Tarih, DÖNGÜ ve DEĞİŞİMLER şeklinde, GELİRİN kontrol ve PAYLAŞIMI mücadeleleri üzerinde, TEKNOLOJİK gelişmelerle işlemektedir.
SÜMER'de RAHİPLER yönetim sınıfının çekirdeğini teşkil ederken, antik MISIR'da YÖNETİCİLER rahiplerden önce konumlanıyordu.
ATİNA kentinin DEMOKRATİK YÖNETİMİNİN 10 yöneticisi SEÇİMLE belirleniyor, ana DANIŞMA kurulu DÖRTYÜZLER meclisi ise KURA ile seçiliyordu. Tüm yurttaşların katıldığı açık hava HALK MECLİSİ, en güçlü KARAR organıydı. ADALET, sıradan yurttaşlardan oluşan ve sayısı 2500'e varabilen JÜRİ üyelerince sağlanıyor, VERGİ SADECE ZENGİLERCE ödeniyor, savaşlara SAVAŞA GİDECEK OLANLAR karar veriyordu.
ROMA'nın çöküşü, devlet SINIRLARININ, ganimeti bol çevre TARIM alanlarının fethinin sonuna varması (çöller, ormanlar, dağlar) ve GELİRLERİN düşmesiyle ÇATIŞAN sınıfların ORTAK yıkımıdır.
ORTAÇAĞ Avrupa DIŞI imparatorluklar, eldeki gelirleri, ÜRETİM ve ARAÇLARININ gelişmesine değil, SAVAŞLARIN ve LÜKSÜN emrine verip yaratıcılıkları köreltti.
Bu dönemde doğuda, Hindu kast yapısını aşarak gelişen BUDİZM, ruhu gereği merkezileşmeyi engelledi, FEODALLEŞMEYİ (Çin'in aksine), YEREL örgütlerin TARIM ve TİCARETİ geliştirmesini, Çin, Ortadoğu ve Akdeniz ile UZAK ilişkiler (coğrafya çok uygun) yaratmasını sağladı.
MÖ 200 - MS 1800 arası 2000 yılın ÇİN'de 1500 yılı (Konfüçyüsçü devlet-disiplin etkisi), MERKEZİ imparatorluklarla geçti. SEÇKİNLERİN çocuklarının en büyük hedefi, her zaman için BÜROKRASİYE katılmak oldu.
Çin'de kentlerde HALKTAN KOPUK yaşayan ALTI büyük HANEDANLIK halk isyanıyla devrildi; hepsi KÖYLÜ devrimiydi: DEVİR ve KÖYÜNE DÖN.
Ortaçağda AFRİKA ve AMERİKA (Maya, İnka, Aztek), zor COĞRAFYA ve acımasız ASKERİ-DİNİ yönetim yapılarıyla, TEKERLEKSİZ ve SABANSIZ uygarlık düzeyi yaşadı.
AVRUPA'da ortaçağ, Çin'in aksine olarak, merkezi büyük devlet oluşumuna meydan vermeyen, SÜREKLİ aralarında SAVAŞAN, BEYLİK/VASSALLIK sistemiyle işleyen, çok sayıda FEODAL ZENGİNLER çağıydı. Bu PARÇALI yapı, VERİMLİ topraklar, yaygın NEHİR ağları ve yaygın DENİZ yakın ilişkileri, KENDİNE YETEN KENTLERİ/BURJUVAZİYİ ve KAPİTALİZMİ ortaya çıkardı.
10. yy'a kadar Avrupa ORDULARI, halktan toplanan HARAÇLARLA MAAŞLARI ödenen askerlerden oluşuyordu.
Vikinglerin 10. yy'da kuzey-batı Fransa'da kurdukları NORMANDİYA DÜKALIĞI, toprakları kral adına VASSALLARA dağıttı; onlar da TIMARLARA bölünerek ŞÖVALYELERİN finansmanını sağlandı ve FEODALİZMİN ORDU SİSTEMİ (askerî hizmet karşılığında toprak) yaratıldı.
