CİNAYETLİ DANSLAR
İçinden dansın geçtiği suç, gerilim, polisiye türlerinde öykülerin bulunduğu bir kitap.
Trevanian derlemiş. Hani sanki Trevanian, yaratıcı yazarlık dersi alan öğrencilerine “içinde dans olan öykü yazın” diye ödev vermiş de, öğrenciler de bu denileni yapmış da, Trevanian da bu öykülerden kendisine hitap edenleri toplayıp kitaplaştırmış gibi bir havası var kitabın. Ama tabii öyküler acemi işi değil. Müsadenle yani. Pot kırmayalım yani!
Öykülerin de ‘şey’ havası var; suç romanları genellikle kalın olur, hani sanki Ölüm Dansı öyküleri bu kalın kitapların preslenmiş (özetlenmiş) hali gibi duruyor kitapta.
Suç/gerilim romanları süreç romanlarıdır; arka, yan konularla bir akış (süreç) kurgulanır ki, gerilim sağlansın ve okur da havaya girsin. İyi bir gerilim için epeyce bir sayfa yazmak gerekir. Suç romanlarının kalın olması boşuna değil yani. İyi yazılmış incecik suç romanları elbette ki var.
Ölüm Dansı’nda benim tespit edebildiğim bir tane polisiye var. Mizah da katılarak çok iyi yazılmış bir öykü bu. Diğer öykülerin içinden dansla birlikte sadece cinayet geçiyor. Bu öykülerde yeterli süreç/akış veril(e)mediği için gerekli gerilim hattı kurulamıyor, bu durumda okurda heyecan duygusunun hortlaması biraz zor.
Ölüm Dansı öykülerini birer metin olarak okudum. Hani sanki senaryo çalışıyormuşum havasında okudum. Güzel yazılmış ve çevrilmiş. Daha ne olsun!