Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan "Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum" kitabı ve bu kitapla birlikte verilen CD, Özdemir Asaf'ın kızı Seda Arun'un babasının sesini kaydettiği kayıtlarından oluşuyor. Bu kayıtlarda Özdemir Asaf'ın kendi sesinden dinleyeceğimiz şiirleri ve bir de İstanbul Radyosu'nda yapılan röportajı bulunuyor. Şair Özdemir Asaf'ın kızı Seda Arun, Yapı Kredi Yayınları'ndan çıkan Sen Bana Bakma, Ben Senin Baktığın Yönde Olurum kitabının önsözünde evlenme teklifi aldığının ertesi konuyu babasına nasıl açtığını, onun verdiği tepkiyi ve şiirlerin kaydedilme hikayesini şu sözlerle anlatı "Beş sene olmuştu annemle babam ayrılalı. O mayıs akşamı babam, annemin Caddebos-tan'daki evine geldi. Sofrada babamla karşılıklı oturduk. Sonra annem konuyu açtı. Sordu. Benim yanaklarım yine kızarmıştı. Cevabını bekliyordum ama vermedi. 'Benim şiir kitaplarım nerede?' diye sordu. Annem kitapları sofraya getirdi. Babam tabağını kenara itti. Rakı bardağını kitaplardan uzaklaştırdı. Sayfaları karıştırmaya başladı. Şiirlerle cevap vereceğini anla-mıştım. Makaralı teybi sehpanın üzerine koyup, düğ-mesine bastım." Kitabın önsözlerinden birini yazan Gazeteci Doğan Hızlan ise kitap ve şairin ses kayıtlarının bulunduğu CD için "Şimdiye kadar birçok şiiri, şairin kendi sesinden dinlediyseniz, Özdemir Asaf'ın ne kadar iyi bir şiir seslendiricisi, okuyucusu olduğunu anlayacak ve onun şiirlerine, sesine bir kere daha hayran kalıp, ayrı bir gözle değerlendireceksiniz" yorumunu yapıyor. Özdemir Asaf'ın teatral bir şekilde sesi ile oynayarak okuduğu şiirlerinin metinleri yayımlanırken, Özdemir Asaf'ın toplu şiirlerinin son yayımı olan Çiçek Senfonisi (YKY, Kasım 2008) kullanıldı. Okurken farklı bir sıralamada okunsa da, şiirler yayıma hazırlanırken şa-irin kitaplarındaki sıralamalara uyuldu. CD'de şairin okurken farklılık gösteren sözcük ya da dizeleri ise ayrıca dipnot olarak gösterildi. Kitap ve CD'de ayrıca şairin Sen, Sen, Sen, Dünya Kaçtı Gözüme,Yumuşaklıklar Değil ve Bir Kapı Önünde'de yer alan şiirleri de bulunuyor.
Özdemir Asaf Cumhuriyet dönemi Türk şairlerdendir. 11 Haziran 1923 tarihinde Ankara'da doğdu. Asıl adı Halit Özdemir Arun'dur. Babası Mehmet Asaf Şura-ı Devlet'in kurucularındandır. Babasının öldüğü yıl, 1930, Galatasaray Lisesi'nin ilk kısmına girdi. 1941 yılında 11. sınıfta, bir ek sınavla Kabataş Erkek Lisesi'ne geçip 1942 yılında mezun oldu. Hukuk Fakültesi'ne, İktisat Fakültesi'ne (3. sınıfa kadar) ve bir yıl Gazetecilik Fakültesi'ne devam etti. Bu arada Tanin ve Zaman gazetelerinde çalıştı ve çeviriler yaptı. İlk yazısı Servet-i Fünun, Uyanış dergisinde çıktı. 1951 yılında Sanat Basımevi'ni kurdu ve kitaplarını Yuvarlak Masa Yayınları adı altında yayımladı. 28 Ocak 1981'de hayata veda etti. Özdemir Asaf'ın ilk eşi Sabahat Selma Tezakın'dan Seda isimli bir kızı; ikinci eşi Yıldız Moran'dan ise Gün, Olgun ve Etkin adında üç oğlu vardır.
R'leri söyleyemediğini cd'yi dinlerken öğrendiğim şairin nükteli, kıa ve bir o kadar da anlamlı şiirlerinden seçmeleri ve bu seçmenin nasıl oluştuğunu okuyup dinlerken oldukça keyf aldım. Sonunda bulunan röportaj da kendisini tanımama oldukça yardımcı oldu... Kendisini saygıyla anıyor ve şiirseverlere bu kitabı tavsiye ediyorum.
Cok cok guzel bir kitap.Ozdemir asafin kendi sesinden dinlemek cok deysik ve guzel oldu. Siirlerin kendisi de cok iyi , ve yeni fark ettim ki ozdemir “r” harflerini soyleyemiyo fark etiyseniz. Ama bu siirleri sairin kendi sessinden dinlemek ayri bi sey ya. 11/10💕❤️😊
Kitap ve içindeki şiirler gerçekten çok güzel. Ancak, günümüzde CD çalar özellikli bir laptop bulmak neredeyse imkânsız olduğu için, şairin kendi sesinden şiirleri dinleyememek benim için küçük bir hayal kırıklığı oldu. Yine de, basım kalitesi çok iyi olan bu kitabı okumak güzeldi.
"Beş sene olmuştu annemle babam ayrılalı. O mayıs akşamı babam, annemin Caddebostan'daki evine geldi. Sofrada babamla karşılıklı oturduk… Sonra annem konuyu açtı. Sordu. Benim yanaklarım yine kızarmıştı. Cevabını bekliyordum ama vermedi. 'Benim şiir kitaplarım nerede?' diye sordu. Annem kitapları sofraya getirdi. Babam tabağını kenara itti. Rakı bardağını kitaplardan uzaklaştırdı. Sayfaları karıştırmaya başladı. Şiirlerle cevap vereceğini anlamıştım. Makaralı teybi sehpanın üzerine koyup, düğmesine bastım." (s:10)