Aysun, yaz tatili için Almanya'dan Türkiye'ye gelirken, çelişkili duygular içindeydi. Üstelik kendi arzusuyla değil, babasının zorlamasıyla gerçekleşiyordu bu gezi. Kuzeni Özgür ve eşi Serra'yla anlaşabilecek miydi? Ya Furkan? O ne olacaktı? Yaz sonunda, evine dönerken ne çok şey değişmişti. Her şeyden önce ülkesine başka bir gözle bakar olmuş, yeni arkadaşlar edinmiş, Serra'yla sırlarını paylaşmış ve Mustafa Kemal Atatürk'ün ülkesi için neler yaptığını, halkına neler kazandırdığını öğrenmişti.
1961 yılında Amerikan Kız Koleji Edebiyat Bölümü'nden mezun olan İpek Ongun, yazı yaşamına 1980'de yayımlanan Mektup Arkadaşları'yla başladı. Onu Kamp Arkadaşları ve Afacanlar Çetesi adlı çocuk kitapları izledi. Bunları izleyen Yaş On Yedi ve Bir Genç Kızın Gizli Defteri başlıklı yapıtlarıysa gençlik için yazılmış romanlardır. Gençlik romanlarından sonra, gençlere yaşama kültürü ve kişisel gelişim gibi konularda yardımcı olmasını amaçladığı bir üçlü yazdı. Adları Bir Pırıltıdır Yaşamak , Bu Hayat Sizin ve Lütfen Beni Anla olan bu kitapların ilki 1911 yılında TÜYAP'ta " Altın Kitap Ödülü " 'nü aldı. Ayrıca gençller için yaptığı bu çalışmalar nedeniyle kendisine Rotary Kulübü tarafından "* 1995-1996 Meslek Hizmetleri Ödülü" verildi. 1998 yılında da Oriflame firmasının 250.000 kişilik bir halk jürisine yaptırdığı anket sonucu yılın en başarılı kadın yazarı seçildi. Bu çalışmalardan sonra tekrar romana dönen Ongun, Bir Genç Kızın Gizli Defteri'nin devamı olan Arkadaşlar Arasında,Kendi Ayakları Üstünde,Adım Adım Hayata,İşte Hayat ve Şimdi Düğün Zamanı 'nı yazdı. Sabah gazetesi'ndeki yazılarını Yarım Elma,Gönül Alma ve Sabah Pırıltıları adlı iki kitapta topladı. Evli ve iki kız annesi olan İpek Ongun,yazı yaşamını çok sevdiği Mersin'de sürdürmektedir.
Ne olursa olsun ben bu seriyle büyüdüm. Ve seriye yıllar sonra bu kitapla döndüm, okurken Serra'yı ne kadar özlediğimi fark ettim. Bir fark olarak bu sefer Özgür'ün kuzeni Aysun'un da defterinden yazılar çıktı karşımıza. Serra'yla pek beraber olamadık yani. Ama yine de özlem az da olsa giderildi. Bunun yanı sıra Atatürk'le ilgili birçok değerli bilgi ve anılar bolca yer alıyordu kitapta. Bu açıdan da çok iyiydi. Ama ne diyeyim kaç yaşına gelirsem geleyim kendini okutan bir seri. Serinin geriye kalan 2 kitabı olmasına rağmen alıp okumaya kıyamıyorum bitecek diye. Daha iyileri, daha mükemmelleri her zaman yazılıyor ama bu seri benim çocukluğum, kusurlarıyla sevdiğim tek kitap. Keşke bitmese, ömür boyu devam etse bu seri.
Bizim dönem genç kızlarının çoğu Serra ile beraber büyümüştür. Tesadüfen kitapçıda görüp “aa serinin okumadığım baya kitabı çıkmış” dedikten sonra kaçıncı kitapta kaldığımı karıştırıp almış bulunduğum bu kitap bu sefer Serra’ nın güncesinden çok, Almanya’ dan gelen Özgür’ün kuzeninin ‘16 yaşındaki Aysun’ un, güncesi olmuş. Genel konumuz ise Aysun’ un tarihimizi öğrenmesi ve Atatürk’ ün ülkemiz için yaptıklarıdır. Verdiğim puan konusu itibari ile subjektiftir. Atatürk’ ün devrimlerinin ne kadar akılcı ve ileri görüşlü olduğunu bir daha hatırlatmış kitap. Günümüzde bu devrimlere ne kadar zıt gittiğimiz de bir gerçek. Kötü gidişatımımızda, tüm kötü gelişmelerde başka oluşumlara suç atıp felaketimize sürüklendiğimiz bu günlerde iç eleştiri yapıp tekrar devrimleri uygulamalıyız ki saygınlığımız, milletimiz tamamen yok olmasın.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Çoğumuzun bu seri benim çocukluğum diye adlandırdığımız bir seri vardır ya hani. İşte bu seri benim için tam olarak o. Çocukluğum seriyi tekrar tekrar okuyarak geçti. Hatta bu seri bi' nevi bana kitap okuma alışkanlığı kazandıran seridir. Diyeceğim o ki kaç yaşıma gelirsem geleyim bu seriyi sevmekten, Serra'nın o güzel düşüncelerinden faydalanmayı ihmal etmeyeceğim. Bu kitap serideki diğer kitaplardan çok daha farklı çünkü kitabın büyük bir çoğunluğu Atatürk hakkında. Sevilmez mi?
İpek Ongun’un Atatürk hakkında yazması çok güzel ama açıkçası beni biraz sıktı. Onu anlatmasının yanı sıra olay örgüsü daha fazla olsaydı okuması daha heyecanlı olurdu.
Bence seriden bağımsız olarak çıkarılabilecek bir kitaptı, neticede bu seriyi okuyan insanların beklediği serranın yaşadıkları onun hayatı olduğunu düşünüyorum. Atatürk’le ilgili yazılanlar çok güzel gerçekten her Türk gencinin bu milli bilince sahip olması gerek, bu açıdan kritik, ama hikaye uzayınca ve esasında beklenti farklı olunca bayabiliyor.
Atatürk... Ne mücadeleler verilmiş, neler düşünülmüş ve uygulamaya konmuş gole maya calarcasina.. Işe birde Serra ve kültürel etkenleri kiydubmu hele okuma