Karen Kimya Greenwood babası Türk bir İngiliz’dir. Londra'dan Konya'ya sigorta şirketinin ekspertizi olarak bir otel yangınını araştırmaya gelir. Babası Poyraz ise Konya'da yaşamış bir Mevlevi’dir. Karen 13 yaşında iken babası ruhani arayışları için ailesini bırakıp Pakistan'a gitmiştir. Karen çocukluğunda babası ile gittiği Konya'ya bu sefer iş gezisi için gider, bu arada hem kendini hem geçmişi arar. Babasına olan kızgınlığı geçmemiştir.
İşin ucunda ödenecek olan 3 milyon Poundluk bir teminat söz konusu olduğundan, her ne kadar kaza olarak tanımlansa da yangında kundak şüphesi vardır, Karen bu konuda haksız çıkmayacaktır.
Konya'da kaldığı zamanda Karen rüyalarında Mevlâna’nın büyük aşkı, ruhani lideri Şemsi Tebrizi'yi ve o dönem yaşananları görmeye başlar. O dönem yaşananlar hakkında bilgilere ulaşır, değişik kitaplar arar. Bu arayışta Mevlâna ile Şemsi Tebrizi'nin ilişkisini anlamaya çalışacaktır, çünkü bu ilişki babasının ilgi duyup, ailesini bırakıp peşinden gittiği Şeyh Nesimi ile aynı ilişkidir.
Bu arada bir kapkaç olayına maruz kalır, kapkaççı öldürülünce bir cinayet soruşturmasının içinde kendini bulacaktır. Cinayet soruşturması ile otel yangını iç içe geçecektir.
"Çoğu zaman mesele Tanrı'nın ne olduğu değil, bizim onda ne gördüğümüzdür. Sevgi dolu olanlar merhameti görür, zalim olanlar şiddeti. Zeki olanlar aklı görür, aptal olanlar kör inancı, alimler bilimi görür, cahiller mucizeyi."
"İki alem vardır: İlki varlık alemi, ikincisi mana alemi. Varlık alemi gündüz gibidir, olanı biteni açıkça görürsün, kendini kolayca ele verir. Mana alemi ise gece gibidir, onu bulmak için mutlaka gönül ışığını yakman gerekir."
"Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol, şefkatte, merhamette güneş gibi ol, ayıpları örtmekte gece gibi ol, keremde, cömertlikte akarsu gibi ol, tevazuda, mahviyette toprak gibi ol, hoşgörüde deniz gibi ol, öfkede, asabiyette ölü gibi ol, ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol."
"Bu makam aşıkların kabesidir. Buraya noksan gelen tamamlanır."
“İnsana duyulan aşk ölümlüdür, tıpkı beden gibi. Ölümsüz bir aşk için, ölümsüz bir varlığı sevmek gerek. Hiçbir zaman senin olmayacak, hiçbir zaman anlayamayacağın, hiçbir zaman doyamayacağın, hiçbir zaman kavuşamayacağın, hiçbir zaman terk edemeyeceğin bir varlığı.”