Jump to ratings and reviews
Rate this book

Kırk Yılda Bir Gibisin

Rate this book
Biraz Sabahattin Ali'nin, "Kürk Mantolu Madonna"sıydın; biraz Ahmet Hamdi Tanpınar'ın, "Huzur"da anlattığı Nuran ve en çok da Nilgün Marmara'ydın. Ne yalan söylemeli; yine Tanpınar'ın "Yaz Yağmuru" hikayesindeki o büyülü, o uçarı kadında da senden çok izler vardı. Masum bir sevinç için, ikbal yakan kadınlardandın sen. Bir cinnetin, bir karabasanın yaşandığı bu hayatta artık yoksun. "İyi ki de yoksun" diyorum; çünkü çok acı çekerdin. Beynindeki esrar da yetmezdi seni avutmaya. Ölümüne kadar sana olan aşkımı bir sır gibi saklayıp bu aşk o derin merhametinle bağlandığın için, sana minnettarım. Sen benim için, kırk yılda bir gibisin; öyle eksik, öyle hazin, öyle paramparça...(Tanıtım Yazısından)

96 pages, Hardcover

First published November 1, 1998

1 person is currently reading
34 people want to read

About the author

Cezmi Ersöz

68 books15 followers
Born in Istanbul in 1959, Cezmi Ersöz ranks as one of Turkey's most prolific and best-selling authors. After working as a journalist for several of Turkey's daily newspapers, Ersöz began writing full time in the mid 1990's. His works -at once both romantic and pessimistic- tend to reflect the darkest aspects of life.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
15 (14%)
4 stars
32 (30%)
3 stars
33 (31%)
2 stars
16 (15%)
1 star
8 (7%)
Displaying 1 - 2 of 2 reviews
Profile Image for Mert.
Author 14 books82 followers
September 25, 2020
Puanım 3/5 (%67/100)

Cezmi Ersöz'ü bir arkadaşımın tavsiyesi ile okumaya başladım ve çok beğendiğim için tek oturuşta kısa sürede bitirdim. Son zamanlarda okuduğum Türk yazarlardan ve şiir türünde en iyisi olduğunu söyleyebilirim. Okumayan veya okumakta tereddüt eden varsa hemen gidip başlayın derim. Ulan ne aşkmış ne güçlü duygular besleyenler varmış dedirten bir kitap.
Profile Image for Adnan.
166 reviews13 followers
January 15, 2016
Okuduğum kitapları paylaşma fikrini hayata geçirdikten sonra, her kitabın bıraktığı izler gözlerimde canlanıyor. İki bin üç yılıydı...

Diyarbakır-Ergani'de askerdim. O yaşa gelinceye kadar hiç kitap okumamış olsam da, şiir ve denemelere ilgim fazlaydı.

Gece santralde boş vaktim çok olduğundan, melankolik bir arkadaşımın deneme tadındaki yazılarını okur, "neden ben böyle güzel yazılar yazamıyorumki," der dururdum. Tabi o dönem, iyi yazmanın koşulu, iyi bir okuyucu olmaktan geçtiğini düşünmemiştim -zaten düşünmediğimiz içindir ya, her şeyi şansa bağlayışımız!

Sabahattin Ali'nin Kürk Mantolu Madonna'sındaki Raif Bey gibi sessiz, okuyan, benden yaşca büyük İsmail ağbi, okuduğum yazıları görüp, "Bu tarz yazıları seviyorsan Cezmi Ersöz'ü oku" demesiyle kalmayıp, çarşı iznine çıktığında elinde Leman dergisiyle döner, santralde birlikte okur sıcağı sıcağına yorumlardı bana, geceleri...

Bir gün İsmail ağbi koğuşa gelip, başucuma kart koymasıyla uyandığımı anımsıyorum. Cezmi Ersöz’dendi gelen kart: "Adnan'a sevgilerimle"...

Yaşadığım mutluluğun ardından açıkladı İsmail ağbi; "Diyarbakır Kültür Merkezi'ne imza gününe geleceğini duydum, ona senden bahsettim. Yazılarını çok sevdiğini. Eğer ayarlayabilirsek, imza gününe de gideriz."

Sekiz yıldan fazla olmuş...

Askerden sonra Leman dergisinden yazılarını bir süre daha okumaya devam ettim. Sonrasında üşengeçliğimden mi bilinmez bir daha okumamıştım, ta ki bir ay kadar önce sevgili dostum Eren’in "Kırk Yılda Bir Gibisin" kitabını hediye edinceye kadar.

Bir solukta okudum, buram buram melankoli kokan Cezmi Ersöz'ün enfes denemelerini. Benim gibi aşk'ın kendisini seviyorsanız, şiddetle tavsiye etmek yerine, kitabın arka kapağındaki bir denemenin son bölümünü yazıp, okuma kararını size bırakacağım!

"Biraz Sabahattin Ali'nin 'Kürk Mantolu Madonnası'ydın; biraz Ahmet Hamdi Tanpınar'ın 'Huzur'da anlattığı Nuran, ve en çok da Nilgün Marmara'ydın. Ne yalan söylemeli, yine Tanpınar'ın 'Bir Yaz Yağmuru' romanındaki o büyülü, o uçarı kadında da senden çok izler vardı. Masum bir sevinç için ikbal yakan kadınlardandın sen...

Bir cinnetin, bir karabasanın yaşandığı bu hayatta artık yoksun. İyiki de yoksun diyorum; çünkü çok acı çekerdin. Beynindeki esrar da yetmezdi seni avutmaya.

Ölümüne kadar, sana olan aşkımı bir sır gibi saklayıp, bu aşka o derin merhametinle bağlandığın için sana minnettarım. Çok yalnızım ve seni çok özlüyorum...

Sen benim için kırk yılda bir gibisin; öyle eksik, öyle hazin, öyle paramparça..."
Displaying 1 - 2 of 2 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.