Ülkemizde çok iyi deneme yazarları var, Uğur Kökden, Çetin Altan ilk aklıma gelenler. Ama Enis Batur en “denemeci” deneme yazarı. Farklı yazım türleri ve tarzları ile deneme yazarı olarak hep önde. “Rakım Sıfır” ise kitap sonuna konulan “gösterge çizelgesi” ve “analitik tablo” ve fotoğraflarla yeni bir formda çatılmış.12 ana başlıkta toplanan denemelerde genelde karamsarlık ve hüzün hakim.
Akla gelmeyen konu veya imgeler yazıyor EB. Örneğin “insan fakir, sefil, kimsesiz doğabilir, berduş kimliğiyle dünyaya gelemez, onu dönüştüren koşullardır” diyerek başlıyor ve “berduş” hakkında döktürüyor. Adolf Wölfli’yi tanıtıyor, Venedik’te XII. yüzyıldan kalma “galea” türü teknenin batık enkazına ulaşılmasının muhteşem hikayesini belgeseliyle size de ulaştırıyor, Tolstoy’un son günlerindeki ilginç ayrıntıları anlatıyor ve bu çizgide sürüp gidiyor bu kitap.
Yazdıklarına okurun tepkisini düşünmez yazarken, ama okunmasını hatta tepki verilmesini ister. Bu nedenle de özgün metinlerdir yazdıkları. Öykü veya roman Enis Batur’un kaleminin ucunda eğreti duruyor, halbuki deneme gümbür gümbür, cayır cayır geliyor. Şiirini pek anlamam, zaten şiire fazla yakın saymam kendimi, ama deneme denilince aklıma ilk Enis Batur gelir.
Deneme sevenlere...