TOPRAKLAR fazla bölünmeyi önlemek için BÜYÜK oğula bırakıldı, KÜÇÜK kardeşler ise kendileri için sürekli diğer feodallerle rekabet ve SAVAŞ çıkarma potansiyelinde kaldı.
NORMANDİYA (11. yy ortası)(Kuzey Fransa + İngiltere'nin tamamı + Güney İtalya + Sicilya'nın büyük kısmı), Feodal BEY'in maiyetinde örgütlenen, kişisel SADAKAT-bağımlılık bağları ile TABİ kılınan ve temeli ARAZİLERİN kontrolünde yatan, sayıları birkaç bini bulan ZIRHLI şövalyeler sistemiydi.
Feodal beyler arası REKABET, serflerin ÜCRETLİ çalışana, silahların gelişmesine, ZANAATİN gelişmesine ve KÖY ÜRETİMİNİN ARTMASINA yol açarak, şato ile köy arasındaki mikro ilişki üzerinden KAPİTALİZMİN TOHUMUNU oluşturdu.
Yeni çalışmalar, KAPİTALİZME yol açan ekonomik ilerlemenin, şehir zanaatkarları ve tüccarları ile varlıklıca köylülerden oluşan ORTA KESİMİNDEN geldiğini gösterdi.
Habsburglar ile başlayan MERKEZİ MONARŞİLER Avrupa'ya yayıldı, Portekiz ve İspanya'nın denizcilik geleneği GEMİLERİN gelişimini sağladı ve başta Amerika toprakları olmak üzere dünyanın SÖMÜRGELEŞTİRİLME (altın, gümüş transferi) sürecini başlattı; buna İtalya'dan RÖNESANSIN (bilim, estetik, düşünce), aşırı zengin Kilise'ye karşı Almanya'dan PROTESTAN REFORMUNUN (din/devlet işlerinin ayrımı) ve MATBAANIN (kendi dilinde İncil) eklenmesiyle vurulan darbe, Avrupa'yı büyük DÖNÜŞÜME uğrattı.
REFORMİSTLERİN İspanya karşısında başarılı olduğu HOLLANDA (16. yy) ve yine Protestan İSKOÇLARIN öncülük ettiği ayaklanmalarla, parlementonun kralı alaşağı ettiği (1637-60) BRİTANYA, muhafazakarlığın ötesine geçerek, piyasanın, kâr güdüsünün, üretken yatırımlarla sermaye biriktirmeye hevesli BURJUVAZİNİN önünü açan ilk toplumlar oldular.
Yerinde sömürmek ve EL KOYMAK dışında yeni bir kazanç sistemi ise KÖLELİK üzerinden kuruldu: AFRİKA'dan 12 MİLYON KÖLE (o dönemde Amerika'ya 2 milyon Avrupalı göç etmişti) gemilerle sömürge Antil Adaları'na getirilip (1.5 milyonu yolda hayatını kaybetti) BRİTANYA kentlerine ve Avrupa'ya ŞEKER, PAMUK, TÜTÜN yetiştirmek ve aracılık edenleri servete boğmak için ölünceye kadar çalıştırıldı.
Aynı zamanda BRİTANYA topraklarında, ortak köy arazilerinin BÜYÜK ARAZİLER şeklinde, ZENGİNLER tarafından, önce devletin gücü, sonra da yasa desteğiyle ÇİTLENEREK ele geçirilmesi hızlanarak arttı.
Avrupa'nın en büyüğü olan FRANSA'nın Britanya ile giriştiği KÜRESEL ÜSTÜNLÜK mücadelesi, önce HİNDİSTAN'ı kaybetmesine, sonra da KANADA ve AMERİKA'da üstünlüğün Britanya'ya geçmesine ve 1789 DEVRİMİ'ne yol açtı.
Fransa'ya karşı Britanya yanında savaşan kuzey-doğu Amerika'nın 13 Britanya kolonisi (ilk fedaral devleti kuran 3 milyon nüfus), ORDU, MİLİS, ÖRGÜTLENME bakımından güçlenmişti. Britanya savaş tazminleri için kendi kolonilerine yüksek VERGİLER getirince, TEMSİL YOKSA VERGİ DE YOK denilerek, THOMAS PAINE'nin felsefesi ve FRANSA'nın ciddi destekleri eşliğinde AMERİKAN DEVRİMİ ortaya çıktı ve 1788'de DEVLET ANAYASASI'na büründü.
