Cemil Kavukçu, Sait Faik Hikaye Armağanı sahibi usta bir öykücü. Bu kez, ilk romanıyla yepyeni bir 'merhaba7 diyor okurlarına. Öykülerinden tanıdığımız ustaca anlatımı, kıvrak diliyle daha ilk sayfadan romanın içine çekiyor, sürükleyip götürüyor. 1980 öncesinin çalkantılı döneminin yıktığı, dört bir yana savurduğu genç insanlardan biridir Vedat. İnandığı her şeyi ve herkesi, hatta kendi benliğini ve kimliğini bile yitirmiş, çökmüş yaşamıyla baş başa kalmıştır.
İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Jeofizik Mühendisliği bölümünü 1976'da bitirdi. Öyküleri, 1980 yılından bu yana çeşitli dergilerde yayınlandı. Patika adlı yapıtıyla 1987 yılında Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü'nü ve 1996 yılında "Uzak Noktalara Doğru" adlı öykü kitabıyla Sait Faik Hikâye Armağanı'nı, 2009 yılında "Angelacoma’nın Duvarları" adlı otobiyografik anlatı kitabıyla Sedat Simavi Edebiyat Ödülü'nü kazandı.
1980 öncesi karmaşık dönemin dağıttığı, sağa sola savurduğu gençlerden biri Vedat. Yapayanlızlığın, içsel bir yolculuğun içinde hem geçmişiyle, hem doğduğu kasaba ile yüzleşir. Derin izler bırakan bir zaman diliminin tek kişilik krokisi…
Cemil Kavukçu'yla yapılan bir söyleşide kitabın sonunu pek beğenmediğimden ve çok keskin bir dönüş yaparak mutlu bir sona gitmiş gibi hissettiğimden bahsettim. Bunun üzerine Kavukçu kitap hakkında sevmediği iki şey olduğunu söyledi: ismi ve sonu. İsmini aslında ''Çemberin iç acıları'' koymuş ve sonunda ise karakter intihar ediyormuş. Bisikletinin frenlerini bozup -burayı tam hatırlamıyorum açıkçası- kendini yokuştan aşağı salıyormuş ve kitap orada bitiyormuş. Ancak yayımcı isminin de sonunun da çok depresif olduğunu düşünmüş ve değiştirmesini istemiş. Cemil Kavukçu bu değişimi sevmediğini ve asıl yazdığı gibi bırakmak istediğini söyledi.
Bunu burada paylaşmak istedim çünkü bence her okuyan bilmeli bu gerçeği. Ben o söyleşi günü veya bir gün önce falan bitirmiştim kitabı ve sonu sinirimi çok bozmuştu. Bu kadar güzel bir kitabın sadece sonu yüzünden mahvolması hiç hoşuma gitmemişti. Ancak Cemil Kavukçu'nun bu açıklamasından sonra kitabın gerçek sonunu onun söylediği gibi kabul ettim ve gönül rahatlığıyla beş yıldızımı verebildim.