Çetin Altan, 1960'larda Akşam gazetesinde solculuğu popülerleştiren, bu arada kendisi de bir kalem ustası olarak sivrilen, 1965'de Türkiye İşçi Partisi listesinden TBMM'ye giren, oradaki konuşmaları ile dikkatleri üzerine çeken dönemin en popüler köşe yazarlarından biri.
Sosyalizmin, emekçi sınıfların uyanışı ile mümkün olacağını dile getiren Altan, bunun her ülkede olduğu gibi Türkiye'de de kendine özgü bir şekilde mümkün olacağını, sosyalist olmanın Rusya'ya kapılanmak anlamına gelmediğini, "komporodor Türk burjuvazisi"nin kendisini eleştiren ve emekten yana duran herkesi komünist olmakla suçladığını ileri süren bir yazar.
Bu tezler doğru bulunabilir, eksik ve yanlış görülebilir, primatif olarak yorumlanabilir, sosyalizm bu değil denilebilir. Ancak Çetin Altan'ın (kitapta anlatılmıyor ama) 23 Nisan 1967'de TİP Milletvekili olarak İzmir'de katıldığı parti toplantısında dövülmesinin ve milletvekilliğinin düşürülmesi için TBMM'de önerge verilmesinin ardından kendisine halktan, uyanması için çağrı yaptığı emekçi sınıflardan gelen mektupları içeren bir kitap Onlar Uyanırken.
Bir yandan sosyalizm nedir, Türk tipi sosyalizm nasıl olmalıdır'ı anlattığı bir bölüm var kitapta, ardından mektuplara, üstelik orjinal içeriği ile yer verilen ikinci bölüm. Altan kitapta, egodan arınmış bir üslupla, "Türkiye'de sosyalizm kurulduğunda benim bu yazdıklarım çok önemsiz kalacak" diyor ama kendisine emekçi halktan mektuplar ile gelen destek onu belli ki çok gururlandıryor.
Kitabın bu versiyonunda, Metin Çulhaoğlu tarafından yazılan bir sunuş, değerlendime yazısı var. Bu da kitabın yazıldığı 1967 yılının ve o dönemin ruhunu sergilemek için güzel bir katkı.