı tavsiye ederim.. Kitaplarla dolu günler dilerim...
This entire review has been hidden because of spoilers.
Çöl kaplanı bir kahraman tanıtıyor bizlere.Yılmayan kararlı inançlı vatansever milliyetçi bir kahraman. Mustafa Kemal Atatürk’ün kendisi için dediği gibi kimi yaşarken adını tarihe yazdırır.Fahrettin paşa da öyle.Medine kuşatılmış.Lawrence ellerini açmış kucaklamayı bekliyor Osmanlı komutanlarını teslimiyet adet.Açlık ve yokluk her yerde.Başlarda bile yiyebildikleri sadece un ve hurma iken zamanla lokmaları tarlalarına saldırmasından korkulan çekirgeler.En kötüsü de bu diyor Fahrettin paşa çarpışamadan ölmek.Askerler hülyalarda su kuyusu görmekte.Hayvanlar açlıktan birer birer kesiliyor.Destek yok.Ulaşım rayları tahrip edilmiş Araplar ve İngilizler tarafından.Ha bugün ha yarın beklemekte düşman akbaba gibi.Ama Fahrettin paşa bir yandan şehrini savunuyor bir yandan peygamber efendimizin kabrini güzelleştiriyor.Yollar açıyor çiçekler dikiyor.paşanın kararlı duruşuna hayran kalıyor insan.düşmanı bile kendisine hayran bırakan kahraman.yazar tarih sahnesine yaşayan bir kahramanı edebiyat dünyasına kazandırıyor .ne iyi de ediyor .kalemine sağlık İsmail bilgin .
İsmail Bilgin'in kaleme aldığı bu eser gerçek bir kahramanın çok da göz önünde bulunmayan destansı öyküsünü anlatmakta. Tarih bilincine sahip olmak isteyen her okur bu kitaptan faydalanabilir.