Nietzsche Ağladığında 'da bütün erkekleri bir bakışıyla dize getiren gizemli Salomé kimdi? Zerdüşt'ün esin perisi; Nietzsche'yi ağlatan kadın; ''Rus'' güzeli gerçekten de erkekleri baştan çıkarmak için programlanmış bir ''makine''miydi? Nietzsche'yi Lou Salomé'nin kendi vârisi olabileceğine inanmaya iten yalnızca onun güzelliği ve muhteşem özgüveni miydi?
Salomé, Nietzsche ve Paul Réé'nin evlenme tekliflerini reddederek entellektüel birlikteliği savundu; asla cinsel birlikteliğin yaşanmadığı bir evlilik yaptı;''sadakat''i reddederek Rilke'yle ve başka pek çok erkekle birlikte oldu. Freud'la dostluğu ölene dek sürdü. Bütün yaşamı boyunca eserler üretti, ama yazdıklarından çok aşkları ve dostlukları konuşuldu. Kadın, Tanrı, aşk, cinsellik, din, Rusya, tiyatro gibi konularda kitaplar, makaler yazdı. Psikanaliz alnında başarılı çalışmalar yaptı. Girdiği her ortamda etkili oldu; yaptığı ve öğrendiği her şey üzerine düşündü ve yazdı.
İşte, Nietzsche Ağladığında'da küstahça tavırları, delici bakışları, özgürlüğe düşkünlüğüyle kapıdan giriveren yirmi bir yaşındaki Salomé'nin yaşam öyküsü... Gizem çözülecek mi?
Lou Andreas-Salome is fascinating. She was intimately involved in the personal lives and professional work of Nietzsche (who proposed marriage twice), Rainer Maria Rilke and Freud. When she finally married she did so only on the terms that the marriage would not be consummated,and that she be allowed to travel away from home alone for extended periods of time so she could meet other people and write and develop her mind. Rilke was her first lover; she was in her late 3o's, he was in his early 20's. Their letters after the end of their romantic relationship were very important to the development of his voice as a poet. She later became a psychoanalyst, and reportedly her gift as a listener and encourager of the other, and her solidness as a person made her a very good therapist.
"Kişi sonunda, arzu ettiği şeyi değil, arzusunu sever." - Nietzsche -
Selam 🌿 #nietzscheağladığında yı okurken aşırı özgüveni ile dikkatimi çeken, bir görünüp bir kaybolan #louandreassalome ile sonunda tam anlamıyla tanışmış oldum. Henüz yirmi yaşında bütün erkekleri kendisine bağlayıp aşık eden, entelektüel birimi ile dikkatleri hemen üzerine çeken bu Rus kızı aslında nasıl birisiydi ? Nietzsche, Ree, Freud, Rilke gibi isimlerin hemen dikkatini çeken , onlarla her konuda rahatça sohbet eden , bilgi birikimi yanında kendisini sürekli geliştirmesi ile de takdire şayan bir kadın Salome. Cinsel birliktelik olmadan entelektüel birlikteliği savundu ve böyle de bir evlilik yaptı. Evlilikte sadakat ise ona göre değildi. Evli iken birlikte olduklarından birisi de Rilke idi.
Salome hakkında "Bir kartal gibi keskin zekâlı, bir aslan kadar yürekli .' diyen Nietzsche kendisine evlenme teklif etmiştir ancak o reddetti bu teklifi. Felsefe , psikanaliz , din, Tanrı, aşk, gibi birçok konuda kitapları ve makaleleri olan Salome bana göre hak ettiği kadar tanınmıyor ve hak ettiği değeri görmüyor. O eserlerinden çok yaşadığı aşklar ile hatırlanıyor. 😔 Haziran ayında başladığım kitabı yavaş yavaş okudum yeni bitirdim. Salome'yi yakından tanıdığım için mutluyum. Şimdi elimdeki kitaplarını okumayı planlıyorum. Onu tanıdıktan sonra kitapları daha anlamlı olacaktır benim için ✌️
This book is much more than a biography. Yes, it covers her life, it also covers her writings and ideas as well as her relationships. It gives an ‘all round’ picture of a very interesting woman.
Salome is an interesting character; her friendships and relationships with figures like Rilke and Nietzsche have always been her claim to fame, but this book presumably takes a closer look at her work and what it did and the conclusion still is that the most interesting thing about her were the ways she influenced Rilke and Nietzsche. Still, she is an important character in the history of art and ideas, and this book is very valuable as a research resource, as it includes appendixes with her work, and does convey how important she was to the above mentioned figures. Her life itself, if not her work, was interesting as a genuine intellectual and self-possessed woman in the German intellectual milieu who matched and sometimes outmatched her male contemporaries.