- Czy czas naprawdę jest taki, jak mówiłeś? - zapytała Karusia. - No wiesz. Taki ogromny? - Oczywiście! Jakżeby inaczej? - powiedział Piaskowy Wilk. - Jest tak ogromny, że nie widać jego końca. A nawet i początku. Przynajmniej nie stąd. - W takim razie raczej nie może go zabraknąć, co? - Czasu? Czasu zawsze będzie dość.
Czy można zatrzymać lub cofnąć czas? Czy najsilniejszy musi być największy? Ile razy można zmienić zdanie? I co się dzieje nocą z kolorami? Karusia i Piaskowy Wilk uwielbiają zastanawiać się nad całym mnóstwem różnych rzeczy!
Świat na pograniczu rzeczywistości i dziecięcej fantazji. A przede wszystkim - spojrzenie na świat oczami dziecka. Asa Lind bardzo świadoma jest języka, smakuje go i bawi się nim, podobnie jak robią to dzieci. Pojawiające się co kilka stron rysunki Kristiny Digman w znakomity sposób współtworzą klimat opowieści.
Uşaq bir az isterikdi, müəllif azca abartıb o hissəni, amma toxunduğu mövzular, uşağın ailəsi ilə yaşadıqlarının qum canavarı ilə olanlarla analoji bənzərliyi filan. Əladı.
Gülümsüyor ve tempolu düşünüyordu. İstemeyi ve seçmeyi ve bilmeyi ve yapmayı ve ummayı ve inanmayı düşünüyordu. En iyisinin ne olacağından kesin emin olamayız, diye düşünüyordu. Ama yapılacak olanı en iyi şekilde yapmaya çalışmalıydık.
1. kitap olan ''Kumkurdu'' ve 2. kitap olan ''Daha Fazla Kumkurdu'' kitaplarını okuduktan sonra, son kitabı olan ''Daha da Fazla Kumkurdu'' kitabına başladım. Gayet güzeldi. Kitabın birbirinde bağımsız bir sürü bölümü var ve hepsi farklı farklı Zackarina ve Kumkurdu hikayelerini anlatıyor. Ben okurken çok güldüm ve eğlendim. Sırasıyla okunmak zorunlu değil, zaten birbirinden bağımsız hikayeler. Başka bir kitabı olduğunu da öğrendim. İsmi, Kumkurdu - Üçü bir yerde. Bu üç kitabı bu kadar güzel olduğuna göre herhalde bu kitabı da güzel olacaktır. Hemen alıyoruz!!! Büyük, küçük herkesin okuması gereken bir kitap. Sevgiler: ADA SEVEN🐾
Tatlı mı tatlı bir seriye daha veda ettik. Kumkurdu sanki okunduğu her yaş dönenimde farklı hisler bırakacak kitaplardan. Bu kitapta çocukluğumla ilgili hisleri hatırladım. Çünkü o zamanlar mantık değil, hisler egemendir. Çoğunlukla da o hislere gem vurmamalı, vurulmamalı.
Şimdi bu seriyi okurken kendi hislerime ilaveten büyümekte olan çocuklarımın da neler hissettiğini tekrar hatırlıyorum. Onlarla birlikte çocuk oluyorum. Bana mantıksız gelse bile onlar için önemli olan şeyleri benim için de önemli hale getiriyorum.
Hani diyorlar ya "bu devirde çocuk yapmak ne kadar mantıklı?". Bilmem, son yüz yıl içinde iki dünya savaşı, sayısız kriz, kıtlık, deprem, sel, salgın ve sonu gelmeyen olumsuzluklara rağmen neden hala çocuk yapılıyor? Çünkü bence çocuk umut. Çocuk geleceğe dair saf ve temiz bir sayfa.
Asa Lind'i de bir yetişkin olarak bu kadar tatlı ve hissiyatlı bir çocuk kitabı yazdığı için ayrıca tebrik ediyorum.
