Jump to ratings and reviews
Rate this book

Dokundun Sen Bana

Rate this book
D.H. Lawrence’ın aklındaki çare, kadın-erkek ilişkileri çerçevesinde evlilik ve cinsellik konularını cesaretle ele alarak İngiliz halkını etkileyip değiştirmeye çalışmaktır. Çünkü ona göre aslında tüm Batı uygarlığı insanların içgüdülerini, bilinçaltı eğilim ve arzuları bastırıp köreltmiş, onları “yarı ölü” haline getirmiştir. Lawrence bunu, endüstri devriminin kitleleri doğadan ve öz benliklerinden uzaklaştırarak sırf akla ve maddeciliğe dayanan bir hayat yaşamaya zorlamış olmasına bağlar. Böyle bir hayat tarzı ölümcül bir hastalıktır ve tek kurtuluş yolu, Akşit Göktürk’ün Anka Kuşu’na yazdığı Önsöz’de belirttiği gibi “Ruh, kafa, gövde ayrımı gözetmeksizin, insan yaşamının her yönüne gereken önemi” tanıyan bir hayat tarzının benimsenmesidir.
Lawrence sanat hayatında bu inancını değişik biçimlerde ele aldığı on iki roman ile yetmişi aşkın öykü yazdı. “Dokundun Sen Bana”da, Henry James ve Faulkner’ın pek çok eseri ile George Eliot’ın Middlemarch’ının çevirmeni ve Henry James ve Roman Sanatı’nın yazarı Ünal Aytür, bu öykülerin duygu bütünlüğü taşıyan on dördünü bir araya getirdi.
Çağının ötesinde cesarete sahip bir yazardan on dört “dokunan” öykü…
“Kimilerine, örneğin David Daiches’e göre, romanlarından da daha değerlidir öyküleri. Lawrence öykülerini çok beğenen F. R. Leavis, eleştirmenleri bunları yeterince önemsememekle suçlar.” – Mîna Urgan, D. H. Lawrence
“İçimde, günümüz ihtiyacını –İngiliz halkının gerçek ve derin ihtiyacını– karşılayacak bir tür çare olduğunu sanıyorum.”

472 pages, Paperback

Published May 1, 2023

Loading...
Loading...

About the author

D.H. Lawrence

2,309 books4,306 followers
David Herbert Richards Lawrence was an English writer of the 20th century, whose prolific and diverse output included novels, short stories, poems, plays, essays, travel books, paintings, translations, literary criticism, and personal letters. His collected works represent an extended reflection upon the dehumanizing effects of modernity and industrialisation. In them, Lawrence confronts issues relating to emotional health and vitality, spontaneity, human sexuality and instinct.

Lawrence's opinions earned him many enemies and he endured official persecution, censorship, and misrepresentation of his creative work throughout the second half of his life, much of which he spent in a voluntary exile he called his "savage pilgrimage." At the time of his death, his public reputation was that of a pornographer who had wasted his considerable talents. E. M. Forster, in an obituary notice, challenged this widely held view, describing him as "the greatest imaginative novelist of our generation." Later, the influential Cambridge critic F. R. Leavis championed both his artistic integrity and his moral seriousness, placing much of Lawrence's fiction within the canonical "great tradition" of the English novel. He is now generally valued as a visionary thinker and a significant representative of modernism in English literature.
http://en.wikipedia.org/wiki/D.H._Law...

