"Senden hiçbir şey istemiyorum" dedi Esrarname. Fakat bu sefer sesi hiç de öfkeli değildi. "Yalnızca benden nasıl istifade edebileceğini söyleyeceğim" dedi. Kabahate teşvik eder gibiydi. Bir sır verir gibi fısıldayarak devam etti: "Bunu benim için değil, kendin için yapacaksın. Benden istifade edebilmek için... Ne kadar istediğini biliyorum. Kim istemez ki? Bendeki sırları öğrenmek ve aklının dahi alamayacağı kabiliyetlere sahip olmak için yalnızca bir tek şey yapmalısın, o da benim telkinlerimi dinlemek. Zamanı geldiğinde zihnine girip neler yapman gerektiğini sana söyleyeceğim."
"İnsanlar kadere müdahale ettiklerini zannederken aslında hep kaderin, olması gerektiği şekilde gerçekleşmesini temin ederlerdi." Ayfer Kafkas hep yazsın, biz de hep okuyalım. Yeni kitabı çıktığını okuduğumda bu kitaba başladım- az yazıyor, elimde bir kitabı olsun istedim. Uzun zamanda okudum, 1001 Gece Masalları gibi, bitmesin isteyerek. Dile hâkim, tarihe hâkim, benzersiz masallar kurguluyor, karakterler zahire çıkarıyor. Ama en çok Ali Cengiz kalbimi çaldı, yine. Onu öyle çok seviyorum ki, her helva-ekmek yiyişimde onu anıyorum. Böyle bir karakter yaratmak ve okurun kalbine yerleştirmek her yazara nasip olmaz. Ömrüne, anına, aklına, kalemine bereket diliyorum 🪻
The first one was kind of okay but this completely ruins the whole story. It turned into a romance novel in the middle for some reason and everything just happened and resolevod in the last 2 chapters. It was kinda boring in the beggining as well.