Jump to ratings and reviews
Rate this book

Turna Nereden Gelirsin?

Rate this book
Farklı olanı, ötekiyi anlamaktan geçen günümüz anlayışını aydınlatarak, yol gösterecek bir kitap daha. Modern insanın unuttuğu geçmişin kültürel zenginliklerini hatırlamak için iyi bir fırsat sunarken, ironik bir şekilde şehir insanının bu eksikliğini taşra edebiyatı gideriyor. Tanıklık, anı ve tarih üçlemesiyle karşımıza çıkan, Ermeni taşra edebiyat geleneğinin önde gelen isimlerinden Hagop Demirciyan nam-ı diğer Mıntzuri, Turna Nereden Gelirsin? ile köyüne dair hikayelerini anlatmaya bıraktığı yerden devam ediyor. Mıntzuri köy insanının çeşit çeşit hallerini başarıyla resmettiği hikayelerinde, incelikle işlediği ayrıntılarla bir parça gülümsetir veya hüzünlendirirken düşündürtmeyi de ihmal etmiyor. Mıntzuri'nin öykülerinde karşımıza çıkan Türk, Ermeni, Laz, Kürt, Rum, Kızılbaş, herkes köyün, toprağın tasviri içerisinde çeşitli renkleriyle önümüze sunulan masalsılığın içinde evrenselleşiyor. Mıntzuri'nin hafızası kadar edebiyatını da besleyen köylüler sadece etnik kimlikleriyle değil, mizaçları ile de zaman zaman tipleme olmaktan çıkıp birer karaktere dönüşürken, daha önce Türkçeye kazandırılan Mıntzuri'nin Armıdan Fırat'ın Öte Yanı, Atina Tuzun Var mı? ve Kapandı Kirve Kapıları kitaplarındaki kahramanların bazıları bu kitapta da küçük dünyalarındaki büyük hikayeleriyle karşımıza çıkıyor.

328 pages, Paperback

First published November 1, 2010

29 people want to read

About the author

Hagop Mıntzuri

7 books4 followers

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
4 (30%)
4 stars
7 (53%)
3 stars
2 (15%)
2 stars
0 (0%)
1 star
0 (0%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for Zeynep T..
932 reviews132 followers
December 24, 2021
Bu kitap, Türk edebiyatının temel eserlerini ele alma serüvenimde Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde geçen yalı, konak hikayeleri okumaktan gına geldiği sırada güzel bir mola oldu benim için. Edebiyatımızda pek anlatılmayan bölgeleri ve insanları hem İstanbul'u hem köy yaşamını deneyimlemiş bir yazarın kaleminden okumak çok değerliydi.

Yazılanlar kurgudan ziyade hatırat ya da gezi yazısı hissi veriyor. Hagop Mintzuri de zaten amacının yaşadığı yöreyi ve oranın insanlarını anlatmak olduğunu belirtmiş. Bir yerden sonra hikayeler tekrara düşmüş bence. Yazar 1915'te yaşananları ve bu dönemin hayatına etkisini pek dile getirmiyor. Bu anlaşılabilir bir tercih, saygı duyuyorum fakat kitabın bütünlüğü de etkileniyor bu durumdan. Bir köy yaşantısına bir İstanbul'a atlayan hikayeler, anıştırılan olaylar boşluk hissi yaratıyor.

Bekleneceği üzere günümüz okuru için açıklanması gereken yöre adları, Ermenice kelimeler, kişiler, göndermeler vs. oldukça fazla. Bunlar kitabın arkasında alfabetik olarak sıralanmış. Dipnot olarak verilselerdi daha iyi olurdu, okuma hızımız etkilenmezdi.

Takıldığım özelliklerine rağmen sevdiğim ve önemsediğim bir kitap olarak kalacak. Erzincan yöresinin eski zamanlarının, o zamanlardaki köy yaşayışının bu kadar renkli ve canlı tasvirini başka yerde bulmak mümkün değil.
Profile Image for Joy.
551 reviews84 followers
September 29, 2020
Sanırım yazılar, döneminin eskiliği yüzünden beni pek içine çekmedi. Tabii temsil ettiği zamanı göz önüne aldığımızda yasadığımız coğrafya hakkında çok fazla bilgi veriyor ve değişimin hızı şaşırtıyor. Ama eser olarak pek beğenemedim. İçlerinde gerçekten çok güzel öyküler olması yanı sıra atlaya atlaya okuduğum çok sayıda öykü de vardı.
Profile Image for Okan.
34 reviews7 followers
February 10, 2021
Kapandı Kirve Kapıları için yazdığım tek cümlelik özet yine geçerli, "Yukarı Fırat bölgesinde, Divriği-Kuruçay-Kemah-Arapkir/Eğin civarlarındaki Ermeni, Kürt, Türk ve Kızılbaş köylerinde yirminci yüzyıl başlarındaki köy hayatına dair realist, bilgilendirici ve çok lezzetli hikayecikler." Aşağıya bazı notlar ekliyorum:

- Mıntzuri'nin öykülerinde bazı şeylerin conspicuously eksik oluşu dikkat çekici: mesela zaman zaman köylere gelip vergi topladıkları anlaşılan atlı zaptiyeler dışında herhangi bir modern devlet kurumunun ya da öznesinin varlığından bahis yok. Yörede yaşayan topluluklar kendi aralarındaki işleri öteden beri gelen birtakım kurallar çerçevesinde iyi kötü götürüyor gibi görünüyorlar. Mesela Dersimli eşkiyalardan bahis var, ancak asayiş ve can ve mal güvenliği çok bir mesele değilmiş izlenimi edindim. İnsanların sürekli kervanlarla bir yerden bir yere gittiği, tüccarların köy köy gezdiği, mal ve eşya taşıdığı, farklı topluluklardan kişilerin tarla ve bahçe komşusu olduğu, aynı derelerin suyunu bölüştüğü, aynı değirmenlerde iş gördüğü bir ortam anlatmasına karşın anlaşmazlık ve çatışmalardan hiç bahsetmemiş. Bu çok dikkatimi çekti.

