"Henüz bir masal olan şu zaman, sana göstermeden bir yere gizlenmiş olabilir. Ya git, ya da kal. Mesafeyi dondurmuş, boğazını kurutmuş, dilini koparmış, başını döndürmüş olabilir. Git, ya da kal. Karşındaki karanlık, yüzüne çığlık çığlıa çarpıp duruyor olabilir. Git... Kal... Sadece parmaklarının yardımıyla konuşabilen şu dudaklardan sızan sayıklama, seni yaralıyor, yok sayıyor, yıldırıyor, başucunda bekliyor, yüzüne üflüyor, seni iyileştiriyor da olabilir. Gitme, kal. Hep zaman yok, kalmadı denecek. Hadi gitme. Kal. Ya da git! Dön geri. Bu yer, tutsak bir kimsenin ilk bedeni. Çoktan ayartıldı. Bu yer tek ayartılmanın, sevmenin sürekliliği... Ya git, ya da kal... Dön geri."
yoğun, içe işleyen, ve tıpkı hayatın ne olduğunu nitelerken düşülen güçlükte olduğu gibi tanımı, ele geçirilmesi, öngörülmesi emek isteyen bir dil. "azzuro vecchio", "ilhan ekler"... ama tek başına "zalim bey'in ucuz zürriyeti"ndeki 'z dosyası' kısmı bile üzerine düşündürecek türden. keşke yaşamı seçmiş ve başka öykülerini de okumak mümkün olsaymış diye bencilce hayıflanıyor insan.