1789 FRANSA İHTİLALİ sonrasının Anayasal Monarşisini (Lafayette,1789-92) takip eden JİRONDEN (ılımlı cumhuriyetçi) yönetiminde (1793), karşı devrimcilerin üst sınıfların MÜLKİYET hakları için karışıklıklar çıkarması, KRALIN YABANCI GÜÇLERLE birlikte (Brunschweig Dükü ve Britanya) karşı devrim ordusu oluşturması, bazı kentlerin ve Jironden generallerin YABANCILARA TESLİM olması sonrası ele geçirdikleri kasabalardaki CUMHURİYETÇİLERİ İNFAZ etmesi (Jacoben döneminden fazla) çelişkinin büyüklüğünü ortaya koymaktadır.
Bunların sonrasında yeni ayaklanma çağrılarıyla yönetime gelen ve 10 AY süren ROBESPIERRE başkanlığındaki JACOBEN komite, krallığın yerine FRANSA CUMHURİYETİ'nin ilan etti ve köleliği, serfliği kaldırdı; VATANDAŞLIK hakları, gelire ORANLI VERGİ, zorunlu borçlanmayla ZENGİNLERDEN PARA toplanması, herkese ZORUNLU ASKERLİK, KİLİSE ARAZİLERİNİN kamulaştırıp halka dağıtılması, FİYAT spekülasyonuna ağır ceza ve SAVAŞ SANAYİNİN MİLLİLEŞTİRİLMESİ yasalarını çıkardı.
Burjuvazinin devrimdeki RADİKAL DEMOKRASİ'ye yaptığı Termidor darbesi, halkı pasifleştirip, 18 Brumaire 1799'da, NAPOLEON'un önemli oranda devrime sahip çıkan, Cromwellvari yeni döneminin önünü açtı.
FRANSIZ DEVRİMİ BULAŞICILIĞINI ÇEVRESİNDE SÜRDÜREREK, BAŞKA BİR AVRUPA YARATTI.
(İRLANDA'da çıkan ayaklanmada BRİTANYA 30.000 İrlandalıyı öldürerek, Jacoben teröründe ölenleri kat kat aştı.)
Fransız Devrimi ve AYDINLANMA'nın Burjuvazi dünyasına, İSKOÇ Sanayi devrimi (BUHAR makinası) öncülüğünde FABRİKA üretim tarzı ve DEMİRYOLU sistemiyle (Manchester) eşlik etti. Afrika KÖLE TİCARETİ eksenli emek sömürüsüyle elde edilen HAM maddeler (pamuk, şeker), yeni fabrika sistemiyle YOĞUN ÜRETİM ve SATIŞ dünyası yarattı.
Artık, KÖLE ve SÖMÜRGE ticareti ile zenginleşen tüccarlar, KİLİSE topraklarını alan ZENGİN KÖYLÜLER ve FEODALİTEDEN kurtulmuş köylüler, MÜLKÜN SAHİBİYDİLER.
BAŞARILI 4 DEVRİMDE DE (Hollanda 1566, Britanya 1642, Amerika 1775, Fransa 1789) KÜÇÜK BURJUVAZİNİN başını çektiği KİTLE EYLEMİ lokomotif oldu.
1848'de tüm Avrupa'ya ANAYASA ve PARLAMENTO haklarını veren AVRUPA HALKLARININ BAHARI'ndan etkilenmeyen iki toplum BRİTANYA ve RUSYA idi.
1848'in Fransa'da Paris ile kısıtlı kalmasının ana nedeni, 1789'da feodallerin baskısından kurtulan KÖYLÜLERİN eyleme KATILMAMASIYDI.
