This book teaches people to connect their non-productive present-life circumstances with the source causes, and provides tested methods to change those that can and should be changed. The reader will begin to discover hope that healthy change is possible and gather determination to seek help to make those changes. This book identifies the victim, rescuer and persecutor personalities set forth in earlier ground-breaking work (and bestsellers) by Eric Berne, Claude Steiner and Thomas A. Harris. “Breaking Free…” builds upon this sturdy foundation of conflict resolution and takes the reader to the next level of healing. The easy-to-understand descriptions of the Victim Triangle help the reader to see how and why this may apply to him or her. There are a number of personal questionnaires and self-evaluation tests. For example, the reader can take a Victim Triangle Self Diagnosis Test, which is often helpful in motivating readers to seek and receive the healing they need and desire. The book describes through clear and dramatic case histories the connection between these victim patterns and most addictive behavior. This book presents a working model of what actually causes such self-deprecating behavior as alcoholism, sexual addiction, eating disorders, domestic violence, and the exhaustion of over-commitment seen in workaholics. Fascinating case histories assist the reader in recognizing this syndrome and how it may be wreaking havoc in their own lives and relationships. After careful consideration of causes and behaviors, the book provides simple tested treatment techniques that have been found to be extremely effective by thousands of clients. This is where “Breaking Free From the Victim Trap” breaks free of outdated methods and introduces a unique combination of healing techniques that virtually anyone can access. There is a clear explanation of the powerful benefits of hypnotherapy as well as an introduction to the Personal Transformation groups that have been established to treat this syndrome. The numerous case histories of real people who have healed the victim patterns in their lives offer hope and inspiration to those who seek healing and resolution. The book provides the reader with foundational concepts and tools for personal change. To those seeking treatment and to those providing treatment, clear choices are offered to provide the suffering person with new self-affirming behaviors. This book offers a holistic approach to personal growth and spiritual advancement.
O kadar derinden etkiledi ve o kadar farkındalığımı arttırdı ki bu kitap... Hala tam anlamıyla sindirebilmiş değilim. İnsan ilişkilerinin kurban, kurtarıcı ve zorba üçgeni içerisinde bir kısır döngüde dönüp durduğunu savunuyor ve hipnoterapi yöntemi kullanan yazarın danışanlarından örnekler vererek ilerliyor. Kitabı okurken sizin ve çevrenizdeki insanların müdahil olduğu bir sürü örüntü geçiyor aklınızdan, durduramıyorsunuz. İnanılmaz bir farkındalık evet, ama sonra?... Ne yapmalı, nasıl yol almalı diye sorduğunuzda yazarın cevabı kendi gibi uzman birinden yardım almaya yönelik oluyor. O anlamda hevesimi kursağımda bıraksa da psikolojiye ilgisi olanların muhakkak okuması gerek diyorum, muhakkak...
terapistimin tavsiyesiyle okumaya başladığım bir kitaptı. kurban üçgeni gibi bir örüntüyü öğrenme / fark etme açısından kitabı oldukça doyurucu bulsam da yazarın bu dinamiği anlatmak için başvurduğu bazı argümanların ve bazı örneklerin yetersiz ve hatta yanlış olduğunu düşünüyorum. psikolojiyle ilgili fazla bir bilgi birikimim olmamasına rağmen yazarın değinmiş olduğu bazı şeyler bana fazlaca kusurlu geldi, belki yazarın anlatmak için seçtiği kelimeler doğru değildir veyahut yapılan çeviride bir eksiklik vardır, bilemiyorum. bu sebeple kitap beni yer yer fazlasıyla sinirlendirdi bile; "hayatıma giren herkesi ben hayatıma isteyerek çekmişimdir" türevi bir olumlama yapılması gerektiğinden bahsediyor mesela kurban rolünden kurtulmak için. bu fiziksel / psikolojik / cinsel istismar öyküsü olan insanların bunu istediği için yaşadığı ya da kurban üçgenine saplandığı için yaşadığı gibi bir sonuç doğurur ki victim blaming yapmanın daniskası resmen bu. "sen kurban rolüne kendini kaptırmışsın ondan hayatına böylelerini çekiyorsun." demek "o da o saatte orada olmasaymış." demek gibi bir şey. aşırı sinirlendim yine yazarın bazı yerlerde kurduğu bu bağlantı aklıma gelince.
