What do you think?
Rate this book


185 pages, Paperback
First published January 1, 1923
"- (..) izdivacı senin bana söylediğin gibi düşünmezdim... Ben zannederdim ki evlenen bir kadının hayatı, kiler ile beşik arasında geçer... Bunun için, seven ve sevilen bir adamı düşünmeye ihtiyaç görmemiştim... Bir de bu kadar çirkinlikler arasına, sesinin güzel veya çirkin olduğuna bakmadan kulaklarımın dibinde aşk terennüm edecek, küstah bir koca da ilave edecek olsaydım, izdivaç, nazarımda her türlü beladan daha tahammülsüz olurdu!..
Birden aklına gelmişti. Sen, hiç evlenmeyi düşünür müsün?.. dedi.
-Bazen...
-Oh! Sen başka... gülüyordu. Senin hakkın var. İzdivaç senin gibi, hayatının uzun saatlerini kiler ve iş sepetinin başında geçiren ve arada sırada reçel kaynatmak, pasta yapmak üzere mutfağa inen hanım kızlar için pek iyidir... Fakat, beni düşün bir kere Neriman!.. Ben tek başıma bir evde olursam, o evin hali ne olur?.. Ben hizmetçilere nasıl emreder, bir evi nasıl idare ederim?.. Sonra düşün bir kere!.. Yazık değil mi?.. Hayatımın her gününü yaramazlık etmek veya şezlongun üzerine uzanıp ufak el aynasıyla yüzümü, güzelliğimi seyretmek gibi, nice zevklerin en büyüğü olan şeylere hasredip, piyanonun başında en şen, en şakrak şarkılar söylerken, zorum nedir ki yaramazlıklarımı bırakıp, kilere koşayım?.. Aynamı atıp reçel kavanozlarına, yağ tenekelerine bakayım... Notalarımı kapayıp masraf defterleri açayım... Dünyanın en şık, moda defilesinden daha şık, daha zarif düşüncelerle süslü olan bu başı, sebzevatçı küfesine çevirdikten sonra, bütün saadetim olan elbiselerimi, mutfak kokulu düşüncelerle dolu olan bu başla değiştirmek, pek büyük bir cinayet değil de nedir?"