Yeni iktidar, özel sektörü destekleyeceğim diye ithalatı açmıştı. İsmet Paşa'nın İkinci Dünya Savaşı boyunca biriktirdiği Merkez Bankası'ndaki döviz rezervi erimeye başlamıştı. Naylon furyası sarmıştı memleketi. Naylon gömlek, naylon atlet, naylon çorap, naylon don, naylon sutyen, naylon cüzdan... Derken şarkı çıktı: "Evlenmeyin bekârlar / Naylon kızlar çıkacak." Piç Osman'ın repertuarında bu şarkı yoktu. Başkalarının şarkısını söylemezdi. Kendi düzer, kendi besteler, kendi söyler, kendi dinlerdi.
Piç Osman'ın Pabuçları, Sulukuleli, yamrı yumru ama şirin bir ayakkabı boyacısının serüveni. Boya sandığını belediye zabıtasına kaptırınca, sandığını kurtarmak için karakola gider. Rastlantılar beklenmedik bir biçimde gelişir, kendini önce Asayiş Şubesi'nde, sonra Siyasi Şube'de bulur. Dikkat çekmez diye bu afacan oğlan görevlendirilir. Suriyeli iki yabancı casusu izlemeye başlayınca başına gelmedik kalmaz. Yiğit Okur, bundan önceki öykülerinde ve romanlarında olduğu gibi bu defa da okurun karşısına koşuşturan üslubuyla, beklenmedik olaylar zincirinden oluşan kurgu yapısıyla çıkıyor, gülümsetiyor, güldürüyor, düşündürüyor.
Yiğit Okur’s poems were published in the Varlık, Yenilik, and Mavi magazines in the 50's. In that period he also translated novels and plays by Ugo Betti, Jean Cocteau, Herman Wook and André Maurois into Turkish. His theatre reviews were published in the Yeni Sabah and Vatan newspapers. Okur was one of the founders of the Pocket Theatre, and for a while he also appeared on stage. He went to Geneva in 1958 to continue his studies in Law, and there he received Geneva University’s Law Award when he completed his doctorate at the faculty with a first class degree. Okur returned to Turkey in 1965 and started to work as a lawyer to continue the family tradition. During this period he was content with writing interviews and articles pertaining to his profession for various newspapers and magazines. After approximately forty years of silence, Yiğit Okur returned to the world of literature with his novel Hulki Bey ve Arkadaşları/Mr Hulki and His Friends.
Yiğit Okur’u kütüphanenize çekinmeden alabilirsiniz. Hukuk okumuş olması sebebi ile toplumsal olaylar , adalet sistemi , devlet işlerini bu kadar akıcı ve hikayelerinde değişik kurgularla anlatan başka yazar tanımadım. Kesinlikle kendine has dili ve hiciv yeteneği var..
Okuduğum ikinci Yiğit Okur kitabı idi. İlki olan Topal Viktor'un Anıları kadar beğenmedim. Ama yine de okunmasını tavsiye ederim. Okurken insanı güldüren bir dili var Yiğit Okur'un.