Pascal Rabaté (Ibicus) presenta la historia de un anciano con ganas de volver a vivir. Émile es un abuelo que deja pasar la vida entre ir a pescar y tomar algo en el bar con los demás parroquianos. Hasta que un día decide recuperar su juventud olvidada y hacer aquello que tanto echa de menos: el sexo.
U Potočićima je glavni lik Emile, koji se uljuljkao u rutinu umirovljeničkog života i odlaske na pecanje sa svojim prijateljem Edmondom, ali kada sazna da se ovaj viđa sa ženama preko oglasnika (pa čak nešto i poševi!) to mu pogolica maštu. Onda Edmond iznenada umre, i Emile se još malo trgne te pokuša to malo života što mu je preostalo iskorisiti do maksimuma.
Pascal Rabaté, autor Malog dućana smijeha, uspio je ponovno složiti jednostavnu, ali zanimljivu priču o tome da nikada nije kasno za ljubav i da ne treba odustati od života. Ima dosta dobrog humora i nakon čitanja ostaje daj dašak optimizma koji svakako dobro dođe.
Kırsalda ve yaşlanıldığında bile hayata çağrı yapan bitimsiz Fransız ruhunun güzel bir çizgi-roman hikâyesi. Unutmadan yaşamak gerek denilecek bir öykü.
“Hayatımı yaşamak istiyorum, kalan hayatımı. Felsefem şu: şimdiki zaman yok, sadece gelecek vardır.”
Yaşlılık, yalnızlık, geride kalan olup sona yaklaşmak ve dostluk üzerine ödüllü bir çizgi roman. Arkadaşının ölümü ardından, hayatında keskin bir değişiklik yapmaya çalışan Emile’in; günlerine beyaz şarap ve balıktan başka heyecanlar katmak için çıktığı ufak bir yolculuğun ve bir dönüşümün hikayesi. Ödüllü de olsa çok büyük bir beklenti ile başlamazsanız, kısa film tadında akıp giden sakin ve tatlı bir öykü.
Hani IMDB puanı verseniz 7.2 - 7.8 arasında vereceğiniz, klasikleşmeyen fakat döneminde bir çok insanın sempatisini kazanan, hayata dair yüzünüzde bazen hüzün bazen gülümseme bırakan, ton olarak güneşli ve renkli filmler vardır ya (benim aklıma, konusu bambaşka olsa da "Walter Mitty" geliyor), işte öyle bir filmi izler gibi okuyorsunuz "Küçük Irmaklar"ı. Çok naif, çok sevimli..
Çizgi romanın sakin, renkli üstelik pek el değmemiş bir kulvarında rahat adımlarla ilerlemiş Rabate.
Yaşlı insanların sıradan yaşamlarını öyle güzel anlatmış ki okuyunca gülümsemek, kahkaha atmak, hüzünlenmek, kızmak ve için için sinir olmamak elde değil.
Özenli bir çeviri, başarılı bir baskı... Yayıncısı cizgi roman seven değil, bir çizer olduğu icin de ayrıca özen gösterilmiş belli ki...
Ödüllü bir çizgi roman ama Türçeye oldukça geç kazandırılmış; zamansız bir anlatı olduğu için sorun yaşamıyoruz, ama gönül ister ki, başarılı örnekler hemen gelsin buraya, onları hemen okuyalım...
Kitabı bitirdiğimde yüzümde salak bir sırıtma vardı.
Yaşlılık, yalnızlık, hayata tutunmak... Artık adına ne derseniz deyin. Serim bölümünden sonra düğüm bölümü ile şaşırtan, çözüm bölümünde ise hikayeyi bambaşka bi yere götürüp, keyfimizi yerine getiren bir çizgi roman.
Narrativa sutil y estilo visual expresivo, con ilustraciones que transmiten melancolía y también belleza en los pequeños detalles cotidianos. Recomendada para quienes gusten de relatos pausados y reflexivos sobre la vida, el paso del tiempo, y la vejez.
