Bu tarih, o zamanın Türkçesiyle yazılmış bir eser olup tarihî değerinden başka dil bakımından da büyük kıymet taşımaktadır. Dili ve üslûbu Dede Korkut kitabının dilini ve üslûbunu andırmaktadır. Kitaba, müellifin ölümünden sonra da bazı kimseler, ihtimal Aşıkpaşaoğlu’nun müridleri tarafından eklemeler yapılmıştır. Ben o parçaları buraya almadım. Müellif, anlattığı vakaların tarihini yalnız hicrî yıl olarak vermekte, ay ve gün zikretmemektedir. Bu sebeple bir hicrî yıl, milâdî tarihin hangi yılının hangi gününden başlayıp hangisinde bitiyorsa, onu, parantez içinde göstererek okuyuculara kolaylık sağladım. - Hüseyin Nihal Atsız
Üstüne yazılacak çok bir şey yok. Aşıkpaşa'nın Fatih Devrine kadar olan yanlış hatırlamıyorsam 5 padişahın hayatları ve icraatları üzerine kaleme aldığı bir kitap.
Âşıkpaşazâde Tarihi, Aşıkpaşaoğlu Tarihi, Tevârîh-i Âl-i Osman, Osmanlı Tarihleri (1400-1484) Osmanoğullarının Tarihi,
Âşıkpaşazâde Derviş Ahmet Âşıkî, 1482. Aşıkpaşaoğlu Derviş Aşık Ahmet, 248 sayfa. çeviri; Hüseyin Nihal Atsız, 1949. meb, 1970.
ilk 7 padişahın tarihi.
kaynakları,
-yahşı fakihin evindeki eserler, -timurtaşoğlu umur bey den dinledikleri -2. murat zamanında bursa naibi birinden dinledikleri, -2. murat ve 2. mehmet zamanlarını da bizzat yaşayıp yazmış.
Âşıkpasazâde Derviş Ahmet Âşıkî (yak. 1400, Elvan Çelebi, Mecitözü, Amasya - yak. 1484), Vefai dervişi ve Osmanlı tarihçisi. Asıl adı Derviş Ahmed ve mahlası Aşıkî'dir. Fakat büyük dedesi Aşık Paşa olduğu için Aşıkpaşazade adıyla anılmaktadır.
Atsız bu derleme için çok uğraşmış, muhteşem bir tarih kaynağını hem edebiyata hem tarihe kazandırmıştır. Bu konuda İlber Ortaylı'da samimiyetle Atsız olmasa bu dönemi bu kadar rahat inceleyemezdik diyor.
El emeği göz nuru diyebiliriz bu kitap için çünkü uzun sürede birçok fedakarlıkla düzenlenmiştir. Bir de Atsız'ın bu konuyla alakalı mizah yüklü ''Zade değil Oğul'' makalesine bakabilirsiniz ^^
İçeriğe gelecek olursak, Türkçe olarak kaleme alınan ilk kronolojik eser olduğu gibi tamamen Osmanlılar'ı konu edinmiş bilinen ilk Türkçe eser kabul ediliyor. Dede Korkut hitabına benzeyen bir anlatıma sahip olan Aşıkpaşaoğlu Osmanlı Döneminde savaşlar dahil olmak üzere tanık olduğu olayları anlatmıştır. Ben bu kitaptan önce ilk baskısını okudum, ama Ötüken baskısı cildi ve kağıdı da çok güzel olmuş.