Başarıya ulaşmak için ne yapmalı? Çalışan ve yönetici ilişkileri nasıl olmalı? Şirketinize nasıl daha fazla değer katarsınız? Nasıl daha verimli bir çalışma ortamı oluşturabilirsiniz? Bunlar gibi pek çok sorunun cevabını bu kitapta bulacaksınız. Her zaman kitapların önemli yerlerinin altını çizerek okurum. MOKS'u okurken fark ettim ki tüm cümlelerin altını çiziyorum. Müthiş bir kitap!
Onur Kahraman MOKS, insanın okurken bazen güldüğü bazen inanamadığı bazen de "İşte olması gereken" dediği çok güzel hazırlanmış bir kitap. Şirket uygulamaları ile ilgili çok faydalı bir kaynak olduğunu düşünüyorum. Emeğinize teşekkürler
1965 yılında İzmir'de doğdu. 1983 yılında Kuleli Askeri Lisesi'ni, 1987'de Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dilbilimi Bölümü'nü bitirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri'nde üsteğmen rütbesine kadar görev yaptı.
1991 yılında ordudan istifa etti. Aynı yıl Ankara Üniversitesi TÖMER Bursa Şubesi'ni kurdu ve bu şubenin müdürü olarak dört yıl görev yaptı. Bu dönemde, Bursa'nın ilk kültür merkezini açtı. Türkiye'nin tek çeviri dergisini çıkarttı. On altı tiyatro, müzik, resim kulübünün fahri başkanlığını yaptı.
1995 yılında özel sektöre transfer oldu; iki ayrı firmada genel müdürlük yaptı. 1996 yılında AIESEC Yüksek Danışmanlar Konseyi Üyesi olarak hizmette bulundu. İngiltere (Sunley Management Center) ve Türkiye'de zaman yönetimi, finans, liderlik, beden dili, işletme yönetimi ve yönetim modelleri, satış ve pazarlama, iletişim, şirket fonksiyonları, karar alma teknikleri, stres yönetimi, motivasyon, yaratıcı liderlik, benchmarking vb. konularda birçok seminere katıldı ve eğitim aldı. Daha sonra bu alanlarda yurt içinde ve yurt dışında eğitimler verdi. Liderlik, takım çalışması, yönetim ve iletişim alanında yurt dışı da dâhil olmak üzere birçok üniversite ve platformda 500'ü aşkın seminer verdi. Hâlen bu konularda Türk ve yabancı birçok kuruluşa, eğitim ve danışmanlık hizmeti vermektedir.
Ahmet Şerif beyi okumaya devam ediyorum. Burada çalışma hayatında nasıl olunmasına dair ilk elden bilgiler verilmiş. Üzüldüğüm şeyler oldu tabiku misal cumhuriyet yıllarından 2008 kadar kişi başına düşen gelir gibi hocamiz şimdi yazsa daha kahrolurdu. Ayrıca başörtüsüne dair yazdıklarıydi ben başörtülü değilim ama o saçma yasak bu ülkede nelere maloldu. Sonrasında öğretmenler 3-4 ay tatil yapıyor demesiydi. Hala bu mantıktan kurtulamadik. Ben kendi örneğimle anlatayim. Yazin 1 Temmuz itibariyle tatil başlayip 1 Eylül itibariyle bitiyor. 15 günlük yariyil tatili de eklensin. Ara tatilleri eklemiyorum çünkü seminer var. 2 ay 15 gün eder evet uzun ama şu var yaptiğin işi hakkiyla yapan bir ogretmensen calisma doneminde mesai 5'te bitmez öğrencinle ve velinle iletişimde bulunursun hatta 23:50 'de hocam bu soruyu çozemedim bir bakar misiniz mesajlari gelir cevaplarsin cunku ogrencin sinava hazirlaniyordur yardimci olmak zorundasin. (Tabii karsilikli anlatman gerekenlerde de belirtirsin yarin mutlaka yanima uğra diye)Bu tempo yil boyunca devam eder kimseyi kiramazsin hatta sen kirilsan da. Bir de ekstra calisma arkadaslarinla yasadigin sacma sorunlarla karsilasabilirsin. Icinde yasadigin hicbir sorunu yansitamazsin aci icinde olsanda sinifa motivasyonun ust kapasitede gitmek zorundasin. Bu sekilde calisinca da yil sonunda sirkülasyonunu sağlamak ve ailene ait sorunlarini cozmek icin bu zamani degerlendirirsin. Bir de tatil esnasinda sinav sonuclari aciklanir gene ogrencilerine yol göstermen gerekir o ayrı. Lütfen bu önyargıları mesleğini hakkiyla yapan öğretmenleri kırmadan,incitmeden genele yaymayin. Bir yil boyunca alzheimmer annem ve gelecegi ne olacak diye huzursuz bir şekilde (içimde/yansitmamaya calisarak) gecirdim sinavdan bir gun önceye kadar elimden geleni yaptim sağolsun öğrencilerim kiymetimi bildi. Bunu yazmamdaki amaç bizleri,birileri işini yapmıyor diye genelleyerek yargilamanizdi. Ahmet hocam lütfen siz de bu konudaki bakış açınızı değiştirin. Hani sonunda bakiş acimizi degişsin diye yazdığınızı dediğiniz için söylüyorum. Bu bir ricadir. Kaleminize sağlık
Başarıya giden yol üzerine analtımı çok akıcı ve sanki karşılıklı sohbet havasında anlatılmış. Keyifle okudum. Her okuduğum konuya hak verdim. Güzel konulara değinmiş. Ahmet Şerif İzgören'e bu güzel kitabı yazdığı için teşekkürler.
İş yaşantıma katkı sağladı. Okuduğum bazı sayfalar ilham verdi ve hemen sonuçlarını almaya başladım. Bir yönetici olarak bakış açımı değiştiren bir kitap oldu.
ultra micro MBA. Birkaç ay önce İTÜ'de MicroMBA programını tamamladım, ve rahatlıkla diyebilirim ki bu kitap oradaki tüm pazarlama, stratejik planlama, üretim ve lojistik derslerinin ufak bir özeti olmuş. Ana noktalar seçilip, çok güçlü desteklenerek adeta bir gökdelenin sütunlarını diken Ahmet Şerif İzgören, duvarı örmeyi size bırakarak çok daha akılda kalıcı ve uygulanabilir bir yol haritası sunuyor.