Jump to ratings and reviews
Rate this book

Başıbozuk Günceler

Rate this book
Turkish

267 pages, Paperback

First published January 1, 1993

Loading...
Loading...

About the author

Ece Ayhan

37 books51 followers
Ece Ayhan (Datça/Muğla, 1931-İzmir, 12 Temmuz 2002). Şiirimizin en önemli “modern ustalarından biri” olarak adlandırılır. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ni bitirdi. İlk şiiri 1954’te Türk Dili’nde yayımlandı. Bu dönemde, sonradan ilk kitabı Kınar Hanımın Denizleri’ne (1959) aldığı, kendine özgü çağrışımlar ve göndermelerle örülü şiirleriyle hem Türk şiirinde hem de İkinci Yeni’nin içinde kendine farklı bir kanal açtı.
1965’te yayımladığı Bakışsız Bir Kedi Kara ve 1968’de yayımlanan Ortodoksluklar’la neredeyse bütünüyle “özel bir dil” halini alan bu şiir, Ayhan’ın, 1973’te yayımladığı ve daha geniş bir okur kitlesince alımlanan Devlet ve Tabiat’ıyla birlikte bu kez de “sokağın diliyle” okurunu (ve izleyicilerini) oluşturdu. 1977’de yayımlanan ve kitapla aynı adı taşıyan ünlü şiirini ve ilk dört kitabını içeren Yort Savul ise Ece Ayhan şiirinin kendisinden sonraki kuşaklar üzerindeki gücünün belki de topluca belgelenişi idi. 1981’de Zambaklı Padişah, 1982’de de “tarihin düzünden okunduğu” Çok Eski Adıyladır’ı yayımlayan Ece Ayhan’ın şiiri üzerinde Enis Batur, Tahta Troya’da (1981) bir kitap boyutunda konaklamış; Ender Erenel Ece Ayhan Sözlüğü’nü, Kemal Yalgın - Orhan Alkaya ikilisi ise Çok Eski Adıyladır Sözlüğü’nü yayımlamışlardı. Ayhan’ın ‘82 sonrası şiirlerinin bir bölümünü, kimi yazı ve konuşmalarıyla birlikte içeren Çanakkaleli Melâhat... 1991’de “düzşiirler” alt başlığıyla yayımlanmıştı.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
22 (52%)
4 stars
11 (26%)
3 stars
6 (14%)
2 stars
1 (2%)
1 star
2 (4%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for Korcan Derinsu.
685 reviews533 followers
February 20, 2023
Klasik bir günlük gibi değil de Ece Ayhan’ın zihninden notlar gibi ele alınması gerekiyor bence. Tam da bu yüzden isminin hakkını verircesine fazlasıyla “başıbozuk”. Ece Ayhan’ın şiirindeki ışıltıyı -ne yazmış olursa olsun- hissetmek ise her zaman güzel.
Profile Image for Baran.
29 reviews1 follower
November 21, 2024
Başlarken:

Bu kitap bir hediye. Böyle demek basit kaçıyor. Şöyle demeli, bu kitap bana hediye edilen en kıymetli kitap. Hediye edilmeden bile önce başlıyor hikayesi, ama bunları anlatırsam kitabı incelemeye başlayamam. Yine de çok sevdiğim en yakın arkadaşıma ve bu kitabı seçerken ona epey yardımcı olan annesine beni düşündükleri için teşekkürlerimi iletmeliyim!

Okurken:

Öncelikle küçük bir itirafta bulunayım; ben daha önce Ece Ayhan'ın hiçbir kitabını okumadım. Dahası aklıma hiçbir şiirini okuduğum bile gelmiyor, kısacası kendisine tamamen yabancıyım. Tamamen yabancı olduğum bir yazara, günlükleriyle başlamak, bir yapboza yarısından fazla eksik parça ile başlamaya benziyor. Peki bu elimizde olan parçaları doğru yere yerleştirmenin hazzını azaltıyor mu? Hiç de bile!

Kitap 1974 yılının Ekim ayında İsviçre, Zürih'te başlıyor. Ece Ayhan başındaki kitlenin alınması için Kantonsspital'da yatıyor. Günceler ameliyatından kısa bir süre önce başlıyor. Çok ilginçtir ama Ece Ayhan nedense ameliyat olmaktan hiç korkmuyor.

Kitapta birçok tanıdık isimden bahsedilirken başlarda benim en çok ilgimi çekeni Ece Ayhan'ın doktoru Gazi Yaşargil oldu. Meraklanıp araştırdım ki Gazi Yaşargil kitapta kendisini merak ettirdiğinden de büyük bir insanmış ve bugün doksan dokuz yaşında halen hayattaymış. En azından bu satırları yazdığım yere kadar Ece Ayhan'a en çok iyiliği dokunan o oldu. (Bir de ameliyat ücretlerini karşılayıp, Ece Ayhan'ın zor durumlara düşmesine engel olan Bülent Ecevit)

Hayatımda ilk defa Zürih'i, İsviçre'yi merak ettim. Her ne kadar Ece Ayhan İsviçre'yi bir kurtlu peynire benzetse de, merak ettim o peynirin deliklerini ve tadını, kurt ile kimi neyi kastettiğini...