ayrıca kitap özellikle son kısımlarında cheesy kişisel gelişim kitaplarına evrildi birden, çakralar, spiritüel iyileşme falan bunlardan bahsetmek gerekli miydi bilemedim. böyle konulardan bahsetmesi kitabın bilimsellik açısından güvenilirliğini zedeledi benim için. tabii ki karşı olduğum ve tasvip etmediğim konular değil bunlar fakat sonuçta vaka analizi yapılan psikolojik bir kitaptan bahsediyoruz, biraz daha objektif ve doğrulanabilir yöntemlerin ele alınmasını tercih ederdim şahsen.
velhasıl, kurban üçgeni gibi ilginç bir terimi literatürüme sokmuş olması açısından ve bu terimi çok çeşitli ilişki dinamikleri üzerinden incelemiş olması açısından bilgilendirici bir kitap olsa da kullandığı rahatsız edici üslup ve bilimsellikten uzak anlatı tarzı nedeniyle kitabı sevemedim.
Kurban-kurtarıcı-zorba, bu üçgenin ne kadar içindeyim hangi role ne kadar çok bürünüyorum diye sürekli düşündüm durdum okurken. Psikoloji çok fazla okuduğum bir tür değil ama bu kitaba bayıldım.
My therapist gave this book to me as homework. Full disclosure: This fact sort of insulted me since I've never been a victim a day in my life. The book was self-published and poorly revised so as to be incredibly negative in tone. Basically this is a book about victim blaming. I wonder if the author realizes the irony of spending pages and pages and chapters and chapters heaping all kinds of blame on any(!?) and all who have experienced adversity from any source. Basically, this author doesn't like anyone who isn't resilient. If you don't bounce back from what the world throws at you fast enough to satisfy her then you have a serious character flaw and it's all your fault. A kid witnesses abuse, so she attracts abusers. I think that simplification is so gross as to be dangerously inaccurate. The author went so far with the victim blaming as to suggest that my breast cancer was caused by repressed anger. To quote my husband, "[I] don't repress SHIT!" This angry screed is evidence of that.
"These are adaptive ways of behaving, since who we naturally were as children didn't seem to please the dysfunctional adults. On a deep subconscious level we had to sell our souls and adapt in order to survive." Reading this book had been a shocking experince. I have never noticed how little responsibility I was taking for my own life. Which is ironic because my parents always brag about how responsible they raised me and how mature I am. Which I learnt in this book was just me trying to sell my soul in order to fit in. It is very heartbreaking to notice how much our personalities are affected by our parents' idea of childrearing. The author is very clear about what she means and she constantly supports her arguments with daily life examples I personally witness in my own daily life. Her arguments and classifications are very on point. In some parts I had to put the book down and think about what to do with this ugly information I received about myself. However, there many things in the book that I don't agree or find logical. In my opinion, it doesn't matter what a father thinks when he is abusing his own daughters sexually. He must be reported to the authorities and imprisoned. But author does nothing but claiming the father magically stopped doing this by hypnotheraphy. I also don't believe that consciousness starts by conception, because she has zero scientific proof. And she always tries to sell her "wellness center" by claiming that this is the only way that someone can get out of the victim trap. I don't find this logical. Overall, it was an eye-opener for me about who I am and led me to think how to get out of this cycle, which was the whole point of it.
I had this book recommended to me by my therapist. It was interesting in that it offers insight into the codependent personalities of victims persecutors and rescuers. The last chapter however was full of unscientific claptrap like aligning chakras and rebirthing. I like to think that I keep an open mind, but you’re going to need to show me some evidence, and as a scientist it made me want to vomit.
Genel olarak zorba-kurban-kurtarıcı döngüsünün anlatıldığı, bazen okuması zor ancak genel olarak akıcı bir kitap. Akla ilk gelen zorba-kurban değil ancak. Bu biraz daha Stockholm sendromuna benzer bir durum. Bir insan bu döngüye nasıl girer, hangi süreçlerde hangi rollere mecbur hisseder, bu rollerden nasıl beslenir ve - kitabın amacı olan soru- bu rollerden/döngüden nasıl çıkar? Bu soruların yanıtlarını vermekle birlikte; başkalarını sorumlu tutmadan kendi hislerinin sorumluluğunu alabilmeyi öğretiyor. Bir diğer önemli nokta ise şu: yazar iyileşme sürecinin her zaman, ilk önce suçluluk duygusunun atılması ile başlaması gerektiğini savunuyor. Zaman zaman örnekleri şaşırtıcı gelse de, -kültürden gelen bir farklılık olduğunu tahmin ediyorum- de kendimden, ailemden, çevremden o kadar çok şey buldum ki, canım hipnoterapi çekti 😛 Bu arada kitap, terapistler arasında okuyucuya en çok etki edebilen kitap olarak kabul görüyormuş. Ben okurken bilinçaltımın bir ara cereyan yaptığını farkettim mesela...
