"Neyse ki, 'kendini koruyan' İstanbul var. İstanbul maceramda ona sığınmak iç açıcı. Kendini koruyan İstanbul bazan edebiyatta, resimde, eski bir fotoğrafta karşınıza çıkar. Bazan daracık sokakta zamana direnebilmiş bir çeşme, bazan önünden geçip gittiğiniz mezarlık, küçük semt camii, taa Bizans'tan kalma ören, duvardan fışkırmış mor salkım bulutları, kır kahvesi, bazan sadece baharlı akide şekeri ya da ansızın karşıma çıkan, kıpkırmızı ve karanfil kokulu lohusa şekeri, kim bilir daha neler, bir türlü sona erdiremediğimiz Öz İstanbul'u söylüyor."
bu tür kitapları seviyorum. hem bir sürü yeni bilgi öğreniyorsunuz hem de anılara, hikayelere dalıp gidiyorsunuz. ne çok anı edebiyat, sinema, tiyatro ve hatta mutfak üzerine! bir de hepsinin ortak noktası İstanbul olunca kitaba kapılmamak mümkün değil.
Müthiş bir bilgi birikimi ,muazzam bir hafıza,bu kitabı okuyup da Selim İleri'ye hayran olmamak imkansız,hem özlenilen Istanbulu hem de edebiyat dünyasının bilinmeyenlerini anlatmış,sadece atıfta bulunduğu eserleri okumaya ömrün yetmeyecek olması çok üzücü,kesinlikle tavsiye ediyorum