9 Nisan 1982 - Cuma:
Ece Ayhan bu tarihte edebiyatın ve tarihçiliğin önemli isimlerinin Divan Edebiyatı hakkında ne düşündüklerini topluyor. Aralara çok da belli etmeden kendi düşüncelerini ekliyor. Bir günlükte böyle bir şey yapılabileceğini hiç düşünmemiştim. Şair, geçmişi toparlamaya ondan en beklenmedik yerde çabalıyor.

Sonra yine Okay Temiz ile olan bir sohbetini yazıyor Ece Ayhan, bu oldukça ilginç bir tesadüf çünkü aynı sabah ben de Okay Temiz'in bir plağını dinliyordum, dünyanın öbür bir ucunda bulduğum.

Kitabın ikinci kısmında Ece Ayhan sizi daha derin düşünceleriyle ve daha sağlıklı bir haliyle karşılıyor. Onu hiç tanımasanız bile seviniyorsunuz iyileştiğine.

Sonra zaman zaman satır aralarında Nilgün Marmara. Sıradan (gündelik) fiiller. Kimse bilmiyor onun makus sonunu, Ece Ayhan'dan bile daha hayalet üzerinize, intiharı bütün yazar intiharları gibi kayıp hissi veriyor.

Kitabın seksenli yılları ve 1990 yılı, bir günlük olduğu kadar bir not defteri işlevi de görüyor. Ece Ayhan bu kısımlarda artık günlerini anlattığı kadar (hatta belki de daha fazla) ilgisini çeken sanatsal ve tarihsel şeylerden bahsediyor. Onun bakış açısı oldukça karmaşık ve değişken, ama bu herhalde günlük yazmanın verdiği bir özgürlük olsa gerek.

Yine kitabın sonlarına doğru yazar yazdıklarına "günce" yerine "gecece" demenin daha doğru olacağını söylüyor, çünkü bu yazıları günlerden çok geceleri yazıyormuş.

Bitirdikten Sonra:

Öncelikle söylediğim gibi, bu okuduğum ilk Ece Ayhan kitabı ve yanlış hatırlamıyorsam okuduğum ilk günlük eser ve benim içim manevi değeri en fazla olan kitap. Bütün bunlar kitabı yavaşça, sindire sindire okumama sebep oldu. Kitabın şimdiye kadarki ömrümden uzun zaman aralığı ve zaman zaman hiç görmediğim yerleri anlatması beni epey düşündürdü. Sanat dünyamızın tanıdık tanımadık birçok yüzünün günlük konuşmalarına, hayatlarına şahit olmak güzel bir deneyimdi. Yazdığım şeyler eğer ilginizi çektiyse kesinlikle önerebileceğim bir eser.
Profile Image for atito.
793 reviews14 followers
June 12, 2025
olağanın kaydedilmesinde karşılaşılan dil fazlasıyla artığıyla sıktığıyla bana saf geliyor--derişik değil ama saf, pürüzleriyle bir. dilin engebesiyle karşılaşmak için de günlük okumayı seviyorum, Ece Ayhan'ın günlükleri gününden çok düşüncesini de dipnot düşüyor. sanki tüm günce hayata dipnot hatta, teğet temas. kalem sıkı, ifade olabildiğine hafif. aradaki bağ kıldan ince. severek okudum, özellikle ilk kısımlarında, dil sevdamdan: "Sarı renkli perdeler durmadan yukarı akardı."
Profile Image for Zafer Yalçınpınar.
Author 59 books18 followers
July 14, 2017
arşiv ve efemera çalışmalarının sonucunda Ece Ayhan’ın poetikasını ve yaşamını en tutarlı şekilde anlatmak için üç önemli yazı kaleme aldım. Bu yazıların -dikkatle- okunmasını, Ece Ayhan’daki “kara duygululuk” durumu ile maruz kaldığı büyük haksızlıkların doğru anlaşılmasını -ve tabiî ki doğru anlatılmasını- öneriyorum, önemsiyorum!

1/ Ece Ayhan Hakkında Bilinmeyenler (2016)
Okumak için: http://bit.ly/eceayhanbilinmeyenler

2/ Ece Ayhan’ın İktidar Karşıtlığı (2017)
Okumak için: http://bit.ly/eceayhaniktidarkarsitligi

3/ Ece Ayhan Çağlar Adası (2012)
Okumak için: http://bit.ly/eceayhanadasi
Displaying 1 - 4 of 4 reviews