Ce recueil a été publié en 1982 (édition augmentée en 1986). - Catastrophe : pièce écrite en français en 1982 et dédiée à Vaclav Havel. - Cette fois : dramaticule écrit en anglais en 1974. Première publication de la traduction française de l'auteur aux Éditions de Minuit en 1978. - Solo : dramaticule écrit en anglais, traduction française de l'auteur. - Berceuse : dramaticule écrit en anglais, traduction française de l'auteur. - Impromptu d'Ohio : dramaticule écrit en anglais, traduction française de l'auteur. - Quoi où : dramaticule écrit en anglais. Première publication de la traduction française de l'auteur aux Éditions de Minuit en 1983. Ajout au recueil Catastrophe et autres dramaticules en 1986.
Novels of Samuel Barclay Beckett, Irish writer, include Murphy in 1938 and Malone Dies in 1951; a wider audience know his absurdist plays, such as Waiting for Godot in 1952 and Krapp's Last Tape in 1959, and he won the Nobel Prize of 1969 for literature.
Samuel Barclay Beckett, an avant-garde theater director and poet, lived in France for most of his adult life. He used English and French. His work offers a bleak, tragicomic outlook on human nature, often coupled with black gallows humor.
People regard most influence of Samuel Barclay Beckett of the 20th century. James Augustine Aloysius Joyce strongly influenced him, whom people consider as one modernist. People sometimes consider him as an inspiration to many later first postmodernists. He is one of the key in what Martin Esslin called the "theater of the absurd". His later career worked with increasing minimalism.
People awarded Samuel Barclay Beckett "for his writing, which—in new forms for the novel and drama—in the destitution of modern man acquires its elevation".
In 1984, people elected Samuel Barclay Bennett as Saoi of Aosdána.
Six pièces minuscules (une quinzaine de pages chacune) écrites vers la fin de la vie de Beckett. Sur une ligne de crête entre le formalisme abstrait et le stream of consciousness, ces textes laissent une impression d'étrangeté et de léger malaise.
مسرحية الكارثة لصمويل بيكيت مسرحية شاهدتها الان مترجمة عن النص الأصلي، وكعادة معظم مسرحيات بيكيت، المنظر الواحد، الديكور الواحد، الحوار المتصل الذي لا ينتظر منك الفهم قدر ما يتوقع منك الصبر .. فإن لم تصبر لن تفهم .. وإذا لم تفهم فلن تعود له ثانية، وصدقني لن يضره هذا في شئ .. فبيكت لا تهمه أنت كمشاهد، ولا يعنيه ان تقتنع به، ولا أن تمدحه .. فإذا كان رولان بارت يقول بموت المؤلف، فبيكت يقول بموت القارئ، والمشاهد، والمؤلف، والزمن، والأحداث .. فلا حدث يحدث كل ما يحدث هو اللاحدث !!! ارجوك لا تضل الطريق معي، فبيكت لن يدع لك مزيدا من الوقت لتفهم .. عليك أن تقرر الفهم من اللحظة الاولي وإلا فلتدع مسرح بيكيت وهارولد بينتر وبيرانديللو ويونسكو وتغادر فورا
معظم المؤلفين يمكن أن تكون انطباعا ما بشأنهم وتفهمهم من لقائك الاول معهم .. إلا بيكيت ومن شابهه، تحتاج لقاء قبل لقائك الاول .. تحتاج شئ ما قبل البدء .. وقبل القبل .. لا أدري ربما أن تقرأ قليلا عن العدمية والعبثية، أن تشاهد صوره وبعض اقتباساته .. وألا تقرأ له أو تشاهده صباحا .. دع يومك يبدأ أولا وانتهي من أعمالك .. ثم شاهده واستمتع وانساه بعدها ...
از این هفت تا نمایش کوتاه، "چرک نویس برای نمایشنامه (1)"، "بداهه سرایی اوهایو"، "لالائی"، و "چی کجا" رو بیشتر دوست داشتم
معمولا لذت بردن من از این نمایشنامه هایی که اسمشونو گفتم، اینجوری بود که نمایشنامه رو می خوندم، بعد به خودم می گفتم این چه جور نمایشنامه ی چرندیه! بعد سعی می کردم کمی بهش فکر کنم و تصورش کنم و البته مقداری هم تفسیرش کنم؛ و ناگهان می فهمیدم که عجب نمایشنامه ی خوبیه! البته این در مورد همشون صادق نیست. از این نوع لذت بردنم این نتیجه رو هم باید بگیرم که عموما زیاد با متن دیالوگ ها همدلی نداشتم - حتی خیلی جاها ابهام آزاردهنده بود. اما وضعیت چنان گیرا بود که این ضعف ها رو می پوشوند. پیدا بود که ذهنی قوی در پس این نوشته ها است
“Doğumu ölümü oldu. Bir daha. Sözcükler çok az. Onlar da ölüyor. Doğumu ölümü oldu. O zamandan beri, yüzünde hep bir ceset tebessümü. Ölümüne kadar sürecek bu. Kundakta ve beşikte. Anne göğsünde ilk fiyasko. İlk acemice adımlarını atarken. Anne ile dadı arasında. Onca yol. Paytak adımlarla. Yüzünde hep o ceset tebessümü. Cenazeden cenazeye. Bugüne kadar. Bu geceye. Iki buçuk milyar saniye. Bir daha. Bu kadar az olduğuna inanmak zor. Cenazeden cenazeye... Az kalsın sevdiklerinin cenazesi diyecekti. Otuz bin gece. Bu kadar az olduğuna inanmak zor. Doğum gecenin en koyu karanlığında. Güneş çoktan batmış karaçamların ardında. Yeni yeşeren taze iğne yapraklar. Odada karanlık çoğalıyor. Ta ki ayaklı lambanın zayıf ışığı yayılana kadar. Fitili kısık. Şimdi. Bu gece. Gece kalkış. Her gece. Odada zayıf ışık. Kaynağı belirsiz. Pencereden değil. Hayır. Yok denecek kadar az. Yok diye bir şey yok. El yordamıyla pencereye gidip dışarıya bakıyor öylece. Duruyor orada. Gözleri dışarı dikili. Kımıldamıyor, gözleri dışarı dikili. Hiçbir şey kımıldamıyor uçsuz bucaksız karanlıkta. El yordamıyla geri çekiliyor orada duran lambaya kadar. Orada duruyordu. Son kez söndüğünde. Sağ cebinde bir avuç kibrit. “(s.27)
نمایش لالایی ترسناك بود.نه ترس بعد از ديدن يك فيلم خون آشامی،يك ترس واقعي كه شايد ريشه در ناخوداگاه داره.وقتي كه زن و صداي زن هر دو با هم مي گفتند:وقتي او باز مي ايستد. نمايشنامه هاي "چرك نويس براي نمايش ١"،"بداهه سرايي اوهايو"،"صداي پا"و "چي كجا" هم هيچ چيز از لالايي كم نداشتند
Actually, I don’t think I am capable of writing a review of this book. — Açıkçası, buna herhangi bir yorum yapabilecek yeterlilikte olduğumu sanmıyorum.