"Er odur ki dünyada koya bir eser
Esersiz kişinin yerinde yeller eser."
Deyişine uymuş, yazmış hatıralarını Hızır Reis.
Nam-ı diğer Barbaros Hayreddin Paşa.
Öyle bir eser ki onun sıcak, samimi, nüktedan dili beş asır öteden gelip insanın kalbini sarıveriyor.
Dili yoğun olmasına karşın anlaşılır ve zevkli.
Tarihin ciddi sayfaları arasında, bu kadar ulu bir adamı okurken insan hiç beklemediği bir anda kendisini kahkaha atarken yada hüzne gark olmuş vaziyette bulabiliyor.
Tarihi, kirli hayal gücüne meze yapan tatlı dilli yılanların aksine bu kitap devrin bizatihi aktörünün ağzından bize gerçekleri aktarıyor.
Hızır Reis, Oruç Reis, Şehzade Korkut, Deli Mehmet ve daha niceleri...
Hepsi de tarihten kopup gelen gerçek kahramanlar.
Onlar Akdenizden de öte daha nice değerin gerçek bekçileri...
(Ama maalesef bizler daha onun türbesine bile adam gibi bekçilik yapamıyoruz. O da ayrı mesele...)