ne kadar dolu dolu, içi dolu turşucuk bir kitap bu; beklettiğim her güne üzüldüm her bir satırında.
latife tekin’e ani bir kararla dan diye sevgili arsız ölüm’le başlamış; hayranlıktan hafif bir baş dönmesi dahi yaşayınca hemen o dönemde yeni çıkan kitapları manves city ve sürüklenme’yi okumuştum bir heyecan (çünkü sevdiğiniz bir yazarın hala yaşıyor ve yazıyor olması da güzel bir duygudaşlıktır aslında). birini yine biraz sevmiş ama diğeriyle hiç anlaşamamış ve üzülmüştüm. işte bu kitap, sevgili arsız ölüm kadar olmasa da, o enerjiyi, o kelimelerin senfonisini, o hissi içinde barındırıyor. yine zift gibi içinizi karartan bir konuyu masal gibi anlatmış latife hanım. türkçede her örneğine denk geldim desem yalan olur ama büyülü gerçekçiliği en iyi kotaran yazarımız olabilir kendisi. çok büyük hayranlık besliyorum bu yetenek ve zekaya.
konu aslında bir yandan çok bildik, bir yandan da bu kadar içinden şahit olmadığımız bir konu. gecekondularla kurulan çöp mahallesinin zaman içinde değişimi, politize oluşu, devletle ilişkisinin her dönem değişen dinamikleri, grevler, kadınların her devir aynı dertleri… bunları bu şekilde, masal gibi anlatmayı tercih etmek bile takdire şayan benim gözümde çünkü çok kolay karikatürize olabilecek bir form aslında. ama latife tekin altından ustalıkla kalkmış (evet sinecim sana düşmüştü latife tekin’in ustalığını teslim etmek de, çok iyi oldu böyle). bu yoksul gecekondu mahallesinin hikayesini dinlerken sık sık orhan pamuk’un kafamda bir tuhaflık’ını düşündüm: bir yandan pamuk’un konuya dair her detayı araştırmasına, öğrenmesine hayran kalmış; bir yandan da o zengin nişantaşlı bekar orta yaşlı aşık erkeği anlatırkenki lezzetini aramıştım dilinde. gerçekten, istisnai birkaç üstün yetenekli yazarı ayrı tutuyorum; ama her yazar en lezzetli anlatımına kendi bildiği, şahit olduğu, büyüdüğü sosyal sınıfı anlatırken ulaşıyor sanırım. bu iddialı cümlemi ben de biraz düşüneyim, gerekirse bir münazara yapar kozlarımızı paylaşırız. siz de eğer storytel’iniz varsa tilbe saran’ın o güzel sesiyle daha da lezzetlendirdiği bu masalı dinleyin, yoksa da ilk fırsatta okuyun.