Test öyküsü arkaplan açısından, sondaki veri sınıfı öyküsü ise her yönüyle -buna Emrah Göker'in muhteşem çevirisi de dahil çok iyiydi. Ha bir de Davidson'ın gözleri sıradan (klişe) bir olayın iyi bir anlatımla ne kadar derinleşebileceğine dair iyi bir örnekti. 32 Mayıs öyküsü ise tamamıyla üslup ve hayalgücü oyunuydu, epey ilginçti ama arkaplanında bir şey olmadığından bana sığ geldi. Bunun dışındaki öyküler okunmasa da olur.