Serinin sekizinci kitabında İpek Ongun hayranları, Serra’nın macerasına kaldıkları yerden devam edip, merak ettikleri sorulara cevap bulabilecekler.
Ölüm ve doğum… Geçmiş ve Gelecek… Tıplı kar taneleri ve baharlar gibi… Hayatımızı oluşturan değişik renkler… Bitmedi bir de ofiste yaşananlar var. Dedim ya süperstar gibiyim, diye. Dün sabah ofise geldiğimde ne göreyim… Masam çiçekler içinde… Ve bir not- “Tanrının verdiği en güzel hediye. Tadını çıkar.” Ve altında tüm çalışanların imzaları… Kutlamalar. İyi dilekler… Çok çok hoştu. İşte sayende yaşananlar, sevgili bebiş. İstersen artık birbirimize iyi geceler, yedi cüceler diyelim ve uyuyalım. Ne dersin?
1961 yılında Amerikan Kız Koleji Edebiyat Bölümü'nden mezun olan İpek Ongun, yazı yaşamına 1980'de yayımlanan Mektup Arkadaşları'yla başladı. Onu Kamp Arkadaşları ve Afacanlar Çetesi adlı çocuk kitapları izledi. Bunları izleyen Yaş On Yedi ve Bir Genç Kızın Gizli Defteri başlıklı yapıtlarıysa gençlik için yazılmış romanlardır. Gençlik romanlarından sonra, gençlere yaşama kültürü ve kişisel gelişim gibi konularda yardımcı olmasını amaçladığı bir üçlü yazdı. Adları Bir Pırıltıdır Yaşamak , Bu Hayat Sizin ve Lütfen Beni Anla olan bu kitapların ilki 1911 yılında TÜYAP'ta " Altın Kitap Ödülü " 'nü aldı. Ayrıca gençller için yaptığı bu çalışmalar nedeniyle kendisine Rotary Kulübü tarafından "* 1995-1996 Meslek Hizmetleri Ödülü" verildi. 1998 yılında da Oriflame firmasının 250.000 kişilik bir halk jürisine yaptırdığı anket sonucu yılın en başarılı kadın yazarı seçildi. Bu çalışmalardan sonra tekrar romana dönen Ongun, Bir Genç Kızın Gizli Defteri'nin devamı olan Arkadaşlar Arasında,Kendi Ayakları Üstünde,Adım Adım Hayata,İşte Hayat ve Şimdi Düğün Zamanı 'nı yazdı. Sabah gazetesi'ndeki yazılarını Yarım Elma,Gönül Alma ve Sabah Pırıltıları adlı iki kitapta topladı. Evli ve iki kız annesi olan İpek Ongun,yazı yaşamını çok sevdiği Mersin'de sürdürmektedir.
ben sekiz yaşımda da bu seriyi çok seviyordum şimdi de çok seviyorum muhtemelen on sekiz yaşımda bile çok seveceğim. çok güzel, çok çok özel benim için ya! canım serra!
Serra ve bebeği.. Ne guzel günlerdi ya.. Okullu Serra.. Liseli Serra Aşık ve us kadını Serra.. Serra ismine bu kitapla vurulmustum. Bale gibi gösterilere ve tiyatroya gidiyordum ama hadi bir resim sergisi, bir klasik müzik merakım burdan sonra başlamıştı. Ona çok şey borçluyum.. Şimdi de bebeği oldu. Yaslaniyoruz azizim..