Kur’an hakkındaki düşüncelerimizi dile getirirken, nerede ve ne zaman “Kur’an’a göre” diyebiliriz? Peki Kur’an hakkında konuşurken “Bana göre…” deme gücünü nasıl ve nerede elde ederiz? “Bana göre…” demenin meşrûiyeti nedir? Bu bir otorite iddiası mıdır yoksa gelecek eleştirilere karşı bir savunma mı?
İşte benim yaptığım, yapmaya çalıştığım şey bir bakıma Bana göre...ifadesiyle Kur’an’a göre...ifadesi arasındaki farkı irdelemek oldu. Biz Kur’an hakkındaki düşüncelerimizi dile getirirken, nerede ve ne zaman hangi sınırlar dahilinde, Kur’an’a göre...diyebiliriz?
Kur’an ve dil üzerine kaleme alınan metinlerden oluşan kitap, Kur’an çevirilerinin ehliyetsiz kişilerce ve alelacele yapıldığı, Kur’an’ın ifadelerinin dile gerektiği gibi aktarılamadığı gibi konuları ele alıyor.
2 Nisan 1980’de başladığı yazı hayatına çeşitli dergi ve gazetelerde makaleler yazarak devam etti. 1981’de Kur’an ilimlerini temel uğraş alanı olarak seçti. Yorumbilim'in (İlm-i Tefsir) yanı sıra uzun yıllar Tarih, Dilbilim (İlm-i Belâğat), Düşüncebilim (İlm-i Mantık) ve Felsefe dersleri verdi. Şubat 1998’ten itibaren Yeni Şafak gazetesinde köşe yazarlığı yapmaktadır.