- Ermeni köylülerin de-facto olarak çok hafif bir dini yaşantıya sahip oldukları anlaşılıyor. Perhiz tutuyorlar, Kilise ve ziyaret yerlerini ziyaret ediyorlar ancak din hayatlarında pek büyük bir otorite gibi görünmüyor. Kızılbaş ve Kürtler de çok daha dindar ve sofuymuş gibi görünmüyorlar. "Ataların dini" diye küçümsenen ve beğenilmeyen de fakto seküler bir din hayatı yaşıyorlar. Yine modernite öncesine açılan bir pencere oldu bu kısım benim için.

- Yörenin köylüleri birbirlerinin dilinden (Türkçe, Kürtçe, Ermenice) asgari iletişim kurmaya yetecek kadar anlıyor gibi görünüyorlar.

- Mıntzuri Ermeni köylülerin ne kadar çalışkan olduğunu uzun uzun anlatıyor. Kürtlerin ve Kızılbaşların ise pek bağ-bahçe-tarla işleriyle uğraşmadığını görüyoruz. Burada çok ince bir tepeden bakma var. Bununla beraber Ermenilerin emeklerinin para etmediğini de sürekli vurguluyor. Armıdan köyünü ticarete uygun bir lokasyon haline getirecek kara ve demiryolu bağlantıları olmadığı için ürettikleri mahsullerin müşterileri yok. Satıp ekonomize edemiyorlar. Kendileri üretiyor kendileri tüketiyorlar. Her hane birden fazla faaliyet kolunda uzun aylar boyunca kadınlı erkekli gece gündüz çalışıp çabalıyor, sonra da bunları tüketiyorlar. Üstelik de düzenli olarak ailelerden birileri İstanbul'a gidip çalışıyor ki para kazanıp vergilerini denkleştirebilsinler.

- Köylülerin ne yediğine, ne içtiğine, neler giydiğine adanmış iki öykü olağanüstü lezzetliydi. Belgesel gibiydi resmen.

- Yazarın biyografisini okumazsanız bilemeyeceğiniz bir ayrıntı: Mıntzuri 1914'te bademciklerinden rahatsızlanıyor ve ailesi ve bütün tanıdıklarının tavsiyeleri hilafına tedavi olmak için İstanbul'a gidiyor. İstanbul'dayken seferberlik ilan ediliyor ve kendisini orduya ekmek sağlayan bir fırında işçi olarak buluyor. 1915'te, Soykırım'da dedesi, eşi ve çocukları (ve sanırım bütün köylüleri) öldürülüyor ve ondan sonra kendisi köye dönmeyip İstanbul'da kalıyor. Bu öykülerde anlattığı kişiler kurmaca gibi durmuyor ama eski ailesinden ve yeni ailesinden hemen hemen hiç bahis yok. Keza 1915'i de 300 sayfada ancak birkaç kaç-göç değini ile geçmiş. Yeni ailesinden de pek bahsetmiyor. Acılı kısımları paylaşmamayı tercih etmiş. İstanbul Anıları kitabını sipariş ettim, gelsin, bu gözle okuyacağım.
Profile Image for Bilgi.
102 reviews19 followers
December 4, 2018
Bugüne kadar okuduğum herşeyden, tüm romanlardan, hikayelerden, şiirlerden, anlatılardan bambaşka bir şey. Çok kalpten, özlem dolu, insan sevgisiyle yoğunlaşmış nefis bir anlatı. Erzincan'ın kır hayatını, biraz biraz da o zamanların İstanbul'unu anlatıyor. Ermeniler, Kürtler, Kızılbaşlar, Türkler, Lazların zamanı. Bir hikayede, sadece bir ekim sabahını anlatıp, bu kadar akıcı, bu kadar gönül kabartıcı olunabilir mi?
Kendi yazınını şöyle betimliyor Mıntzuri: "Benimkisi rejyonalist bir edebiyat, gerçekçiliğin, realizmin bir başka türü. Bür yörenin insanı olarak, oraların örf ve adetlerini anlatıyorum. Eğer, Eğin'i, Armıdan'ı, Divriğ'i, Erzincan'ı, Arapkir'i, Çemişgezek'i anlatıyorsam, oraları yüceltmek için yapmıyorum bunu. Sadece o yöreleri adım adım bildiğim, iyi tanıdığım için yapıyorum. Eğer Muşlu, Konyalı, Trabzonlu olsaydım, Muş'u, Konya'yı, Trabzon'u, o yörelerin insanını anlatacaktım."
Kitabı okurken, siz de kendinizi Armıdan'lı hissedebilirsiniz; öylesine içine alıyor sizi. Çok ama çok beğendim.
Displaying 1 - 4 of 4 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.