Kitabın en dikkat çekici yönü üslubu ve düzeni. Yer yer bu kadar düzenli olma kaygısı bunaltıcı bir his yahut aptala anlatırmış hissi uyandırsa da neyi nerede bulacağını biliyor olmak güzeldi. Heywood siyasetin unsuru olabilecek ya da onunla ilgili olabilecek tüm kavramları (dil, birey, toplum, yönetim, devlet, egemenlik, ulus, güç, otorite, meşruiyet, hukuk, düzen, adalet...) ayrı başlıklar halinde tanımlıyor, haklarındaki görüşleri, savunuları ve eleştirileri sıralıyor. Tanım, görüşler, eleştiriler sıralamasıyla ilerleyen kitapta her bölüm ileri okuma önerileriyle bitiyor. Bölüm içinde konu ile ilgili tanınmış kişilerin (Aristo, Edmund Burke, Rousseau...) ve önemli kavramların (Cumhuriyetçilik, Çokkültürlülük, Demokrasi, Ekolojizm...) da ayrıca kutucuklar içinde açıklanması verimliliği artırıyor. Yine de siyaset konuna yeni adım atan ilgililerin önce Şerif Mardin, Niyazi Berkes gibi isimleri, siyasetle ilgili bazı temel metinleri ve edebiyat eserlerini (Komünist Manifesto, Toplum Sözleşmesi, Kutasgu Bilig, 1984, Ütopya...) ve belki siyasetçilerin günlüklerini okumasını tavsiye ederim. Yoksa Heywood'un kitabından biraz sıkılabilirler.