Yazar, gündelik dilde pek de birbirinden ayırmadığımız "insan" ve "kişi" kavramlarının arasındaki farkı netleştirdikten sonra, farklı ekollerin "birini o kişi yapan nedir?" sorusuna verdiği yanıtları sergileyip, birbiriyle karşılaştırıyor. Bu konudaki Türkçe bir üretimin kitap olarak da mevcut olması iyi hissettirdi. Çeşitli hipotetik örneklere yer verilmiş. Yazarın, sunduğu örnekleri eğlenceli hâle getirme eğilimi var. Bölümlerdeki organizasyon netliği ile yazarın akademik formasyonu kendini belli ediyor. Douglas R. Hofstadter de "I am A Strange Loop" (Ben Bir Garip Döngüyüm) kitabında "Ben Nedir?" sorusuna odaklanıyordu. O kitapla birlikte okunmasında sakınca olduğunu düşünmüyorum. Varsayımsal bir organ naklini temel alan örnekler çok. Frankenstein ile paralel de okunabilir. Yalnız, yazar her ne kadar net ve sistematik olmaya hassasiyet göstermiş olsa da, "Ben" üzerine yazılan kitaplarda çok fazla düşünce akışı, hatta (yazanların düşünmüşlüğünden ve donanımından kaynaklanan) alışılmadık bağlantılar, metaforlar ve örnekler oluyor. Bu nedenle hem kolay algılanabilir hem de kolay algılanamaz bir kitap olduğunu düşünüyorum. Zaman zaman ilgiyle zaman zaman sıkılarak takip ettim. Ders kitabı niteliği taşıdığı izlenimini edindim. "Ben Neyim" adlı bir derse katılmış gibi hissettim. Okumak için sinirbilim ya da felsefe alanlarında altyapı gerektirmiyor. Literatür hakkında detaylı bilgi veriyor (verdiği tüm bilgilerin akılda kalması benim açımdan mümkün olmadı fakat bir fikir edindim). Yazarın animalist görüşe dayanan iddiasını, yani "İnsanlar kişi olma özelliklerini kaybettikten sonra da varlıklarını sürdürebilirler" fikrini "politik" olarak da sevdim (aslında şimdi düşününce, geleceğe yazılan bir android manifestosu gibi de geldi).