Eğlenceli bir seri. Ebeveynlerin çocukları ile beraber okuması için ideal. Özellikle ilk kitap, açıklanması zor şeyleri çocuklara aktarma yöntemleri(ben doğmadan önce neydim, neredeydim? vb.) ve onlara nasıl davranmak gerektiği konusunda sevimli küçük hikayeler sunuyor.
Seri 3 kitaptan oluşuyor; Kumkurdu, Daha fazla kumkurdu, Daha da fazla kumkurdu..
İlk kitabı oldukça beğendim. İkinci ve üçüncü kitapta ise temponun bozulduğunu ve akışın olumsuz anlamda değiştiğini düşünüyorum. İlk kitap daha bir bütünlük içerisindeyken ikinci ve üçüncü kitap daha birbirinden kopuk ve görece tatsız konulara değiniyor gibiydi.
çocukluğumun değil de çocukken düşündüğüm, hissettiğim ya da sorguladığım, belki anlık gelip geçen ve hatta sıradan denilebilecek ufak tefek şeylerin yıllar sonra metinlerde karşıma çıkması beni çok etkiliyor, var olduğunu bile unuttuğum incik cıncık dolu sandığımdan aradığımı (yine) fark bile etmediğim şeyleri birisi eliyle koymuş gibi bulup çıkarıvermişçesine büyüleniyorum. bu ufak tefek şeylere tam da bu yapıları sebebiyle pek sık rastlayamıyor ya da rastladıysam bile ne olduğunu hatırlamadığımdan kaçırabiliyorum. ama yanıbaşımda bir çocuk varken onun düşünme şekliyle kitaptakini kıyaslamam mümkün oluyor. yeğenim zacharina'nın dediklerine benzeyen veya bazen tamamen aynı şeyler dediğinde ya da sorduğunda hemen açıp o bölümü okuyorum ona. onun ileride belki de hatırlayamayacağı şeyleri şu an onun yerine hatırlamış gibi hissediyor ve etkileniyorum bu yüzden. ben bu hislerimle dalgalanırken o sıkılabiliyor tabii çünkü bu seride çok fazla yazı var. resimleri az diye "yetişkin kitabı"na benzettiği bu kitaplardan dem vurunca da ona alice'in ablasının resimsiz kitabıyla ilgili söylediklerini anlatıyorum (çünkü biliyorsunuz sıkılmış bir veletle victoria dönemi edebiyatı tartışmak gibisi yoktur).
When we read the first book from the series about the Sand Wolf, I wasn't convinced if I fully liked it. I had a feeling the author tries and strains herself to make it weird and magical in a way that didn't appeal to me - the adult, as my 5yo adored it. So when the two of us attended a book festival and he was promised books (and oh my, did he keep me on that promise...), one of the books he chose was the third part of the series by #asalind (we read the first one borrowed from library). This time - I loved it fully! The weirdness is magical, natural and charming and most of all, the book touches many important, often philosophical or scientific themes - and do that wonderfully, without lying or changing facts but with additional magic and fun. The author did improve her writing and reading the book was absolutely lovely. We will be looking for the second, missing part.
Serinin bitmesi üzdü, son hikayede Zackrina'nin büyümesi, kumkurdu ile vedalaşması tatlı-acı bir his bıraktı geriye. Dönüp dönüp okuyacağımız bir seri oldu kızımla. 💕
Böylece kumkurdu serisini bitirmiş oldum.Açıkcası Kumkurdunu daha çok beğendim küçük prensden çünkü içindeki kısa hikayeleri bir defada okuyup bitirmek zorunda değilsiniz.Her gün birere birer okuyup üzerinde düşünebilrisiniz. Aynı zamanda çocuklar için çok faydalı bir seri olduğunu düşünüyorum.Çocuklarımızın 6'lı yaşlarından itibaren 10-15 yaş aralığına kadar ara ara okuyup üzerinde düşünülmesi gereken bir kitap.
Çocuklarımla birlikte okuduğum, serinin son kitabı olduğu için ve son olduğu belli olan bir finalle bittiği için bittiğinde göz yaşlarımı tutamadığım, serinin ilk iki kitabı gibi muhteşem bir kitap Daha da Fazla Kumkurdu.