SERMAYE (KAPİTAL) BİRİKİMİ, metanın ihtiyacı karşılayan KULLANIM DEĞERİ ile talebe göre ortaya çıkan MÜBADELE DEĞERİ arasındaki fark üzerinden kurulur ve emekçinin ÜRETİMİNİN ARTIK DEĞERİ üzerinden elde edilen KÂR üzerinden sağlanır. EMEKÇİ üretirken emeğinin tam karşılığını alamadığı için SÖMÜRÜLÜR, yaptığı işi denetleyemediği için de ürettiğine YABANCILAŞIR.
1848 Halk Baharı'nın MÜLKİYETİ tehdit eden yeni özelliğinden korkan BURJUVAZİ, sonraki ayaklanmalarda asla halka ÖNCÜLÜK YAPMADI. 1848 sonrası gelişen ve YUKARIDAN aşağıya işleyen en önemli olaylar: Britanya sömürüsüne HİNT Ayaklanması (1857-1947; ilk antiemperyalist mücadele; 15 milyon ölü), AMERİKAN İç Savaşı (1861-5; 620.000 ölü; yaşam ve ekonominin kölelikten kurtarılması), JAPON Meiji Restorasyonu (1868; Samurayların desteğinde imparatorun güçlendirilmesi ve milli birlik; ekonomik-askeri büyük atılım), İTALYAN Birliği (1870; köylü devrimi tamamlanmadan sanayi devrimi), ALMAN Birliği (1871; Bismarck ve Prusya Ordusu ile 39 devletten tek ülkeye; 40 yılda Britanya'nın önüne geçen ekonomik-askeri gelişme) ve Bismarck yenilgisini izleyen PARİS KOMÜNÜ'ydü (1871; ilk proleterya devrimi ve toplumun 2 aylığına kendini yönetmesi; pasif tavrın 30.000 ölü ile cezalandırılması).
AFYON ticareti ile ÇİN'de korkunç yaygın hale getirilen afyona bağımlılığa isyan eden ÇİN AFYON AYAKLANMASI (1856-60), BRİTANYA'nın dehşet zulmü ile bastırıldı, zorla afyon kullandırarak kazançlarını sürdürmek üzere 20 ile 30 MİLYON İNSANIN ÖLÜMÜ gerçekleştirildi.
AFRİKA parçalanıp sömürgeleştirilmiş olmasına karşın, ÇİN tecavüze uğrasa bile PARÇALANAMAZ ve ZAPTEDİLEMEZDİ (Devlet ve toplumun ASLİ YAPILARI korunuyordu-"Döner Kapı" tarihi-; çok yüksek nüfus ve çok geniş toprak).
Yeni dönemin sistemi, DEVLET DESTEKLİ, TEKELCİ, GÜMRÜK KORUMACI (ABD'de ithalata %30-57 gümrük vergisi), SÖMÜRGECİ (Afrika'nın %90'ı), ASKERİ müdahaleci FİNANS KAPİTALİZMİYDİ.
1905 St.Petersburg İSYANI, liderliğini Troçki'nin yaptığı bir hareketti. RUSYA Avrupa'nın büyük devletleri arasında en GERİ olan, az sayıda şehre sahip, uçsuz bucaksız topraklarında (17 milyon km2) iletişimi yetersiz 150 milyonluk nüfusunun çoğu köylü, 25 milyonu köyde oturan ücretli ve 2-3 MİLYONU işçiydi.
1908 Jön Türk devrimi, ORTA sınıftan SUBAYLARIN (İttihat ve Terakki-İTF) öncülük ettiği, 111 grev ve askerliğe başkaldıran köylülerle desteklenen, yeni hakların ve MEŞRUTİYETİN elde edildiği bir halk hareketiydi (Fransız-aşağıdan- ile Alman-yukarıdan- biçimlerinin karışımı). SARAY ile KIŞLA'nın iktidarı ele geçirme kavgasıyla İKİLİ iktidarın oluştuğu (31 MART 1909; muhafazakar ayaklanmasına İTF'nin cevap verdiği) durum, Balkan ve Libya savaşlarının ardından 1913 askeri darbesiyle İTF'nin ÜÇ LİDER (Enver, Talat, Cemal) milliyetçi DİKTATÖRLÜĞÜNE dönüştü; bunu etnik zulümler ve askeri bağımlılıklarının oluştuğu ALMANYA'nın yanında 1.DS'na girmeleri izledi.
