Mekik’te dört tekinsiz kuyuya ayrı ayrı eğilip bakıyor Enis Batur: Nietzsche, Warburg, Walser, Wölfli. Dipte kendi suretinin kesişimlerini görmüş müdür, okuyanlar söylesin.
“Dönüş yolu uzun sayılmaz, bu nedenle de, bir yılan gibi kıvrıla kıvrıla, uzatabilirim onu. Topografyanın bir yüzündedir Coğrafya, sırtını Zaman oluşturur, işler. Yıllardır, iki tarafta dokuyorum. Gitgide büyüyen kapkara bir ağız hızla yaklaşıyor karşıdan.” (E.B.)
Ahmet Enis Batur is a Turkish poet, essayist, novelist, publisher and editor.
Born in Eskişehir, Enis Batur studied at St. Joseph High School (Istanbul), METU-Sociology (Ankara), and Sorbonne University (Paris).
Enis Batur is one of the leading figures in contemporary Turkish literature with a large body of work, extending to over two hundred volumes. Some of his works have been translated into European languages including French, English and Italian.
Wölfli, Walser, Warburg ve Nietzsche. Dört yazın ve düşün insanının ortak yönleri psikolojik sorunlarının ve hastalıklarının olması. Delilik diye kaba ifade edilen, EB için “şakülden inhiraf” olan şizofren ve diğer organik psikolojik bozuklukların bu insanlarda nasıl yaratıcı, sanatsal, edebi bir yola evrildiğini anlatıyor. Hüzünlendirici bir kısa deneme.
"Başkalarının izlerini takip ettiğinde, hiç değilse bir süreliğine kendinden uzaklaşabileceğine inanmış olman eksiksiz bir saflığın belirtisi: O yolların her seferinde kıvrılıp sana, dosdoğru sana, daha da sana çıkacağını çoktan anlamış olmalıydın." (s.27)
Kitabın üçte biri bittiğinde kapağı kapatıp bu sitede kitaba dair neler yazıldığına bakma ihtiyacı hissettim; sevgili Argos’un paylaştıkları “demek kitap bunu anlatıyormuş” dedirtti ve kitaba kaldığım yerden devam ettim. Bu haliyle bile kolay bir kitap değil; çünkü Enis Batur dili diye bir şey var ve bu bazı kitaplarında zirve yapıyor. Fakat şu çok özel; yazdıklarını yaşamış Enis Batur. Yazdığı dünyanın içine öylesine girmiş ki; bazen mekik dokuma ihtiyacı hissetmiş, kendi ikilemleri, benlikleri ile o dünya arasında.