1948'de İstanbul'da doğdu. Ortaöğrenimini Avusturya Lisesi'nden sonra ABD'de tamamladı. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni bitirdi. "Cumhuriyet" gazetesi bünyesinde yayımlanan "Bizim Almanca" dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı. "Gergedan" dergisinde yazı işleri müdürlüğü görevinde bulundu. "Yeni Yüzyıl" gazetesinde kültür-sanat ve gezi yazıları, "Gazete Pazar"da "Portreler" köşesini hazırladı.
Bu röportaj şeklinde ilerleyen bir biyografi/anı kitabı sayesinde Murat Belge ile ilgili ister önyargınız olsun veya olmasın Türkiye siyasi ve kültürel tarihine ilişkin pek çok enteresan bilgi öğrenebilirsiniz. Murat Belge'nin hayatı zaten enteresanmış da hayatına koyu solcu olarak başlayıp Demokrat Parti ile devam eden, Menderes ile beraber idamla yargılanan, Zsa Zsa Gabor ile evlenip -ki kadının biyografilerine göre kendisinin Atatürk ile flört etme durumları bile olmuş- Bernard Shaw ile tanışan çok dilli babasının hikayesi kendisinden de ilginçmiş.
Ankaralı olmak gibi bir ayıbım yok, başka ayıplarım olmuş olabilir ama bu yok veya Türkiye'de öğretmenler başka bir canlı türüdür gibi gülümseten cümleler de var kitapta, "konjüktör, marksist, komprador kapitalizm, sosyalist dogmatizm, kontragerilla" gibi sürekli tekrar eden ve beni bunaltan çok fazla siyasi anlamda genellemeler de. İnsan bir süre sonra yorulmuyor değil bunları okurken.
Tuba Çandar röportajları düzenlerken olduğu gibi bırakmayı seçmiş. Devrik cümle sayısı fazla idi. Ayrıca pek çok insan için "bu" ve "bunlar" kullanmış Belge. "İşte bunlar bize geldi, buna dedim ki.." gibi, bu beni biraz rahatsız etti biraz.
"Edip'in hayatı içkiydi" derken Edip'in Edip Cansever, "Yaşar babamı severdi" derken Yaşar'ın Yaşar Kemal olduğunu bilmek çok garip geliyor okurken. Mina Urgan ile mavi tura çıkmalar, Yakup Kadri'nin eniştesi olması, Can Yücel ile sıkı dost olup sonradan küsüşmeleri, kendi deyimiyle Midnight Express'teki velet ile aynı cezaevinde kalması falan.. Cidden tarihe tanıklık eden bir hayat olmuş.