Kesrette buldu vahdeti/ Mihnette buldu rahatı/ Firkatte buldu vuslatı/ Her bağr-ı Hu; ya Hu! İle…
İyi insanların boyunlarındaki lanet halkası bu olsa gerekti: Pişmanlık. Kötünün pişman olduğu nerede görülmüş?
‘’Şaşırtır ölüm.’’ Diye devam etti Dayı. Doğrudan Faruk’un gözlerine bakıyordu. O kadar ki, bebekliğinden itibaren Anne uyutur, anne uyandırır, demeyi öğrenip bunu yüz sene yaşasa da unutmayan insan Allah yaşatır Allah öldürür demeyi unutur. Sanki kötü birisi gelmiş de bir kötülük yapmış gibi hisseder ölüm geldiği zaman. Halbuki canlı olmanın şartı aynı zamanda ölü olmaktır. Şaşkınlık bunu unutturur. Her canlı ölümü tadacaktır. Dünya hayatı aldatıcı bir eşyadan maldan mülkten oyun bahçesinden o bahçedeki oyuncaktan başka bir şey değildir. Gerçek hayat, öldükten sonraki hayattır. Hayat büyük bir unutuş ise ölüm de aksine derin bir fark ediştir. Hayat uykudur Faruk.,ölüm ise ebedi bir uyanış. Uyanmışve gerçek uyanıklığın tadını almış hangi insan tembel tembel uzanmak ister o kirli kalabalık yatağa?
Nerede olursanız olun, sağlam ve tahkim edilmiş kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır.
Negatif düşüneceksin, iş pozitif sonlanırsa sevinmen daha kolay, daha kendiliğinden sevincin daha büyük, daha yürekten olur.
Bahr-ı aşk boylayan canım erenler, özü katrenize ark edip geldik, ayn-el yakın dost cemali görenler, pervaz-ı aşk ile çark edip geldik.