What do you think?


سفرنامه های ونیزیان در ایران
Travels to Tana and Persia. 466 Pages.
Unknown Binding
First published December 1, 2008
About the author
Giosafat Barbaro
3 booksGiosafat Barbaro (also Giosaphat or Josaphat) (1413–1494) was a member of the Venetian Barbaro family. He was a diplomat, merchant, explorer and travel writer. He was unusually well-travelled for someone of his times.
Ratings & Reviews
Friends & Following
Create a free account to discover what your friends think of this book!
Community Reviews
Displaying 1 - 7 of 7 reviews
May 31, 2026
دوست داشتم این کتاب رو.
خیلی اطلاعات جالبی بهم داد مخصوصا در مورد شرایط اجتماعی ایران تو دوره قبل و شروع صفویه.
دید ما از شاه اسماعیل و طهماسب خیلی وابسته به کتابهایی هست که تو زمان مدرسه خوندیم و خوندن سفرنامههای خارجیهایی که تو ایران رفت و آمد داشتن جالب بود واقعا واسم.
مثلا اینکه چقدر با عثمانی و مصر تو جنگ بودیم و 3 قدرت اصلی منطقه بودیم، یا اینکه درسته جفت پادشاه صفوی مبلغ شیعه بودن و خیلی از مردم حتی تو فقط طرفدارشون بودن بخاطر اینکه واقعا از نظر دینی فکر میکردن جایگزین پیامبر یا امام بعدی هست (پروپاگاندای اون دوره) ولی با این حال چقدر حرامسرهای بزرگی داشتن، چقدر راحت شهرها و روستاها رو به آتیش میکشیدن و چه کارهایی که نمیکردن.
نکته جالبش این بود که چقدر راحت میشد پادشاه عوض بشه یا سلسله عوض بشه، چون سیستم حقوقدهی ثابت نبود و اصلا نمیشد اون موقع، لذا هرکی شمشیرزن خوبی بود و هزارنفر شمشیرزن خیلی خوب دیگه رو جذب میکرد تقریبا مسیرش خوب بود برای ساخت یه سلسله جدید و پادشاه شدن.
ناراحت کننده اینکه از همون موقع این منطقه چقدر پتانسیل داشت و چقدر پادشاههای منفعتگرا اومدن و رفتن و حداکثر پتانسیل استفاده نشد. مثل رُمیها جادهها سنگی خوب درست کردن، هر چند کیلومتر یکبار پست بازرسی گذاشتن، پلهای سنگی ساختن و کارهای دیگه، ولی تو ایران تکرار نشد اونجوری که باید، بخاطر همین مناطقی از ایران کلا همیشه عشایر بودن و راهزنی بوده و تجارت ثابت وجود نداشته و طبیعتا چقدر جون آدمی زاد بیارزش بود و راه به راه مردم بیگناه کشته میشدن.
دوست دارم بیشتر بخونم این مدل سفرنامهها رو، خیلی دید جالبی به آدمی میده.
خیلی اطلاعات جالبی بهم داد مخصوصا در مورد شرایط اجتماعی ایران تو دوره قبل و شروع صفویه.
دید ما از شاه اسماعیل و طهماسب خیلی وابسته به کتابهایی هست که تو زمان مدرسه خوندیم و خوندن سفرنامههای خارجیهایی که تو ایران رفت و آمد داشتن جالب بود واقعا واسم.
مثلا اینکه چقدر با عثمانی و مصر تو جنگ بودیم و 3 قدرت اصلی منطقه بودیم، یا اینکه درسته جفت پادشاه صفوی مبلغ شیعه بودن و خیلی از مردم حتی تو فقط طرفدارشون بودن بخاطر اینکه واقعا از نظر دینی فکر میکردن جایگزین پیامبر یا امام بعدی هست (پروپاگاندای اون دوره) ولی با این حال چقدر حرامسرهای بزرگی داشتن، چقدر راحت شهرها و روستاها رو به آتیش میکشیدن و چه کارهایی که نمیکردن.
نکته جالبش این بود که چقدر راحت میشد پادشاه عوض بشه یا سلسله عوض بشه، چون سیستم حقوقدهی ثابت نبود و اصلا نمیشد اون موقع، لذا هرکی شمشیرزن خوبی بود و هزارنفر شمشیرزن خیلی خوب دیگه رو جذب میکرد تقریبا مسیرش خوب بود برای ساخت یه سلسله جدید و پادشاه شدن.
ناراحت کننده اینکه از همون موقع این منطقه چقدر پتانسیل داشت و چقدر پادشاههای منفعتگرا اومدن و رفتن و حداکثر پتانسیل استفاده نشد. مثل رُمیها جادهها سنگی خوب درست کردن، هر چند کیلومتر یکبار پست بازرسی گذاشتن، پلهای سنگی ساختن و کارهای دیگه، ولی تو ایران تکرار نشد اونجوری که باید، بخاطر همین مناطقی از ایران کلا همیشه عشایر بودن و راهزنی بوده و تجارت ثابت وجود نداشته و طبیعتا چقدر جون آدمی زاد بیارزش بود و راه به راه مردم بیگناه کشته میشدن.