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
5 (38%)
4 stars
4 (30%)
3 stars
1 (7%)
2 stars
1 (7%)
1 star
2 (15%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for Metin Celâl.
Author 34 books155 followers
May 27, 2023
David Herbert Richards Lawrence eserleri arasında romanlar, öyküler, şiirler, oyunlar, denemeler, seyahat kitapları, oyunlar, çeviriler, edebiyat eleştirisi ve mektuplar bulunan büyük bir usta. Yirmi beş yıllık yazarlık hayatında on iki roman, altı novella, sekiz tiyatro oyunu, on bir şiir ve dokuz eleştiri kitabı yayınlamış. Yetmiş öyküsü var. Biz onu Lady Chatterly’nin Aşığı, Oğullar ve Sevgililer, Gökkuşağı gibi klasikleşmiş romanları ile tanıyoruz. Oysa D.H. Lawrence romanlarla birlikte yayınladığı öykü kitaplarıyla da edebiyatta önemli bir yere sahip. Kültleşmiş romanlarının yarattığı büyük etkiden dolayı olsa gerek öyküleri biraz gölgede kalmış. Usta çevirmen ve akademisyen Ünal Aytür ‘Dokundun Sen Bana’ adıyla D.H. Lawrence’ın öykülerinden yaptığı seçmeyle bu eksiği önemli ölçüde kapatıyor.
Ünal Aytür kitabın kapsamlı önsözünde öyküleri seçerken kullandığı yöntemi ve bakış açısını anlatırken D.H. Lawrence’ın düşünce yapısını, hayata bakışını ve eserlerinin temelini oluşturan ana fikri de açıklıyor. D.H. Lawrence’a göre batı uygarlığı insanların içgüdülerini, bilinçaltı eğilim ve arzuları bastırıp köreltmiş, onları “yarı ölü” haline getirmiştir. Sanayi devrimi insanı gerçek özünden uzaklaştırmıştır. Lawrence, böyle bir hayat tarzı ölümcüldür diye düşünür. Tek kurtuluş yolu insanların kendi öz benliklerine dönmeleridir. Lawrence “her erkek kendiliğinden kendisi olacak - her erkeğin kendisi, her kadının kendisi, herhangi bir eşitlik ya da eşitsizlik sorunu söz konusu olmayacak ve hiçbir erkek başka bir erkeğin veya başka bir kadının varlığını belirlemeye çalışmamalıdır” diye düşünür. İngiliz halkını etkileyip değiştirmeye, özüne döndürmeye kararlı olan Lawrence onları duygusal sağlık ve canlılık, kendiliğindenlik, insan cinselliği ve içgüdüsü ile ilgili sorunlarla yüzleştirecek eserler verir.
D.H. Lawrence’ın eserlerinde kadınlar güçlü ve bağımsız karakterlerdedir. Kadın karakterler çoğunlukla merkezdedir ve onların olabildiğince görünür olmalarını sağlar. Eserlerinde kadınlar toplum içinde var olmak için mücadele ederler. “Doğaları gereği tüm kadınlar dev gibidir. Her şeyi aşacaklar ve kendi hayatlarına devam edecekler” diye yazar D.H. Lawrence.
D.H. Lawrence yaşarken sürekli sansürlenmiş, eserleri yasaklanmış ve ülkesinden kaçıp sürgünde yaşamak zorunda kalmış bir yazar. Eserlerinin çoğunun kendi ülkesinde, İngiltere’de yayınlandığını görememiş. Kitaplarının yayınlanabilmesi, yasaklanmaması için büyük mücadeleler vermiş. Bu mücadeleler “Lady Chatterly’nin Aşığı” romanının ilk metninin yayınlanmasında olduğu gibi ölümünden sonra da sürmüş. Yargılanmakla kalmamış, edebi eserleri her zaman içerdikleri görüşler nedeniyle tartışılmış ve akla gelen ve gelmeyen her kesimce sert bir şekilde eleştirilmiş. Kısaca kimseye yar olamamış diyebiliriz.
D.H. Lawrence eserlerini görüşlerini yansıtmak amacıyla yazdığını söylese de didaktik eserler vermemiş. Zaten günümüze kalmasının nedeni de eserlerinin güçlü edebi niteliği. Eserlerinde tek amacının yaşamın gerçeklerini göstermek olduğunu söylemiş. Ünal Aytür’ün belirttiğine göre roman yazarının kendi düşüncelerini tek doğru diye göstermekten titizlikle kaçınması gerektiğini de belirtmiş.
D.H. Lawrence bir köy çocuğu. Kömür ocaklarının açılması nedeniyle kırsal özelliklerini yitiren bir köyde doğmuş. Babası on yaşında bir çocukken ocaklarda çalışmaya başlayan bir madenci. Annesi maddi zorluklar nedeniyle bir dantel fabrikasında çalışan eski bir öğretmen. Çocukluk ve ilk gençlik çağlarında yaşadıkları, gözlemledikleri eserlerine yansımış.
‘Dokundun Sen Bana’da yer alan öykülerin çoğunun geçtiği yerlerin D.H. Lawrence’ın doğup büyüdüğü madenci köyü ve çevresi olduğunu belirtiyor Ünal Aytür. İnsan ilişkilerinin sert, sınıflararası çelişkinin ve uzaklığın belirgin olduğu bir toplum. Böyle bir toplumda erkeklerle kadınların birbirine yakınlaşması, diyalog kurması da kolay değil. Ahlak kurallarının, toplumun bakış açısının, çevre ve sınıfsal farklılıkların kadın erkek ilişkisini olumsuz etkilemesinin yanı sıra bir de savaş var; Birinci Dünya Savaşı. Erkekler sürekli savaştalar ya da savaşın olumsuz etkilerini bedenlerinde ve ruhlarında taşıyarak evlerine dönüyorlar. Bu ortamda insanlar kendi bedenlerini ve karşı cinsi tanımaya çalışıyor, aşkı keşfediyor. Ama her zaman aşıklar kavuşamıyor, mutlu sonlar yaşanmıyor, ilişkiler, evlilikler hayal edildiği gibi yürümüyor.
D.H. Lawrence öykülerinde kadın erkek ilişkilerinin her yönüne değinmiş, bu ilişkilerden yola çıkarak topluma bakmış, acı eleştiriler yöneltmiş. O kadar güçlü ve etkileyici bir anlatımı var ki hiçbir zaman didaktik olmuyor, hayatı olduğu gibi yansıttığını düşünüyor, hayatta böyle şeyler olur diyorsunuz.
‘Dokundun Sen Bana’ büyük bir ustanın, D.H. Lawrence’ın kaleminden çıkmış her biri birer novella uzunluğunda olan yani kısa sayılamayacak öykülerden oluşan etkileyici bir derleme. Edebi lezzet veren, olayları yansıtışı kadar anlatımının akıcılığıyla da okuru kitaba bağlayan, okurken düşündürmeyi de ihmal etmeyen gerçek bir okuma keyfi.
Profile Image for Saadet Özkan.
121 reviews11 followers
August 9, 2023
Çok beğendim, etkilendim ❣️ seveceğimden emin bir şekilde tavsiye eden @kitaplariylamemduha 'ya yürekten teşekkür ederim. Okuduğum ilk D.H.Lawrence kitabı oldu.
.
470 sayfalık kitap 14 uzun öyküden oluşuyor.Her öykü (Özellikle Tilki ve Prenses) birer novella tadında.
.
Yazar kendi doğup büyüdüğü madenci köyünden ve ekonomik sınıftan yola çıkarak sanayi devrimi sonrası , önce doğadan sonra para ve mal düşkünlüğü ile özünden , ilkel benliğinden kopan insanı anlatıyor. Sadece mekan değil, kadınlarla ilişki de yazarın hayatından izler taşır.14 öyküden 13'ü kadın erkek ilişkileri üzerine , sınıfsal farkı vurgulayan ; kadınların güçlü,güzel ,irade sahibi, erkeklerin fiziksel yönden zayıf ( yazarın kendisi gibi ) , sinsi, para odaklı olduğu, paranın üstünlüğü ile yoksulluğun çaresizliğinin çatıştığı öykülerdir.Ve ince bir gerilim söz konusu hemen her öyküde okuru tetikte tutan
.
Son öykü olan Tahta Atın Binicisi kadın erkek ilişkilerine dair olmayan, para hırsıyla , şansını kanıtlamak isteyen bir çocuğun ölüme gidişini anlatan bir öyküdür.
.
I.Dünya Savaşı, kimi zaman savaştan dönen yarali , bedeni parcalanmis bir askerde kimi zaman geri dönen / dönmeyen bir kişide ya da ekonomik sıkıntıda kendini gösterir.
.
Doğa canlı bir biçimde kitapta hep ver, sanayileşmenin doğurduğu çirkin ve karanlık kentlere karşı aydınlık ve güneşlidir.
.
Öyküler kadar çevirmeninin yazdığı önsöze de bayıldım 🥰 yazarın diğer kitaplarına atıfta bulunan, öykülerindeki unsurların kendi yaşamındaki karşılığını anlatan, yazarın bakış açısı hakkında fikir veren, öykülerdeki bazı noktaları aydınlatan bir yazı... Ayrıca çeviride de hiçbir aksama yoktu su gibi aktı. Tebrik ederim.
Profile Image for Murat Başaran.
Author 2 books8 followers
short-stories
October 3, 2024
Tilki hikayesi için (Can Kısa Klasikler):