"... 'Hepsini yalnız yiyecektin değil mi?' dedi Zackarina. 'Yok, hepsini sana vermeyi düşünüyordum,' dedi Kumkurdu. 'Futbol maçının ödülü olarak.' 'Ama maçı sen kazandın,' dedi Zackarina. Kumkurdu başını salladı. 'Evet, kesinlikle ben kazandım,' dedi. 'İşte bunun için ödülü sen almalısın ya!' 'Niçin ben almalıyım?' dedi Zackarina. 'Kaybettiğin için elbette.' ... 'Ama tam tersi olmaz mı?' dedi Zackarina. 'Ödülü kazanan alır ya.' Kumkurdu şaşırarak baktı. Birkaç gündür duyduğu en tuhaf şeydi bu. Ödülü niçin kazanan alacaktı ki? 'Ama bu hiç adil değil ki!' dedi. 'Niçin adil değil?' dedi Zackarina. 'Bunu bilmeyecek ne var?' dedi Kumkurdu. 'Ben kazandığım için zaten mutluyum. Ödüle ihtiyacim yok herhalde.' İşte bu yüzden bütün yaban çileklerini Zackarina alacaktı. Çileklerin sekizini toplayıp bir ota dizdi. Son çileği kuşlara bıraktı. ..."
Çok severek okuduğum bir seriye veda ettim. Veda ettim de sayılmaz aslında, ilerde oğluma okuyacağımın hayalini kurarak sarıp sarmaladım ve yüreğimin en güzel köşelerinden birine koydum Kumkurdu ile Zackarina’nın maceralarını. Daha da Fazla Kumkurdu, önceki iki kitaba göre daha tek düze ilerleyen ve daha az şaşırtıcı diyaloglar içeren, serinin en zayıf kitabı olmaya aday bana göre. Zayıf dediğime bakmayın, ilk iki kitap öylesine güzeldi ki son kitap biraz yanlarında sönük kalmış gibi hissettim o kadar. Daha önceki yorumlarımda söylediğimi tekrar edeceğim. Büyük küçük herkesin okumasını istediğim, her çocuğun kitaplığında mutlaka bulunması gerektiğine inandığım muazzam bir seri Kumkurdu.
Auch der zweite Band ist wieder pures Philosophie-Gold. Ich liebe es, wie mit klarer Sprache und Kinderalltagssituationen komplexe Themen aufgegriffen und dann auf eine andere Ebene gehoben, gelöst bzw. erklärt werden und wie sehr dabei das Kind Subjekt der Geschichten ist.
Den zweiten Band fand ich ein wenig "darker" als den ersten - es geht meinem Gefühl nach um mehr essentielle, teils schmerzhafte Gefühle.
Serinin ilk iki kitabını daha çok sevmiştim. Daha felsefi hayatla ilgili temel konulardan bahsediyordu ve bunu didaktik bir tarzda yapmıyordu. Serinin son kitabı ise hayaller aleminin çok öne çıktığı, bazı bölümlerde elektronlara falan girecek cinsten bilimselleştiği bölümler yüzünden beni çok etkileyemedi. Yine de çok keyifle okuduğum tavsiye edebileceğim bir seri.
“En iyisinin ne olacağından kesin emin olamayız, diye düşünüyordu. Ama yapılacak olanı en iyi şekilde yapmaya çalışmalıydık.” Her yaş için uygun, büyük ve anlamlı mesajlarla dolu sıcacık kitaplar. Serinin 3 kitabı da muhteşem. Hiç bitmesin isteyerek okudum ☺️...
Çocukluğumun kitabı,şu an tekrar okuduğumda o sayfaları ilk kez okurken ki anlarımı hatırlıyorum tam olarak güvenli bir alan benim için.Çocukluğuma ait bir tane daha kitap var ama hatırlayamıyorum onu hatırladığım zaman bu ikisi birbirine ait olcak