Dünyanın kara parçalarının 1/5'ini ve dünya nüfusunun 1/4'ünü yöneten BRİTANYA ile onun sanayi gücünü elinden alarak geride bırakan ALMANYA arasındaki EMPERYALİST gerginlik, 1.DS'nın asli nedenidir. AVRUPA'NIN BÖLÜNMÜŞ HALİ, Britanya'nın rahatlığı için gerekliydi ve Almanya bunu tehdit ediyordu. Hemen FRANSA ve RUSYA ile İTTİFAK yapan Britanya, Almanya'ya çok sayıda etnisiteden oluşan ve bölünmekte olan AVUSTURYA ve OSMANLI imparatorluklarını bıraktı.
Donanmasını PETROL gücüne geçiren Britanya, 1918'de, kaynakların merkezi IRAK ve SURİYE'den Osmanlı'yı çıkarmak için 500.000 asker göndermişti; Britanya, petrol yataklarının ve SÜVEYŞ üzerinden deniz yollarının kontrolü için ise plânlı göçlerle Yahudileri bölgeye kaydırarak nüvesini oluşturduğu alanda, Filistinlilerin önemli kısmını şiddetle göçe zorlayarak, 1948'de İSRAİL devletini yarattı.
Avrupa'nın en büyük sol partisi (oyların 1/3'üne ve 110 milletvekiline sahip,
1 milyon üyesi ve 90 gazetesi mevcut) olan ALMAN SPD'nin, kendi üyelerinin liderlik ettiği ve 750.000 kişinin katıldığı 288 SAVAŞ KARŞITI GÖSTERİYE rağmen, parlamentoda SAVAŞA ONAY vermesi, kimsenin beklemediği dehşet bir trajediydi ve bu durum tüm AVRUPA SOSYAL DEMOKRAT PARTİLERİ için aynı şekilde sonuçlandı, 2.Enternasyonal boşa çıkmış, solcular ULUSAL ŞOVENLERİN arkasında yer almıştı.
Alman SPD'nin liderleri KAUTSKY ve BERNSTEIN'ın reformist ve evrimci olmaları bu sonuçtaki önemli etmenlerdendi.
Esas faktör ise EMEKÇİLERİN (ve tüm reformcu sosyalistlerin/sosyal demokratların) SENDİKAL ve KONUYA İLİŞKİN TALEPLERİN ötesine geçecek SİSTEMİK ve EVRENSEL TALEPLERDEN geri durması, SİSTEM İÇİNDE ve ULUSAL çerçevede REFORMLAR ile yaşamlarını sürdürmek istemeleridir.
1.DS'nı durduran, son dönemde savaş alanına AYDA 300.000 ASKER sevkeden ABD ve savaşa isyan eden1917 RUS SOVYET (1923'e kadar sürdü) devrimiydi. Bunu, birkaç ay süren 1918-23 Kiel, Frankfurt, Berlin, Münih, Budapeşte, Viyana, Torino ve İspanya DEVRİMLERİ izlese de REFORMCULARIN İHANETLERİ, ZAMANLAMA, KARARLILIK ve LİDERLİK hataları nedeniyle kaybedildiler ve karşılıkları ağır FAŞİZM şiddeti oldu.
Benzer akıbet, İRLANDA (1918-23) ve Çin-ŞANGHAY solcularını (1921-7), MEKSİKA'nın P.Villa ve E.Zapata KÖYLÜ isyancılarını (1919-23) bekliyordu: Reformistlere ve liberallere güvenme hatalarını ONBİNLERCE insanın ÖLÜMÜYLE ödediler.
1919 HİNT ayaklanmasını ise tam başarıya giderken, ılımlı milliyetçi M.GANDHI "ŞİDDETSİZLİK" çağrısı ile durdurdu ve çeyrek yüzyıl boyunca Britanya sömürüsünün, bitiminde de benzersiz gaddarlıktaki soykırımların önünü açtı.