Romanlarını kadın karakterler üzerine inşa etmesine alıştığımız İngiliz yazar D.H. Lawrence bu sefer bir kıskançlık ve baştan çıkarma öyküsüyle karşılıyor bizleri. Fakat gerilim yerini karakterlerde olduğu gibi umursamazlığa bırakırken finalde gerçekleşen meşum olay da sonradan eklenen baba karakterinin tepkisi beklenirken ortadan yok oluvermesiyle son şansı kaybediyor. Çiftlik gibi keyifli bir mekanın betimlemelerine de pek gerek duymamış yazar. Üç karakter arasında teatral bir psikolojik savaş var ve düğüm maalesef erken çözülüyor. Yine de kaliteli bir eser olduğunun altını çizmek gerek.
Profile Image for Kübra.
4 reviews1 follower
August 2, 2025
lawrence’ın okuduğum ikinci kitabı, on dört öyküden oluşuyor ve çoğunlukla kadın-erkek ilişkilerini ele alıyor. favori öykülerim;prenses, tilki ve papazın kızları oldu.
yazarın öykücülüğünü beğendiğimi söyleyebilirim ama yine de öyküden öyküye geçerken olayları ve karakterleri daha geniş bir açıdan izlemek istedim. bu bakımdan, okuduğum ilk romanı lady chatterley’in sevgilisi daha tatmin ediciydi.
ps: 32 sayfalık önsözü okudum 🤧
Displaying 1 - 4 of 4 reviews