Yalnız sanıyorsun kendini. Duyguların sadece sana aitmiş gibi geliyor, o yüzden de kendini çaresiz hissediyorsun. Etrafınla çok ilgilenmediğin için bilmiyorsun ama herkes senin gibi. Herkes belirsizliğin çaresizliği içinde kıvranıyor. Buradan bir çıkış yolu var, inan bana.” Eğer bu romanı eline aldıysan, şundan sen de emin ol: Artık hayatın eskisi gibi olmayacak! Çünkü sen, sana söylendiği gibi, sıradan bir insan değilsin. Leyla’nın ve Yusuf’un benzersiz hayat hikâyelerine şahit olurken, bilinçaltlarını dönüştürdüklerinde nasıl bir değişim yaşadıklarını göreceksin ve aklında hep: “Ben de başarabilir miyim?” sorusu yankılanacak. Gerçekten istediğinde elbette başaracaksın. Gerçek seni tanıyacak, bunun sana yaşatacağı özgürlüğe tutulacaksın. Aşkı, sevmeyi, sevilmeyi öğrenen, insanların yaşamına dokunabilmenin mutluluğunu yaşayan Leyla ve Yusuf’ta, belki de kendini bulacaksın. Şimdi, kitabın kapağını çevir ve kendini bu gerçek hikâyenin sürükleyici rüzgârına bırak; bırak ki, bu rüzgâr seni hakiki benliğin ile tanıştırıp neler yapabileceğini göstersin!
Böyle kitaplar beni hem etkiliyor hem de biraz ütopik geliyor. Evet beynin gücünün tam anlamıyla farkında değiliz, onu doğru kullanmıyoruz, etkilerini küçümsüyoruz. Ama herşeyi de beyin gücüyle kontrol edemezsin arkadaş. Kitapta ters giden birkaç nokta görmeyi bekledim. Ama her şey çok idealleştirilmiş geldi. Ölümün kıyısından 1-2 ayda muhteşem değişimler… böyle olunca hikayenin inandırıcılığı bozulmaya başlıyor benim gözümde.
Roman olarak okusam türk filmi tadında; ölümcül hastalıklar bir anda hemen iyileşiyor, sevenler kavuşuyor… kişisel gelişim kitabı olarak okusam hayatıma adapte etme aşamasında eksik adımlar, havada kalan noktalar var… kısacası bende ortalarda bir yerlerde kaldı kitabın duygusu.
Piraye’nin Seyir kitabına da çok benzettim bu arada.
Kişisel gelişim kitaplarını pek sevmem. Bu yüzden bir hikaye içinde verilmesi gerekenleri veren kitaplar daha çok ilgimi çeker. Piraye-Seyir kitabına benziyor bu sebeple yine çok bayılmadan okudum diyebilirim. Bazı kısımları gereksiz uzun geldi. Okunmasa da olur diyebileceklerim listesinde. Ben tabii ki bitirmeden bırakmadım.
Piraye'nin Seyir'ine çok benziyor. Aynı hikaye farkli kelimelerle anlatılmış gibi. Aynı zamanda kitabı okurken biraz yazara övgüler sıralanmış gibi hissettim ve bu beni rahatsız etti. Güzel, derin, farkındalık yaratacak bir kitap olabilecekken kliselere kaçıp siradanlasmis sanki.
Hayatimda dusunce yapimi degistireb, enerjinin ve beyin gucunun varligina daha da cok inanmami saglayan bir kitap oldu. Fazlasiyla ders cikardigim ve kendimi gelistirmemi saglayan bir kitap oldu. Sahaneydi. Herkesin hayatinin bir doneminde okumasi gerektigini dusunuyorum!
Kişisel gelişim kitapları okumayı seviyorum, hikaye içerisinde verilen mesajlı kitapları saha çok seviyorum. Piraye Seyir’i çok hatırlattı ama yine de keyifle sürekleyici bir şekilde okudum. Bu tarz kitapları sevenler için tavsiye ederim