Jump to ratings and reviews
Rate this book

Deli Gömleği

Rate this book
"Cevap basitti aslında, sadece görmek gerekmiyordu. Bu defterin başına neden oturduğumu biliyordum. Anlatmam gerekiyordu. Anlatmaya kapıldığımdan bir an ne için anlatmam gerektiğini ve anlatımım bitince ne olacağını unutmuş olabilirim, hayatta kalma dürtüsü unutturmuş da olabilir ya da yazarlık mı diyorsunuz, öyle olsun ama artık hatırladım.
Anlattım işte.
Anlatı... bitti..."

151 pages, Paperback

First published September 1, 2010

2 people are currently reading
42 people want to read

About the author

Güray Süngü

24 books35 followers
Güray Süngü, 1976, Kadırga, İstanbul doğumlu öykü ve roman yazarı. İlk eserlerini Hece Edebiyat Dergisi'nde yayınlamıştır. Sonraki yıllar Hece Öykü, Aykırı Edebiyat, Vivo Edebiyat, Kaçak Yayın, E-Edebiyat, Özgür Edebiyat, Ada ve İtibar dergilerinde de kısa öyküler yazmıştır. Öykülerinde en çok ölüm, yalnızlık ve yabancılaşma temalarını işlemektedir. Zihin bölünmeleri ile gelişen kurmaca metinleri tercih etmektedir. İlk romanı "Dördüncü Tekil Şahıs" 2006 yılında yayınlanmıştır. İkinci romanı "Pencereden" aynı yıl okuruyla buluşmuştur. Güray Süngü Düş Kesiği adlı üçüncü romanını 2010 yılında yayınlamış, Düş Kesiği "Oğuz Atay roman ödülü"nü kazanmıştır. Yazarın ilk öykü kitabı "Deli Gömleği" 2010 yılında yayınlanmıştır. Yazarın 2011 yılında yayınlanan dördüncü romanı "Kış Bahçesi" 2011 Türkiye Yazarlar Birliği roman ödülüne değer görülmüştür. Güray Süngü 2012 yılında "Hiçbir Şey Anlatmayan Hikayelerin İkincisi" adlı ikinci öykü kitabını yayınlamıştır.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
27 (42%)
4 stars
19 (29%)
3 stars
11 (17%)
2 stars
4 (6%)
1 star
3 (4%)
Displaying 1 - 11 of 11 reviews
Profile Image for Carduelis.
226 reviews
September 13, 2025
3,5 / 5
"Anlatmak zor. Onu değil, zor olan başlıbaşına anlatmak. Anlatma eylemi, işlevi zor."syf158
Kitapta on iki öykü var; içlerinden Kaçacak Yer Yok, Umudumsunuz ve Deli Gömleği en çok beğendiklerim oldu. Öykülerde, okuru sarsmayı amaçlayan iç monologlarla birlikte kendiyle çatışma hâlindeki ironik bir anlatım dikkat çekiyor ve üslubunu beğendim aslında. Bununla birlikte, kitaba dair en net eleştirim, öykülerin art arda intihar temasına yaslanması olabilir. Okurken baştan beri bir şeyleri çağrıştırıyor, bir şeye benziyor sanki hissi vardı. Son öykülerde aradığım karşılığı buldum: "Ben hasta bir adamım... Kötü bir adamım. Suratsız bir adamım ben." Tabii işin bencesi bu ama öykülerdeki tüm karakterler aslında "yeraltından" sesleniyor gibi; hatta kara delik gibi okuru da içine çekmeye çalışıyorlar!
Güray Süngü'ye devam, sırada Düş Kesiği var.

Herkese keyifli okumalar.

Bırakıp da giden değil, aslında kalandır terk eden diye de bir yazı okumuştum. Benim kaçacak yerim yok. Tüm sınırlarıma kadar kuşatıldım. Sürekli olarak kendi içime doğru koşuyorum. Ne kadar sürecek. Yok olana kadar mı?
Kim yok edecek beni? Ben mi?
Kendinde kaybolan, yiten adam. Ne estetik. Belki bir nota seç meliydim kendime. Tamamlanır ya da tamamlanmaz hikâye si. Gerçi her son, bir tamamlanma değil midir? Hikâye henüz yarısındaydı dense de...syf54

Bir şeyler olmak gibi bir arzum var mı? Aslında yok. Belki huzurlu olmak denilebilir. Uçuk bir arzu. Bazen öyle hissederim, huzurlu olsam iyi olacakmış gibi. Çok yakınındaymış gibi o şeyin... teğet geçip... değişir, bilemem, insan bazen hayatla dolar, bazen ölmek ister. Bu sıralar... anlatırım belki.syf33

Hayatım anlam kazanıyordu işte. Tüm o hayatım boyunca bir şeylere bağlayışım kendimi, aslolan zamanın gelmesini bek-lerken bilinçsizce giriştiğim bir hazırlıktan ibaretti demek. Bir şeyi, neden yaptığını bilmesen de yapıyor olmak. Yavru kuşun sürekli olarak ağzını açması havaya doğru, annesi daha gelme den, yavrunun ağzına yiyeceğini kusmadan. Hayat, anlamlandırma yeteneğine herkesin sahip olamayacağı kadar müthişti.syf132

