7 Mayıs 1911, Rıfat Ilgaz'ın doğum günü. 7 Mayıs 2011'de tam 100 yaşında olacak babam. Okurları ona "Koca Çınar" diyor. Kolay değil tam 100 yıldır yaşıyor olmak... Rıfat Ilgaz, eğitimsiz bir toplumda yaşayan bireylerin şiddet ve baskı kullanarak hedeflerine varmak isteyeceklerini vurgulardı her zaman. Sanata, kültüre ve eğitime önem veren toplumların çağdaş olabileceğine inanırdı. Sanatçı onun için toplumun yol göstericisiydi. Bu yüzden, kendi deyimiyle, "gözü toplumda, kulağı halkta"ydı. O, benim için bir baba olmaktan öte, bilge bir kişiydi. Bugün bile bu yönünün az bilindiği düşüncesindeyim. Edebiyatın her türünde ürün vermiş olan Rıfat Ilgaz'ın 70'e yakın yapıtı var. Şiir, roman, öykü, tiyatro oyunu, çocuk kitapları, anı, makale... Yazarlığının yanı sıra dergici, basın şeref kartı sahibi bir gazeteci ve dizgiciydi de... Bugüne kadar milyonlarca kitabını okurlara ulaştırdığımız Rıfat Ilgaz'ın 100. doğum yılında onun tüm yapıtlarını yeniden ele almak ve daha geniş kitlelere ulaştırmak için Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları ile el ele verdik. Onun sıcaklığını sizlere birlikte taşıyacak ve son sözünü yerine getirmeye devam edeceğiz...
Mehmet Rıfat Ilgaz, Türk şiir, roman ve öykü yazarı. Özellikle Hababam Sınıfı romanıyla tanındı. Hem yazılarında hem de kişisel hayatında toplumcu bir çizgi devam ettirdi. Türkiye’nin en çalkantılı siyasi dönemlerinde devam ettiği dergiciliği, aynı dönemdeki birçok yazar gibi, onun da adliye koridorlarında ve hapishanede zaman geçirmesine neden oldu. Oldukça üretken olan yazın hayatına şiirden mizah öykülerine, romandan çocuk kitaplarına birçok farklı alanda eser sığdırdı. Bir zamanlar toplatılan Karartma Geceleri eseri 2004 yılında 100 Temel Eser listesine girdi.
Diger Hababam Sinifi metinlerinden farkli olarak bu romanin mizahi yonleri daha az on planda. Anlati zamani biraz ileri atlayarak degisen Turkiye'nin siyasi yuzunun egitim alanindaki etkilerine dikkat cekiyor. Tulum Hayri'nin bile cikarlari icin taraf degistirdigi hikayede, Hababam Sinifi laik gencligi temsil ederken din simsarlari ve okullardaki dinci etkiyle karsi karsiya geliyor. Bu Hababam Sinifi'nin neden hic filme cekilmedigi belli. Serideki en siyasi metin.
Türk sinema tarihinin efsanelerinden biri olan Hababam Sınıfı'nın esin kaynağı olan seriyi bitirdim. Güldürü unsuru kitaplara genel olarak zaten hakim ama her kitapta iğneleme, gönderme ve dönemin güncel olaylarına yapılan yorumlar görmek mümkün. Şimdi gelelim bu son kitaba. Serinin beşinci kitabı ilk dört kitaptan baya bir sonra yazılmış. 1980'lerin sonuna doğru yayınlanan bu kitap ülkenin geçirdiği siyasi ve toplumsal dönüşümü konu edinmiş kendisine. Tabi bu değişim ve dönüşüm okula, Hababam Sınıfı'na da yansımış doğal olarak. Kitabı çok beğendim. Oldukça siyasi bir kitap olduğunu da ekleyip bitireyim ben yorumumu (!)
1940'ların Türkiye'sindeki bir yatılı okul öyküsünü 80'li yıllara taşıyan kurgusunu uzun yıllar kabullenememiş bir Hababam Sınıfı fanatiği olarak bu masalsı devam bugünün Türkiyesi şartlarında çok daha alt anlamlar taşıyor.
''Filmler, kitapların sadece bir bölümünü anlatır'' diyenler yanılmıyormuş. Salt komedi sandığım Hababam Sınıfı serisinde aşırı derecede politika bulunmaktaymış.