İşledikleri ve anlattıklarıyla dünyamı sarsan bir kitapti. Herseyi kendimizin başlattığı ve kendimizin bitirdiğimiz tartışmalar da bulunmusuzdur. Peki bilinçsiz olarak bunları düşündüğünüzden farkli sebeplerle yapıyor olsak ve bunu bilmesek?
Herkesin birkac kez okuması gereken kitaplardan olduğunu düşünüyorum.
İnsanlarin içinden çıkamadığı sorunlar varsa ve tekrar eden döngüler içinden çıkılamıyorsa motive olmak ve mücadele etmek gerekiyor. İşe yarayacak ne varsa onu kullanarak başka bir yaşam tarzına geçmek. Hayatın içinde bir döngüden başka bir döngüye ilerliyoruz her şekilde.
Kendine acımak, karşındakine acımak ve öfkelenmek arasındaki bitmek bilmeyen döngü... Önce görerek, izleyerek öğreniyoruz; sonra aynı rollerin mükemmel aktör/aktrisleri oluyoruz. Hiçbiri bilinçli yanımız değil.
Kitap önerileri yapan bir hesapta psikoloji kitapları okumayı sevenlerin okuması gereken bir kitap olarak tavsiye edilince, alıp okudum. Üzerine çok fazla düşünmediğim bir konuydu açıkçası. Ancak sıklıkla okuduğum çocuk gelişimi kitaplarında verilen bazı tavsiyelerin, bu kitapta anlatılan kurban-zorba-kurtarıcı üçgenine çocuğunuzu sokmamak için de olduğunu anladım. Kitap kurban-zorba-kurtarıcı üçgenini anlaşılır bir şekilde anlatmış. Ancak bazı yerlerde tekrara düşülmüş bu sebeple biraz sıkıldığım bölümler oldu. Bazı düşüncelere katılamadım. Mesela, insanın hayatındaki herkesi kendisinin hayatına çektiği görüşü. Kitapta bahsedilen örneklerde, çocukken ailesi tarafından istismar edilen kişilerin, ailesindeki bireyleri seçme şansının olduğunu düşünmüyorum. Bu kişilerin çocukken bu aile ortamından kopma şansının olmadığı da ortada. Ben bu düşünceyi aile içine dahil edildiği için acımasız buldum. Kaldı ki tesadüf denilen olgunun da bu üçgende payının olduğunu düşünüyorum. Verilen örnekler oldukça üzücü. Bir yerlerde bu hayatları yaşayan insanlar olduğu düşüncesi beni yaraladı.
Breaking Free from the Victim Trap is built around the notion that the Drama Triangle is at the heart of mental health struggles. Zimberoff argues that through learned and repeated scenes in family of origin, attachment wounds, and trauma, individuals internalize destructive patterns that manifest in what we would understand as symptoms or addictions.
I found it pretty remarkable that Zimberoff essential argued for a unified field theory of mental health built on existentialist/psychoanalysis thought. I was stunned multiple times throughout reading the book to recognize elements of myself and my relationships as well as the clients I serve.
Although it might be considered proof of concept or setup for her self-developed therapeutic approach, nearly everyone I know would benefit enormously from at least reading with an open mind.
Bu kitabı okuduktan sonra kendinize, yaşadıklarınıza, tepkilerinize ve çevrenizdeki tüm insanlara olan bakışınız değişecek. Kurban, kurtarıcı ve zorba rollerinde gidip gelen karakterleri fark etmek belki kendinize belki de çevrenizdeki insanların hayatlarını iyi yönde değiştirme fırsatı sağlayacak.
Açıkçası kurban tuzağının Türk ailelerinde ne kadar kronikleşmiş olduğunu görmek beni gerçekten üzdü. Yazarın da dediği gibi bu farkındalığı artırmak ve iyileşme halkaları oluşturmak uzun vadede toplumsal iyileşmeye ve mutluluğa sebebiyet verebilir.
