Dönmemiş Yıldız. Dönseydi duyar uyanırdı zaten. Beni yaraladı yine, diye düşünüyor. Sonra da yok oldu. O bitmeyen ufak kaçamaklarından birine gitti. Nereye gitti ki? Cengiz Bey'le Maldivler'e gidiyor yarın! Teo Man, diye geçiriyor içinden, anında içi üşüyor. Tabii ya, onunla olmaya gitti. Cengiz Bey'le bir nevi mecburiyetten çıktığı seyahatten önce, hakiki aşkına koştu. Kavuştu.
"Beni niye yaraladın peki? Beni niye hep, habire yaralıyosun? Neyim ben? Kırıp dökeceğin oyuncak bi bebek mi?" Hikmet Hanım'ın saçının kesildiği gece "oyuncak" demesi geliyor aklına. Haklı işte! Ahçı da haklı, Muhittin de. Onu Yıldız'a karşı uyarmakta haklılar. "Hıncını benden çıkarıyosun. Annenin sana yaptıklarının, herkesin sana yaptıklarının hıncını, intikamını-" Aynaya bakarak bağıra bağıra söylüyor bu lafları.
Perihan Mağden is a Turkish novel writer and columnist in newspapers, especially known for her wit and diverse use of language.
Mağden was born in 1960 in Istanbul. After graduating from Robert College of Istanbul, she studied psychology at Boğaziçi University. By her own account, she was an unruly student—and her mother was proud of it. One of the most famous writers in young Turkish literature, Perihan Magden has spent some time at Yaddo, the famous artists' community. Mağden is a single mother who lives in Istanbul. In addition to writing editorial columns for Turkish newspapers, Mağden has also published fictional novels and a collection of poetry. Mağden's novel İki Genç Kızın Romanı (Two Girls), published in 2005 by Serpent's Tail, was praised for pushing "Turkish beyond its conventional literary patterns" and compared to J.D. Salinger's Catcher in the Rye for the way she had captured adolescent anguish. She spent some years in far east countries. Her novel 2 Girls has been a big success in homeland Turkey and became an award winning movie premiered in Europe in London Film Festival right after Sydney. She is the author of Messenger Boy Murders (Haberci Çocuk Cinayetleri), The Companion (Refakatçi) and Escape (Biz kimden kaciyorduk, Anne?). Her latest novel Ali and Ramazan published in 2010 in Turkish and now out by Suhrkamp (German) and AmazonCrossing (USA). Her latest essays on Turkey are collected under the title Political Essays (Politik Yazılar). Her novels have been translated into 19 languages including English, French, German, Korean, Portuguese, Spanish, Greek and Russian.
süregiden ve ya kopan anne-kız ilişkisi bir kadının tüm hallerini nasıl da belirliyor! Ona karşı, onunla birlikte, ondan gizli ve ona benzeyerek olgunlaşıyoruz. Bu ilşkinin baskın ve belirleyici olmasının nedeni ise biraz da Doğu toplumlarına özgü. Modernleşirken bir türlü özgürleşmeyen kadınlarına yani.
Üstüste kuduğum Mağden kitaplarından sonra Yıldız Yaranması'nda "hayranlık imgesi"nden ziyade hoyrat anne-kız ilişkisi aklımda kaldı.
Bir sürü konunun kurgularken havada kaldığı sonuca bağlanmadığı, eeee ne oldu şimdi ne çabuk oldu diye diye bitirdiğim sonu aceleye getirilmiş, zaten aslında ne anlattığı da tam anlaşılmayan sanki genç kızlar için aslında sandığınız ünlüler hiç de mutlu değiller onlara özenmeyin demek için yazılmış izlenimi veren okumanın zaman kaybı olduğu kitap.
Ana karakterimiz Sun bebeğim 🌞, 17-18 yaşlarında bir kız, okula diye evden çıkıyor ancak okula gitmek yerine yıllardır hayranı olduğu ünlü şarkıcı Yıldız’ın malikanesine gidiyor ve hiç kimseden habersiz orada yaşamaya başlıyor, başta kızcağız hayaletim ben deyince fantastik sandım, anlamaya çalıştım bir süre😊 Yazarın kalemi ile ilk defa tanışıyorum, öyle içten yazmış ki 17-18 yaşlarında genç bir kızın ağzından, küçülmüş de o olmuş sanki Okuması oldukça keyifli ve akıcı bir kitaptı Değersizlik hissi ile Yıldız’ının yörüngesinde dönüp duruyor minik havuz perisi, daha önce okuduğum kitaplardan oldukça farklı, sanat camiasına da derin bir bakış sunuyor- yeni bir nefes gibi, tavsiye ediyorum Kızın sürekli kendine amip, böcek gibi şeyler demesi aklıma geldiğinde istemsiz gülümsüyorum 🥹
I enjoyed the begininng part of the book, but as the book unfolded, I was hoping for more retrospection from the main characters. It felt flimsy and weak towards the end.