دوست دارم بیشتر بخونم این مدل سفرنامهها رو، خیلی دید جالبی به آدمی میده.
August 8, 2022
Kapak tasarımcısının kitap künyesinde üçüncü sırada kayıtta yer alması goodreads’in kullanıcı kaydı oluşturma hakkını iptal edip bulduğu müthiş (!) çözümün örneklerinden biri sadece.
September 26, 2023
Tarihi bir seyahatname okurken, ki bu seyahatler şu anda üzerinde yaşadığı topraklarda
gerçekleşiyorsa gayri ihtiyari içinde tanıdık nüveler bulmaya, bildik yerler görmeye çalışıyor
insan. 15. yüzyılda Doğu seyahatlerini gerçekleştirmiş bu Venedikli seyyah da bahsettiği
şehirler, adetler, yerler ve insanlarla o dönemin kısa ama canlı bir panoramasını sunuyor
okuyucusuna. Eser, müellifin gittiği yerlere gidecek tüccar/elçi/casus olarak seyahat edecek
hemşehrilerine yol gösterme amacıyla yazılmış olsa da yüzyıllar sonra bile o dönemin
tanıklığını yapması bakımından etkileyici.
Bu noktada çeviride tespit edilen edilen yer adlarının günümüz haliyle ve yazarın yazdığı
şekilde verilmesini değerli buldum. Çünkü muhtemelen yazılı olarak görmediği, söylenişini
duyduğu yer adlarını müellifin anladığı şekilde görmek aydınlatıcı.
Seyahatlerini iki kısımda derliyor Venedikli Barbaro. İlk yarısında Kıpçak Bozkırlarına,
Karadeniz’in kuzeyindeki topraklara seyahatini gerçekleştiriyor. Diğer kısmında ise Kıbrıs
üzerinden Osmanlı Devleti’nin de o dönemki düşmanı olan Akkoyunlu Hükümdarı Uzun
Hasan’ın sarayına konuk oluyor, İran coğrafyası ve Doğu Anadolu’yu arşınlıyor. Bu süreçte
gördüğü ilginç adetleri, saray adetlerini ve bazı önemli yapıları da not ediyor. Başına gelen
ilginç olaylar ve karşılaştığı ilginç kişileri de aktarıyor. Hasta haliyle yatarken hastanede
karşılaştığı ve ona dünyadaki yabancılığını vurgulayan üstü çıplak geyik derisi kuşanmış
adamın bir Kalenderi dervişi olduğunu düşünmek, Adana şehrinde üzerinden geçtiği taş
köprüden kendimin de geçmiş olabileceğinin hayalini kurmak ve tanık olduğu bir ağaca çaput
bağlama geleneğinin hala devam ediyor olmasını fark etmek heyecan vericiydi.
Aynı zamanda 15. yüzyılda yaşamış bu Venediklinin dünyaya bakışını, karşılaştığı devrinin
insanlarının durumlara, adetlere ve olaylara bakışını anlatması bakımından da değerli bir
kaynak bu seyahatname. Günümüz penceresinden sorunlu veya tartışmalı görülen
hassasiyetlerin bu insanlarda olmadığının farkına varmak da önemli. Hediye olarak köle
alınıp verildiği, Uzun Hasan’ın sarayındaki Antik dönem heykellerini koruyup bunları
Barbaro’ya gösterip fikrini soracak bir ilgiye sahip olması gibi örnekler bu devrin insanları
konusunda farklı bir bakış sunması bakımından oldukça ufuk açıcı.
gerçekleşiyorsa gayri ihtiyari içinde tanıdık nüveler bulmaya, bildik yerler görmeye çalışıyor
insan. 15. yüzyılda Doğu seyahatlerini gerçekleştirmiş bu Venedikli seyyah da bahsettiği
şehirler, adetler, yerler ve insanlarla o dönemin kısa ama canlı bir panoramasını sunuyor
okuyucusuna. Eser, müellifin gittiği yerlere gidecek tüccar/elçi/casus olarak seyahat edecek
hemşehrilerine yol gösterme amacıyla yazılmış olsa da yüzyıllar sonra bile o dönemin
tanıklığını yapması bakımından etkileyici.
Bu noktada çeviride tespit edilen edilen yer adlarının günümüz haliyle ve yazarın yazdığı
şekilde verilmesini değerli buldum. Çünkü muhtemelen yazılı olarak görmediği, söylenişini
duyduğu yer adlarını müellifin anladığı şekilde görmek aydınlatıcı.
