Turgut Uyar (1927-1985) Served as an army officer from 1948 to 1958. One of the first poets to react against the simplicity propounded by the practitioners of the "First New" movement, Uyar used daring imagery and complicated figures of speech in his poetry. Major poetry collections: Dunyanin En Guzel Arabistani (The Most Beautiful Arabia of the World/1959), Tutunler Islak (The Tobacco Is Wet/1962 - winner of the Yeditepe Poetry Award), Kayayi Delen Incir (The Fig That Split the Rock/1981 - winner of the Necatigil Poetry Award).
Daha çok şiir üzerine yazıp çizen bunca arkadaş var. Dünyanın En Güzel Arabistanı için onlar niçin konuşmazlar, anlayamıyorum. Bana gelince, değişik zamanlarda değişik şairleri sevdim: şimdilerde en çok sevdiğim şairi sorsalar "Turgut Uyar" derim.
Turgut Uyar’ın bu kitabında çok farklı tarzlarda şiirler vardı. Bence başarılı bir çalışma olmuş. Çok çok sevdim 😍 “Yalnızlık” şiirlerindeki genel teması ❤️Tavsiye ederim! 😍
türk edebiyatının en iyi şiirini buldum diyorum(nazım hikmet'i elbette bunun dışında konumlandırıyorum) sonra bir başka turgut uyar şiiri okuyorum ve türk edebiyatının en iyi şiirini buldum diyorum.. sonra başk...
Turgut Uyar’ın kalemiyle yenilerde Kayayı Delen Incir’i okuyarak tanıştım. Kendisi buna ne kadar karşı da çıksa, şiirleri günümüzde Ikinci Yeni olarak adlandırdığımız hareket içerisinde yer alıyor. Zira tek bir manifesto etrafında toplanmış bir yazar topluluğundan türememiş bu hareket : yazarlar birçok ortak özellik paylaştıkları için İkinci Yeniciler olarak anılmaya başlamışlar.Bu özelliklerden en öne çıkanı yazarken mantıktan fazla imgeye önem vermeleri. Kanımca Turgut Uyar’ın şiirlerinde yaptığı tam olarak da bu.
Tek bir şiirinde birden fazla konuya değinip sağa sola savruluyormuş, belirli bir akış ve bir tema takip etmiyormuş gibi gözükse de aslında bu yazım biçiminin ilk amacı okuyucunun zihninde bir takım farklı imajlar oluşturup, mısraların onda farklı çağrışımlar uyandırmasına izin vermek olduğunu anlamam zaman aldı. Bu imgeler sizde ne çağrıştırıyorsa, ne hissediyorsanız yerlerine onu koyuyorsunuz aslında. Bu açıdan da bence derinlik gerektiren, ya da aksine düşünmeyi bir kenara bırakıp sadece duyumsayarak okunması gereken şiirler olduklarını düşünüyorum. Çünkü şiirin içerisinde mantık aramak, mısraların aynı şiir içerisinde bambaşka konulara vurgu yapmasından dolayı imkansızlaşıyor.
Kayayi Delen Incir’i okuduktan sonra belki de en sevilen kitabı değildir diye bu bilindik şiir seçkisiyle ikinci bir şans tanımak istedim kendisine. Dünyanın En Güzel Arabistanı’nı daha fazla beğensem bile Turgut Uyar’ın kalemine ısınamadım, bende umduğum yankıyı uyandıramadı. Bu elbette şiirlerini “kötü” bulduğum anlamına gelmiyor zira işaretlediğim bazı sayfalar da oldu. Hayatımın bu döneminde bana hitap etmediğini ve aylar sonra tekrardan okumak isteyeceğim bir şair olduğunu da belirtmek isterim. Kapımı açık bırakıyorum !
Genel olarak Ikinci Yenicilerin yazılarını ve şiirlerini benimsemediğim düşüncesindeyim; fakat karşılaştırmak ve çabuk konuşmamak adına diğer yazarların eserlerini de okumayı planlıyorum.
"Yani Gülbeyazı ve beni, Akçaburgazlı Yektayı, otuzunda Yargıçların katına diktiler umudum nerdedir Bizim inanarak ettiğimizi yerlere çaldılar, ululuğu nerdedir. Biz onu bulmuştuk, tükürdüler. Bizi kirlettiler, yazıklar oldu bize. Benim donumu ve Gülbeyazın donunu Ve yattığımız yatağın örtüsünü Yüreksiz kişilere gösterip onları güldürdüler. Halbuki biz o örtülerde yatarken, Aklımız en ulu yerlerdeydi gücümüz. ... Nereye gitsek o yıkıntı bizimle artık. Bu yıkıntı toz duman. Donumuzu gösterdiler. Yazık bize şimdi nereyi tutalım."
"Donumuzu gösterdiler" İki tenin, iki ruhun birbirini bulduğu (sanıldığı), bu buluşmanın buluşanlar haricinde bütün dünyanın gözünde ayıplanacak bir şey olduğu o tanıdık hikâyede tarafların toplum gözünde küçük düşürülmesini, aşağılanmasını bu kadar öz ve çarpıcı anlatabilmek herkesin harcı değil (mesela ben lafı eveleyip geveledim ama anlatamadım).
Dünyanın en güzel şiir kitabı.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Türk modern şiirinin en büyük yapıtlarından biri. Daha önce iki şiir kitabı çıkartmış olan Turgut Uyar bu kitabı ile asıl büyük sıçramayı yapmış ve şiirimizi modern bir hizaya çekmişti. 1950’lerin ikinci yarısındaki yeni şiir atılımının (“İkinci Yeni” olarak da bilinir) öncü şairlerinden birinin; etkiler dağıtan, yıkan ve yeniden kuran en önemli şiirleri bu kitapta toplanmış durumda. Şairin dili, söyleyişi ve kurduğu yapı bu kitapta eşsizdir. Şaşırmayınız: bir dinin kutsal kitabı gibi de okuyabilirsiniz onu, öylesine bir eda taşır.
büyük şairlerin toplu şiirlerinin yani sıra bunun gibi her kitabının da ayrı basımı yapılsa keşke. şiir kitaplarını cebimizde cantamizda taşıyıp her yerde okuyabilmeliyiz. buradan yetkilile-