Büyük şehirler insanlara benzer. Belirli bir şek-li şemali vardır, belirli bir karaktere sahiptir. İlk bakışta göze çarpar, az çok anlaşılır ama inişler ve çıkışlarla doludur. Tıpkı insanlar gibi. Bir sabah bambaşka bir yüzünü görür şaşırırsınız, bir gece takındığı eda korkutur sizi. Tekdüze değildir. Görebilen için hiçbir insan da tekdüze değildir. Hangi şartlarda ne şekil davranacağını kestirebilir misiniz bir insanın? Sınırlarını bilebilir misiniz? Dayanma gücü, sabrı, nefreti, sevgisi. Değişir, zamana göre, ana göre, duruma, şarta göre. İstanbul...syf43

O... Anlatmak zor. Tanımlamak, tarif etmek değil, anlatmak. Tamamen benimle, yorgunluğumla mı ilintili bir sorun? (Bu da yeni denemeye başladığım bir taktik, olabildiğince kesin hüküm vermemeye çalışıyorum ne kadar emin olsam da. İnandığım şeyi acabaymış gibi, sorar gibi söylüyorum. İşe yarıyor. Aksi sözkonusu olursa kendim bana yanıldığımı söyleyemiyor. Diyorum ki zaten emin değildim, sormuştum da...) Anlatmak zor. Onu değil, zor olan başlıbaşına anlatmak. Anlatma eylemi, işlevi zor. Böcek de olsa aynı şey, bardak da mevzubahis, fark etmez.syf158

Beynimde mi, bende mi, kalbimde mi, kendimde mi bilmiyorum ama bir ışık yandığını biliyorum. Bir şey yapacaktım. Beynim yapacaktı. Ben inanacak ve ona göre yaşamaya devam edecektim. Kalbim amacın iyiliği nedeniyle vicdan azabı çekmeyecekti. İş beynimin tertibi olduğundan kimseye bir şey olmayacaktı. Ama beynim, ben ve kalbim üzerinde müthiş etkili olduğundan o andan sonrası için hayat gereklerine göre devam edecekti. Çünkü unutamıyordum. Çünkü unutamazdım. Çünkü kalbim bağlıydı. Bu yüzden ayrılamazdım. Çünkü âşıktım. Ve çünkü ölüm ayrılıktan daha kolaydı. Çünkü katiydi.syf183
Profile Image for Esra.
210 reviews6 followers
December 2, 2022
"Hayatım anlam kazanıyordu işte. Tüm o hayatım boyunca bir şeylere bağlayışım kendimi, aslolan zamanın gelmesini beklerken bilinçsizce giriştiğim bir hazırlıktan ibaretti demek. Bir şeyi, neden yaptığını bilmesen de yapıyor olmak. Yavru kuşun sürekli olarak ağzını açması havaya doğru, annesi daha gelmeden, yavrunun ağzına yiyeceğini kusmadan. Hayat, anlamlandırma yeteneğine herkesin sahip olamayacağı kadar müthişti." (s: 132)

"... karşılaşmayı ummadan, en azından umut etmeden. Aslında kendime umduğumu çaktırmadan. Yaşamsal cüret meselesi. Bazı insanlar hayal kırıklıklarından kendini sakınmak için umutlarını kendilerine bile dillendirmezler." (s: 169)

Öncelikle belirtmekte fayda var ki; öykülerin neredeyse tamamı fazlasıyla karanlık ve karakterlerin çoğu intihara meyilli. Depresyondan muzdarip hatta bunalımda bile olan insanları etkileyebilir diye düşünüyorum. Bu şerhi düştükten sonra kitabı gerçekten çok beğendiğimi söyleyebilirim. Üstelik bu kadar beğeneceğimi hiç düşünmemiştim ve aslında ilk üç öyküyü o kadar da beğenmemiştim bile. Fakat "Umudumsunuz" adlı dördüncü öykü ile beraber beni içine aldı ve bir daha da dışına atmadı.

Öykülerin atmosferi oldukça karanlık, tekinsiz, karakterler deliliğin sınırlarında, yalnız, umutsuz... Böyle hikâyeler riskli geliyor bana; hem "edebiyat parçalamaya" müsait, hem ajitasyona düşebilir, bir yandan çok yavan da gelebilir, ama okuyucu karanlık şeyleri sevmeye daha meyilli de sanki, bu yönden kolaycılık gibi de algılanabilir... Ama hayır, bence Güray Süngü bu saydığım tuzaklara düşmeden çoğunlukla nitelikli, eli yüzü düzgün bir eser ortaya koymuş. Bazı öyküler hakikaten çok vurucuydu; kurgusuyla, üslubuyla, tekniğiyle... Mesela öykünün başlarında bize pek de anlamlı gelmeyen, bilinci yerinde olmayan birinin sayıklamaları gibi birtakım diyaloglar veya monologlar okuyoruz ve hikâye ilerledikçe, sonlara doğru bu diyalog ve öonologlarla tekrar karşılaşıyoruz ama bu kez her şey yerli yerine oturuyor. Başarılıydı bence bu kullanım.