Seyahatlerini iki kısımda derliyor Venedikli Barbaro. İlk yarısında Kıpçak Bozkırlarına,
Karadeniz’in kuzeyindeki topraklara seyahatini gerçekleştiriyor. Diğer kısmında ise Kıbrıs
üzerinden Osmanlı Devleti’nin de o dönemki düşmanı olan Akkoyunlu Hükümdarı Uzun
Hasan’ın sarayına konuk oluyor, İran coğrafyası ve Doğu Anadolu’yu arşınlıyor. Bu süreçte
gördüğü ilginç adetleri, saray adetlerini ve bazı önemli yapıları da not ediyor. Başına gelen
ilginç olaylar ve karşılaştığı ilginç kişileri de aktarıyor. Hasta haliyle yatarken hastanede
karşılaştığı ve ona dünyadaki yabancılığını vurgulayan üstü çıplak geyik derisi kuşanmış
adamın bir Kalenderi dervişi olduğunu düşünmek, Adana şehrinde üzerinden geçtiği taş
köprüden kendimin de geçmiş olabileceğinin hayalini kurmak ve tanık olduğu bir ağaca çaput
bağlama geleneğinin hala devam ediyor olmasını fark etmek heyecan vericiydi.
Aynı zamanda 15. yüzyılda yaşamış bu Venediklinin dünyaya bakışını, karşılaştığı devrinin
insanlarının durumlara, adetlere ve olaylara bakışını anlatması bakımından da değerli bir
kaynak bu seyahatname. Günümüz penceresinden sorunlu veya tartışmalı görülen
hassasiyetlerin bu insanlarda olmadığının farkına varmak da önemli. Hediye olarak köle
alınıp verildiği, Uzun Hasan’ın sarayındaki Antik dönem heykellerini koruyup bunları
Barbaro’ya gösterip fikrini soracak bir ilgiye sahip olması gibi örnekler bu devrin insanları
konusunda farklı bir bakış sunması bakımından oldukça ufuk açıcı.
January 18, 2024
Bundan öncə Türkiyənin "Yeditepe" nəşriyyatından çıxan "Doğuda Venedik Elçileri" kitabını oxuduqdan sonra kitabda dəfələrlə adı çəkilən, digər italyan səyyah Giosafat Barbaro'nun da səyahətnaməsini oxumaq olduqca zövqlü oldu. Həmyerlilərindən fərqli olaraq Barbaro'nun yazdıqları olduqca detallı idi və dövrün insanlarının yaşayış tərzini, Uzun Həsənin hakimiyyəti dövründə Ağqoyunlular dövlətini anlamaq üçün yaxşı izahlar verərək yazılmışdı. Ağaca lent bağlamaq, yasda ehsan verilməsi, müsəlmanlar arasında mövhümatçılıq kimi hələ də həyatımızda mövcud olan şeylərin 6 əsr bundan öncə də var olduğunu bilmək təəccübləndirdi. Səyyah bizə doğma olan - Bakı və Şamaxı haqqında da məlumat verib.
Bu səyahətnamə əslində Uzun Həsənin bir hökmdar kimi xarakterinin anlaşılması üçün də əla mənbədir: qonaqlarına, əhalisinə davranışı, mədəniyyətə verdiyi önəm və s.
"Kronik" nəşriyyatı çox əla iş çıxarıb, yer adlarını günümüzdəki ərazilər göstərilməklə verib ki, bu da oxucunu yormur, əlavə araşdırmağa ehtiyac olmur.
Bu səyahətnamə əslində Uzun Həsənin bir hökmdar kimi xarakterinin anlaşılması üçün də əla mənbədir: qonaqlarına, əhalisinə davranışı, mədəniyyətə verdiyi önəm və s.
"Kronik" nəşriyyatı çox əla iş çıxarıb, yer adlarını günümüzdəki ərazilər göstərilməklə verib ki, bu da oxucunu yormur, əlavə araşdırmağa ehtiyac olmur.
September 7, 2022
Italian (more specifically Venetian) diplomatic and commercial reports of travels made between ca. 1470 and the mid-sixteenth century to what is now Central Anatolia and Iran, both via the Eastern Mediterranean and via the Black Sea and the Caucasus. Includes much of interest about Venetian attempts to ally with Uzun Hasan against the Ottomans, battles between these forces in Anatolia, the rise of the Safavids from an outside perspective, and the many routes used by merchants and goods traded in these areas. Includes the texts of Giosafat Barbaro, Ambrosio Contarini, Caterino Zeno, Giovan Maria Angiolello, an anonymous merchant, and Vincentio D'Alessio in English translation (some of them very old, with antiquated phrasing and spelling).
May 13, 2025
If you can fight past the early modern English of the first translation, this is a tremendously entertaining set of travelogues, particularly the first two, which represent two polar opposites on the spectrum of travel - an up-for-anything, confident, likable guy who always appears to fall into the best possible company, followed by a querulous drip who suspects every land of hiding new dangers and keeps being ditched by his travel companions. If I were a Hollywood producer I'd be commissioning a script of their combined stories as an odd-couple buddy travel comedy in 15th century Iran.
Displaying 1 - 7 of 7 reviews








