Genç bir Harbiye'linin okuyan, araştıran ve sorgulayan zihni gelişiyor. Bir yandan da eylemlerin içinde. Genç Mustafa, Harbiye yılları boyunca hiç uslu durmuyor. Bir düşünce adamının oluşumu ve onun ilk başkaldırısının öyküsü. Bir liderin düşüncelerinin ilk filizlenişi, ilk hapse düşüşü, idamdan kurtuluşu...
"Elinizdeki kitap resimli bir Mustafa Kemal biyografisinin çok daha ötesine geçiyor. Gençler, yetişkinler ve özellikle de aydınlar için tasarlanmış. Her üç okuyucu tipi için de farklı bilgiler, yorumlar ve eleştiriler içeriyor. Üç ayrı okuyucuya aynı anda hitap etmeyi ve Mustafa Kemal'i bir insan olarak yeniden gözlerimizin önüne sermeyi başarıyor. Anlatılmayanı anlatan, sıradışı bir çalışma.
Sevgili öğrencim Yalın Alpay'ın yirmi kitap sürecek bu dizisinin tamamlanacağı ve bir çizgi film haline geleceği günü sabırsızlıkla bekliyor olacağım..." -Yard. Doç.Dr. Yavuz Selim- Karakışla Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü
Kitabın ikinci baskısına istinaden yazarının yazmış olduğu Önsöz'ünü okudum. Ve güldüm. Şaka gibiydi. Kendisi yaşadığı linç girişiminden, hukuki süreçten bahsetmiş uzun uzun. Bu konudan ve süreçten çok dertli olduğu aşikar olmakla beraber, insan çoğu zaman anlaşılamaz. Söz konusu coğrafyada ve hiç geçmeyen siyasi esintiler altında bunlar çok olağan şeyler. Atatürk'ün mirasını bu şekilde algılayanlar algılayabilir. Soluğu savcılıkta da alabilir. Yasal sürecin içine düşersin ya da başlatabilirsin. Bu an meselesidir. Kılını kıpırdatmaya gör. Kitabın ne yazarını, ne de çizerini tanımadığım gibi Atatürk konusunda uzman olmadığımdan anlatılanların bire bir doğru olup olmadığını da bilemiyorum. Bunun dışında Atatürk'ün nasıl bir "Mustafa Kemal" olduğunu, her şeyden öte gözyaşlarında boğulmadan, okuyucuyu da boğmadan öncelikle insan, hayatının baharında genç bir adam olduğu gösterilmeye çalışılmış bir süper kahramandansa. Zekası, lider ruhu, insanları etkileme kabiliyeti, okuma aşkı, düzene başkaldırışı(düzensizliğe de diyebiliriz), dünyayı değiştirme ve şekillendirme azmi ve gençliğin verdiği coşku başarıyla resmedilmiş ve anlatılmış. Hem diyaloglar hem çizimler başarılıydı. Umduğumdan fazlasını buldum. Önyargısız kısmından, çok sürreale kaçmadan tavsiye ederim. Hukuki süreç başlatılmazsa da çok sevinirim. Edebe, ahlaka, mazimize aykırı, Ata'ya dedeye, vicdanlara ters bir şey göremedim.
Yalın Alpay'ın 20 cilt olarak tasarlayıp Türkiye 'nin konjonktürel yapısı ve insanların geri kalmışlığı gereği başına gelmeyen kalmayınca tek cilt ile yarım kalmış çizgi roman eseri. Dolayısıyla yarım kalıyor hikaye.. Keşke devam edip ülkedeki çizgi roman bakış açısını da değiştirseydi. Güzel ve farklı anlatım tarzı, başarılı çizimleri mutlaka okunmayı hakeden bir eser olmuş.. Güzel detaylar ile Mustafa Kemal'in bir çok önemli özelliği gayet başarılı şekilde resmedilip aktarılmış.. Yalın Alpay yazdığı her satır ile okunmayı hakeden bir yazar..
Bu çizgi roman genç Mustafa Kemal'in üzerine ama çizgi romanın başında da belirttiği gibi Yalın Alpay'ın kendinden bir şeyler kattığı çok bariz görünüyor. Dostoyevsky ve Nietzsche ye Mustafa Kemal'in ağzından atıfta bulunması, özgür irade üzerine çizgi romandaki Mustafa Kemal'in fikirleri... hepsi yazarin kendi düsünce dünyasindan harmanlanmis bir sekilde ortaya cikiyor.
Bunun yani sira Mustafa Kemal'in genclik yillarinda yakin arkadasi oldugunu bildigim Ali Fuat'in entelektüel birikimini okumak, onu Mustafa Kemal ile beraber Istanbul sokaklarinda "haytalik" yaparken görmek gercekten güzeldi. Cizgi romanin en keyif aldigim kismi orasiydi.