Kısacık ama dolu dolu bir kitaptı. Yaşlılık üzerine çok güzel ince göndermeleri vardı. Bazı yerlerinde beni çokça güldüren güldürürken de düşündüren bir kitaptı. Normalde öykü gibi kısa soluklu kitaplarla aram çok iyi olmasa da çizimler sayesinde bu kitap beni içine hemen aldı. Güzel keyifli bir okumaydı ama kesinlikle belli bir yaş üstüne hitap ediyor🤭😌
Pandemi döneminin getirdiği iş yoğunluğu ve zorluğu, okuduğum ikinci öğretimin dersleri, sıkkınlık, bıkkınlık vs vs gibi birçok bahaneyle (!?) uzun zamandır okuduğum kitaplara değerlendirme yazmıyordum ama artık yazmak da istiyordum ki bu kitaba daha doğrusu resimli romana kısmetmiş. Bir süredir resimli romanlara takılmış durumdayım daha doğrusu bir roman bir resimli roman sırası yapıyorum, iyi de gidiyor. Resimli roman/dergileri küçükten beri sevmişimdir; Milliyet Çocuk ve Tercüman Çocuklarla başlayıp Tommiks, Teksas, Mister No , Mandrake vb ile devam eden ve Gırgır, Fırt, Limonlarla zirve yapıp Lemanyak ve Lombak ile gerileme dönemine giren ve benim için son bulan bir yolculuk... Ama iki yıl öncesinde Japon anime Death Note ile depreşen çizgi roman merakım Neil Gaiman'ın baş yapıtı Sandman serisi ile tekrar zirve yaptı. İşte Küçük Irmaklar'da Sandman sonrası listeme aldığım grafik romanlardan biri... Kitap uzun yıllardır Fransa'da dergi ve resimli roman alanında isim yapan Pascal Rabate adında bir abimizin eseri... Çizimleri basit ama sevimli, naif ve bir çırpıda okunan bir roman... "Yaş yetmiş, iş bitmiş" (?!) deyiminin ne kadar yanlış olduğunu; yaşamın ne kadar güzel olduğunu ve küçük sürprizlerle sürekli devinip son nefese kadar devam ettiğini bize gösteren sımsıcak bir görsel şölen... Ben çok sevdim, sizlere de tavsiye edilir...
Pascal Rabaté'nin Küçük Irmaklar'ı yalın, sakin, sürprizli ve yüzde tebessüm bırakan bir çizgi roman.
Fransa'da iki yaşlı dost Emile ve Edmond, rutin ve yalnız hayatlarını sürdürüyorlar. Edmond'un hayatındaki değişimlerle beraber Emile kendini sorgulamaya başlıyor. Ardından Edmond'un beklenmedik ölümüyle bu sorgulama ilerliyor ve Emile hayatını yeniden gözden geçirip bir şeyleri değiştirmek üzere yola çıkıyor.
Yaşlılık, yalnızlık, dostluk, arzular, sevgi, değişmek ve yaşamak hakkında kısa film tadında bir çizgi roman.
Kime hitap ediyor? Beklentisi büyük aksiyonlardan ziyade küçük ve gerçek hikayeler olan yetişkin okurlara
Crtež privlačan, ritam dobar, priča korektna … u središnjem toku radnja, meni lično, - ne i dovoljno ubedljiva (mislim na penzionerski “on the road” izlet s primesama gandže) … Ipak, u celini ovo je pametan i zaokružen stip, samo mi se nije “odlepio” sa nivoa dopadljivog i simpatičnog u neki viši kvalitet. A trebalo bi … makar zbog činjenice da je jedna retka tema otvorena iz sasvim svežeg ugla.
Hikayemizdeki ana karakter Emile, bir noktada emekli hayatını tercih etmiş ve sonrasında birbirini tekrar eden günler yaşamaya başlamış. Böyle bir hayat bana uzak olduğu için rahatça empati kuramadım ama kurgu tercihini anladım. Emile'ın hayatının bu kısmına şahit olmamızın akabinde onu bu hayattan koparan ve kendisiyle yüzleşmesini sağlayan elim bir olay yaşanıyor. Bunun akabinde ise çizgi roman bir yol filmi havasında akıyor. Genel olarak verilen mesaj bilindik ve klişe. Asla 5 yıldız değil ama 3,5'tan 4 yıldızı hak ediyor.
Parler de sexualité et de viellesse dans une bande dessinée, c'est une super idée et un sujet encore peu exploité aujourd'hui, donc je suis entièrement pour! En revanche, je trouve dommage la manière dont sont traités les personnages féminins; en effet, on retrouve quelques relents de sexisme par ci par là. Ça reste un univers très masculin tout au long de l'histoire. Sinon, j'ai bien aimé les illustrations.
Kitap sıkmadan, tatlı tatlı kendini okutuyor. Mekan, insanlar, durumlar aslında yüzde bir tebessüm oluşarak okunması için yapılmış bir kitap olmasını destekliyor. Olayın Fransa'da geçmesi ve biraz oradaki kırsal yaşamdan beslenmeye çalışması, asıl karakter olan dedelerimizi pek derinlikli olarak hissedemememiz benim için bu kitabı, okuduktan sonra içimde boşluk duygusu oluşturan bir kitap olarak bıraktı. Sade çizgiler, tatlı bir hikaye.
En yakın arkadaşı yaşlı Edmond'un ölümüyle yaşlı dul Emile'in boşluğa düşüp intiharın eşiğine gelmesini, o çukurdan da genç hippi grubu (daha çok kızlar) ve kaza yaptığı yaşlı bir kadınla aşk yaşayarak çıkmasını anlatıyor. Pek duygulandıran ya da empati kurduran bir hikaye olmadı, sadece cinselliğin her yaşta ön planda olduğunu hatırlattı. onun dışında yaşlı erkek fantezisi gibi olan kurgusu pek orijinal veya heyecan verici değil.
This entire review has been hidden because of spoilers.