STALİN liderliğindeki Rusya'da 1928'de ortaya çıkan DEVLET BÜROKRASİSİ bir KARŞI DEVRİM yaptı, işçi sınıfı demokrasisini kaldırdı, Lenin'in politbürosunun 6 üyesi dahil MUHALEFET yok edildi. Bunun zeminini oluşturan etkenler, 14 ülkenin İLİŞKİLERİNİ KESMEKLE kalmayıp karşı devrimcilere ASKERÎ DESTEK verdiği İÇ SAVAŞ, KÖYLÜLÜĞÜN toplumsal ağırlığı ve şehirlere yetecek TAHIL VERMEMESİ, savaştan kalan EKONOMİK ÇÖKÜŞ (9 milyon sefaletten öldü ki bu savaşta ölenlerin 2 katıydı) ve bu yüzden İŞÇİ sınıfının kentlerden dağılışıydı.
Demokrasi dışı BASKI, GULAG (1939'da
5-10milyon tutuklu-köle) ve ÜCRET UÇURUMLARI (yöneticilere 200 kat) koşullarında Stalin'in DEVLET KAPİTALİZMİ, ekonomik anlamda tüm dünyadan daha HIZLI BÜYÜME gösterdi ve SSCB'nin 1929'da dünyadaki SANAYİ üretim payını %4'den %12'ye çıkardı.
Küçük bir zümreyi aşırı zenginleştirip, yüzmilyonlarca insanın hayatlarını karartan SPEKÜLATİF kağıt yatırımlarının yarattığı BALONLARIN patlamasıyla oluşan 1929 EKONOMİK BUNALIMI (ABD'de 9000 banka kapanır, hisse senetleri yüzde 1'ine düşer, sanayi üretimi yarıya iner; ABD ve ALMANYA'da 1/3 işçi işsiz kalır), arkasından FAŞİZMLERİ (1922 Mussolini, 1933 Hitler, 1936 Franco) doğurdu.
Savaş kayıpları ve tazminatları nedeniyle Büyük Bunalım'dan en çok etkilenen Almanya'da, duruma ÖFKELİ ve YALNIZ kalmış ORTA SINIFLARI Uluslararası YAHUDİ KOMPLOSU söylemleriyle etrafında toplayan HİTLER 1933'de %37 oyla (%36 oy alan SOL'un yöneticilerinin, Hitler'e karşı ayaklanan halkı, "yasalardan ayrılmayın" diyerek durdurması sonrası) şansölyeliğe getirildiğinde, tüm solcuları ve sendikacıları paramiliter SA güçleriyle TOPLAMA KAMPLARINA göndererek dünyanın en güçlü EMEK hareketini ezdi, yıl sonunda tüm partileri kapattı, savaş tazminatlarını ve kayıplarını yırtıp attı ve milyonu Alman olmak üzere 60 MİLYON insanın (günde 27.000) ölümüne yol açan 2.DS'nın yolunu açtı. Hitler ve faşizmine DİĞER ÜLKELERİN YÖNETİCİLERİ, emekçileri zapedeceği ve SSCB'ye karşı bir BATİKAT olacağı için olumlu bakıyorlardı.
2.DS'da ölen 60 milyon insanın çoğunluğunu oluşturanlar: 27 milyon Rus (Rusyanın 1/6'sı; çoğu sivil veya esir), 15 milyon Çinli (Japonya işgalinde), 7 milyon Alman, 6 milyon Yahudi, 3 milyon Polonyalı idi.
Rusya'nın savaş bitiminde Almanya'ya girdiğinde yaptığı kıyım ve tecavüz (2 milyon kadın) nedeniyle tarihin en büyük toplu göçünde 14 milyon Alman yer değiştirdi.
Britanya 2.DS'da ya barış talep edip imparatorluğu KAYBEDECEKTİ ya da ekonomik-askeri olarak topraklarını açıp destek istediği ABD'YE TABİ bir devlet olacaktı; bu "özel ilişki" halen geçerlidir.
