“Her şey, hiçliğin doğasındadır.” Sokrates öncesi doğa filozoflarının en önemlilerinden Parmenides, özellikle Varlık’ın niteliklerine dair bütüncül yaklaşımıyla ontolojinin temel soru ve çatışmalarına rehberlik etmiştir. Varlık Bir midir yoksa Çok mudur, Varlık dingin midir yoksa dönüşüm halinde midir gibi ontolojinin en kritik soruları, Parmenides’in şiirsel felsefesinde hem cevaplanır hem de tartışmaya açılır. Bu tartışmalar, Parmenides’in çağdaşları olan Herakleitos ve Empedokles’in de katılımlarıyla birlikte felsefe tarihi için adeta bir ontoloji fragmanına dönüşmüştür. Gerek felsefe tarihi okumalarımız gerekse de ontolojik kavrayışımız için Parmenides olmazsa olmaz bir duraktır.
1991 senesinde Konya’da yeryüzüne gelen Hamza Celâleddin, ilk ve orta öğrenimini de burada tamamladı. Daha sonra üniversite eğitimi için Isparta’ya gitti ve burada Süleyman Demirel Üniversitesi Felsefe bölümünü tamamladı. 2013 yılındaki mezuniyetin ardından Konya Üniversitesi’nde yüksek lisans eğitimine başladı. 2012 senesinde ilk kitabı Ağaçlar Yürürse Tanrı Koşar yayımlandıktan sonra sırasıyla Yeraltında Dejavu, Kerhanede Anarşi, Kaos Kanos ve Hippiler, Çıldırmanın Âmentüsü ve Koşkun Küsüye Doğru isimli beş kitabı daha okurla buluştu. Kitaplarının yanısıra yazıları Düşünbil Felsefe Dergisi, Sancı Kültür-Sanat Dergisi, Mukavemet, Müntehâ, Yazarkafa gibi çeşitli dergilerde ve fanzinlerde yayınladı. Şu anda hayatına bir yersiz-yurtsuz olarak devam eden Hamza Celâleddin, Kâtil Nietzsche Asker Kant ile tarihsel-ironik bir üçlemeye başlıyor.