Kısacası, başta da bahsettiğim gibi; ilk üç öyküye o kadar da bayılmadım, çağdaş Türk yazarlarından bazılarında hissettiğim gibi üzerinde fazla uğraşılmış, dolayısıyla doğallığını kaybetmiş cümleler okuduğumu hissettim, sonraki birkaç öyküde de bunu yer yer hissettim gerçi ama genelinden o kadar keyif aldım ve etkilendim ki; rahatça "sevdim" diyebiliyorum. Öykü sevenler Deli Gömleği'ni de sevecektir bence.
Profile Image for melike çelik.
16 reviews4 followers
June 19, 2018
Öykülerinde kurguyu dert edinen yazarları çok seviyorum. Aksi halde her bir öykü aynı biçim üzerine farklı kelimelerle inşa edilmiş gibi duruyor ve kitap bittiğinde her biri aklınızda birbirine karışıyor. Belki de en çok bu sebepten Oğuz Atay’a, Hasan Ali Toptaş’a, Stefan Zweig’e olan hayranlığım. Güray Süngü de geç keşfettiğim ama çok sevdiğim yazarlardan oldu. Farklı kurgular denemesi, yüzyılımızın en önemli sorunu olan insanoğlunun sıkışmışlığını ve yalnızlığını kendine has üslubuyla anlatması çok etkileyici. Okurken kelimeler yağ gibi akıyor dimağımızdan. Diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum.
**Bazı insanlar hayal kırıklıklarından kendilerini sakınmak için umutlarını kendilerine bile dillendirmezler.**
**Güzeldi belki. Çoğu şeyin tadını yaşarken alamaz insan ya, şimdi bakınca...**
**Aşk insanın yoksunluğunu arttırıyordu.**
Profile Image for Ömer.
132 reviews
September 12, 2021
Sen de ölmeden değerin bilinmeyecek Güray Süngü.
Profile Image for Kübra.
90 reviews
December 27, 2020
Güray Süngü kendime bu yıl kattığım güzel yazarlardan oldu. Deli Gömleği ile tanıştım sıra diğer kitaplarında. İlgilenenler için kitabın Necip Fazıl Hikaye Ödülü’nü almış olduğunu söylemekte fayda var.
Deli Gömleği içerisinde on iki öykü bulunduran bir kitap. Öykülerdeki karakterler ise genelde umudunu yitirmiş insanlar şeklinde tanımlanabilir. Yaşam ışığı üstlerinden çekilmiş veyahut düpedüz hayattan sıkılmış insanlar var. Buradan da yazarın bir derdi var meselesine gelebiliriz. Yazmak bir sebep, bir anlatış… Güray Bey düşüncelerini bu karakterler üzerinden bizlere aktarmış. Bu işi de öyle güzel kotarmış ki karakterler gerçekte varmış gibi geldi. Özellikle ‘Sizi Görmeliydim’ adlı öyküde.

Kitaptaki her öykü beni içine alamasa da kendini okutmasını bildi. Ancak kuşkusu Gece Yarısı Yarım Gece adlı öykü herkesin kalbine dokunacak bir türde.

Öykü okumayı sevenler için pek lezzetli bir kitap. Karamsar bir rüzgar esse de üstünde ben okuyanlarını düşünmeye itmesini çok sevdim. Güzel kitaplar genelde bunu yaparlar :)

Herkese keyifli okumalar dilerim.
Profile Image for Hatice Çay.
Author 5 books1 follower
May 3, 2020
Beni okurken duygusal anlamda zorlamış olan bir kitaptı çünkü karakterlerin tümü intihara meyilliydi, bunalımlı sıkıntılı bir atmosferde geçtiği için ruh haliniz güzelken okumanızı tavsiye ederim.
Profile Image for Aslıhan Çelik Tufan.
647 reviews195 followers
July 3, 2020
Tekinsiz, ürkünçlü ve şahaneli öyküler için buyurun böyle.
Benim yazarla tanışma kitabım ve itiraf ediyorum, yazın hele de tatilde okunacak bir kitap asla değil. Ama asla es geçilmeden tanışılması gereken bir kalem.
Muhakkak şans verin derim.
Keyifli okumalar.
Profile Image for Günay Avcı.
17 reviews2 followers
July 14, 2020
Öykülerin her biri çok etkileyici. Güray Süngü'nün üslubuna aşinaysanız bu kitapta onun tarzının en koyu örneklerini görebilirsiniz.
5 reviews
March 25, 2021
“Genç kızın içinde ne suyla ne nefes tutarak geçen bir hıçkırık gibi kaldı Metin’in isteği”
Profile Image for Ayşenur Büyükkaymaz.
77 reviews
February 4, 2024
Oğuz Atay - Korkuyu Beklerken gibi ama o edebi anlatım zevkini vermedi. Sizi Görmeliydim, Geceyarısı Yarım Gece, Bir Zamanlar Samatya'da ve Tutku (eh işte) öykülerinden keyif aldım diyebilirim.
Displaying 1 - 11 of 11 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.