STALİN, kendi çizgisine RAKİP bir sol hareketin gelişmesini önlemek için, Nazilere karşı Avrupa direnişçilerinin hepsini SİLAH BIRAKMAYA çağırdı ve ülkelerin Moskova eğitimli sol liderleri buna öncülük etti. Sadece YUNAN sol DİRENİŞÇİLERİ buna uymayıp Nazileri ülkelerinden çıkarmayı BAŞARDI; bunun üzerine CHURCHİLL, solun umut olmasını önlemek için Britanya destekli KİRLİ bir İÇ SAVAŞ aş çıkarırken, Stalin Churcill'e destek haberi gönderdi.
1947'de HİNDİSTAN ve Pakistan Britanya'dan bağımsızlıklarını ilan ettiler.
1949'da MAO liderliğindeki Halk Kurtuluş Ordusu, muhafazakâr milliyetçi Çan Kayşek'i yenerek ÇİN Halk Cumhuriyeti'ni kurdu. 1976'da ölünceye kadarki dönemde Büyük İleri Atılım ve Kültür Devrimi projeleri ile Mao tarafından DEVLET KAPİTALİZMİ ve DİKTATÖRLÜĞE çevrilen yönetim, kendisinden sonra Deng Şiaoping'e geçti.
1978'de ÇKP tarafından devlet kontrolünü gevşetme ve yabancı yatırım ve teknolojiye ülkeyi açma kararı alındı.
Sonraki SOĞUK SAVAŞ dönemi, iki süper güç ABD ve SSCB'nin silahlanma ve nüfuz yayma rekabeti altında geçti.
Bu arada, Britanya milletvekilinin söylediği gibi, "Eğer halka SOSYAL REFORMU vermezseniz, onlar size SOSYAL DEVRİM verecekler" korkusu altındaki yönetimler, REFAH DEVLETİ uygulamalarını geliştirdi.
***
NEOLİBERALİZM ile ÖZELLEŞEN dünyada devletler, SERMAYENİN lütfuna mazhar olmak için diğer DEVLETLERLE REKABET etmekte ve PARLAMENTER demokrasinin içi boşalmaktadır.
FİNANSALLAŞMA üç yoldan büyür: Büyük ŞİRKETLERİN, emekçilerin tükettiklerine DEĞERLERİNİN ÜZERİNDE biçtiği tekelci FİYATLAR; BANKALARIN emekçilerin borçları üzerinden kâr elde etmelerini sağlayan FAİZLER; emekçilerin ödediği vergileri, HİBE ve KURTARMALAR ile ÖZEL sektöre AKTARMA .
Emekçiler GÜVENCESİZLEŞTİRİLMEKTE, Teröre Karşı Savaş söylemiyle HAYALİ DÜŞMANLAR yaratılarak DEVLET BASKICI hale getirilmektedir.
Bugün insanlığın önündeki görüntü MAHŞERİ andırıyor (Mahşerin 4 atlısı: Savaş, Katliam, Kıtlık, Ölüm).
Derinden derine HASTALIKLI, YIKICI, AÇGÖZLÜ, CAHİL ve SORUMSUZ SİSTEM dünyayı felakete sürüklemektedir.
Ya kemer sıkmaya, EKOLOJİK yıkımlara, YOKSULLUĞA, tuhaf ve artan toplumsal EŞİTSİZLİĞE rıza gösterip büyük bir olasılıkla FAŞİZMLE SAVAŞIN KARANLIĞINA gömüleceğiz; ya da kapitalizmin en yeni krizinin onun en son krizi olması gerektiğine, BANKACILAR ve SAVAŞ AĞALARININ iktidarını DEVİRMEK zorunda olduğumuza karar verip DEMOKRASİ, EŞİTLİK ve kâr için değil İHTİYAÇLAR için üretimi temel alan YENİ BİR TOPLUM kuracağız.
Bunun için, sistem değişiminin sadece TÜM DÜNYA EMEKÇİLERİNİN birlikteliğiyle olabileceği anlaşılmalı ve herkesin elinden geleni yapmasıyla TÜM DÜNYA MUHALEFET olanakları birbirine BAĞLANMALIDIR.
BAŞKA BİR DÜNYA ARTIK MUTLAK BİR TARİHİ ZORUNLULUKTUR.