Yalin Alpay'in bu seriye devam etmesini cok isterdim ama devam etmemesinde sadece bazi insanlarin anlamsiz put-taparliligi degil, kendisinde de süregelen degisimler olmasi bu serisinin muhtemelen hicbir zaman devam etmeyecegini gösteriyor bana.
Henüz en başından güncel zamanda anlatılan geçmişin en nihayetinde bir kurmaca ve tarihin de dolayısıyla zorunlu olarak metinlerarası bir calışma olduğunu söylerek Türkiye'de tarihin algılanması konusunda var olan kocaman bir boşlukta konumlanan bir kitap bence. Zaten tarihin nasıl bu şekilde kurulduğuna dair de metnin içerisinde bir sürü hoş atıf var. Mesela ilk bolümde yer alan, çavuşun başından geçen olayları çarpıtarak ailesine yazdığı mektubun okuyucuya gosterilmesi güzel bir üst-kurmaca örneği. Ya da ali fuat bey'in ağzından aktarılan bölümde geçen “eşit derecede saçma olan sözlü efsanelerden herhangi birine inanmak için mantığın değil duyguların dinlenmesi gerektiği” ana fikirli pasajda yazarın postmodern tarih kuramı ile bir parallellik kurmak ve de okuyucuya kurdurtmak istediğini söyleyebiliriz. Böyle örnekler aslında okuyucuya (bilinçli veya bilinçsiz olarak) tarihin de aynı fiction metinler gibi postmodern okunmasının gayet doğal olduğunu hissettiriyor. Hem bu bakımdan hem de metnin akıcı bir bildungsroman gibi ilerleyerek genel okuyucu kitlesini sıkmayacak bir yapıda olmasından dolayı Genç Mustafa Kemal türünde özgün bir yapıt bence. İçeriğin çizgi roman formatında olması da bunda etkili olmuş olabilir.
Çizgi romanın Gaia Yayınları’ndan 2010 yılında çıkan ilk baskısını okudum. Bu yüzden bazı yorumlarda gözüme çarpan, bu ilk basımdan sonraki dönemde yazarın yaşadığı sıkıntılardan bugüne kadar haberim yoktu.
Bir çizgi roman sever olarak başlarda çizimlere biraz fazla eleştirel yaklaştığımı itiraf etmeliyim. Okumam ilerledikçe taşlar yerine oturmaya başladı, yazı ile çizim güzel bir dengeye oturarak beni hikayenin içine aldı.
Mustafa Kemal’in Harbiye yıllarının anlatıldığı bu ilk bölümde daha önce bilmediğim detaylarla karşılaştım. Doğruluklarını henüz araştırmadığım bu detaylar üzerine açıkçası çok da takılmadım. Çeşitli tarihsel kişiliklerin yazı ve hatıralarından edinilmiş bilgiler olduklarını düşündüm.
Hiçbir düşünce ve kişi tabu olmamalı. Hikayede geçen bazı detaylar bize öğretilen “kusursuz” Mustafa Kemal’in bilmediğimiz bazı yönleri olabilir, olmayabilir de. Atatürk’le ilgili düşüncelerimiz sadece bir çizgi romanla olumsuz yönde değişebilir mi? Kötü biçimde etkilenebilir mi? Hiç sanmıyorum.
Bu sebeple esere ve yazar/çizere karşı eleştiri sınırlarını aşan hiçbir davranışı medeni bulamam. Atatürk, kimse tarafından korunmaya muhtaç olmayacak kadar büyük bir lider, devlet adamıdır.
Atam’ın Harbiye yıllarına hem metinlerle hem görsellerle tanıklık etmek beni çok etkiledi. İsyan ettiğinde, üzüldüğünde, umutlandığında yanındaymışım gibi hissettim. Kitabın içine girip elini tutmak, olacak merak etme demek geldi içimden.
Maalesef bir sürü sıkıntı yaşamış yazar Yalın Alpay, o nedenle bir seri olarak planlanan Genç Mustafa, 1.kitapta kalmış. Dilerim devamı gelir. Ben çok ilham verici buldum
Gerçekten çok güzel illüstrasyonlarla bezenmiş güzel kurgulanmış bir kitap. Maalesef devamı basılmadığı için yarım kalmış, ancak her şekilde okuması çok zevkli bir çizgi roman.
This book gives a very nice insight into how a revolutionary movement was born, which changed the course of history for peoples of Ottoman Empire and shaped modern day Turkey.
This entire review has been hidden because of spoilers.