Kitapta beni rahatsız eden ise gerçek terapi hikayelerinin paylaşılması oldu. Yaşandığına inanmak istmediğim o kadar üzücü olay var ki okurken çok zorlandım ve çokça başım ağrıdı. Buna rağmen her satırda başımın üzerinde yanan ampuller beni kitaba bağladı.
Yardimsever çocuk; elestiri, suçlama ve reddedilme yoluyla cezalandırilmaktan kaçinmak için çok iyi olmayi ve ne pahasina olursa olsun yetis-kinleri memnun etmeyi ögrenmis çocuk parçamizdir. Ödenen bedel aslinda cok büyüktür. Çünkü yetiskinlerin gönlünü almaya çalisirken dogal çocuğu kaybetmek söz konusudur. Kisi büyüdükçe, uyumlu ve yardimsever çocuk disariya karsi yüzüne tatli bir gülümseme yerlestirir; kurtaricı olur ve ebeveynleriyle ögretmenlerini memnun eder. Basini asla belaya sokmayan bu tatlı çocuk, aniden sorun yasadiginda bu genellikle herkesi sasirtir.
Kurban (Çaresiz Çocuk) Ozgür, eglence seven ve mulu cocuk, kendisine yönetilen bir çok talimata uyum saglamak zorunda kalmıştır: "Kendin olma, “gürültü yapma” kimseyi rahatsız etme aile sırlarını anlatma… Bu uyarlar pr ca emiter çocuzu aresiz hissetmeye götürir. Kirici çocuk cezalandrdignt (genellikle cezalandinhrlar) ya da yardimsever socuk görmezden glin-ginde (daha sorunlu çocuklardan farkli olarak göz ard edilirter) kendietid Kafasi karismis, içerlemis ve çaresiz hissederler. Çaresiz çocuk, kurban blincinin baslangicidır.
Besleyici ebeveyn, egomuzun bizi öven, kogulsuz sevildigimizi icsel bir seckilde hissetmemizi saglayan parcasidr. Çogu insanun kogulsuz sev gisle bok fazla deneyimi olmadigindan, onlarn deneyimlemesi icin zor bir kavramok bu. Onun yerine, çogu kisi becerilerinizi digerleriyle kyaslayan, o gtin hangi hatalar yaptiginiz söyleyen ve bir seyleri daha iyi yapma kabiliyetinizin olmadigin söyleyen elestirel ebeveyni içsellestirmistir. Birçogumuz her giün bunlar duyarak büyüdük. Arastirmalar, bilinçalti zihinlerimizin video kaydedicilerine benzedigini göstermektedir. Her bir bilgi kurintis, özelikle iyi niyetli ebeveyn, rahibe ya da ögretmen tarafindan veriliyorsa, özenli bir se-kilde kaydedilir. Bilinçalti zihinlerimiz ayni zamanda bilgisayar gibidir; bütün bilgileri daha sonra elestirel ebeveyn ego durumunun kolaylikla bulabilecegi sekilde dosyalarda saklar. Sessizce oturup kafanizdaki olumsuz seslere kulak verin. Muhtemelen, bu sesler içsellestirilmis elestirel ebeveynden geliyordur. … kisi kendini bir amaca adadığında, ilahi takdir de harekete geçer. Baska türlü asla olusmayacak güçler ortaya çıkaral kisiye yardim eder. Kisinin verdigi karar sonucunda kendini destekleyen bir olaylar zinciri gerseklesir; aklmn ucundan bile geçmeyen her türlü beklenmedik olay ve yardimia kar-silasur. Yapabileceginiz ya da yapabileceginizi düslediginiz her sey isin yola koyulabilirsiniz. Yüreklilik, içinde dehay, gücü ve tilsim barindmr. Hemen baslayın…
This entire review has been hidden because of spoilers.
While this book had a few interesting concepts to glean, there have to be other, better books out there for this subject. The author endorses hypnotherapy and some questionable therapy practices. The author also goes into great detail of sexual abuse her clients have experienced to the point it feels exploitative. There are also a lot of troubling generalizations without a footnote backing up the claim, such as "People who repress anger can actually turn it into physical illness, like cancer, which is a physical manifestation of 'the eating away.'" Yes, repressed emotion and trauma can lead to physical ailments. However immediately drawing the line to cancer seems dangerous and pointing to the worst case scenario as the common occurrence. The last chapter read like an advertisement for the author's own retreat to help you break out of the victim trap, complete with copywrite mark of the name of the name of the retreat.
I want to understand and learn how to best do therapy to help my clients break out of their victim trap, but I will need to do further research. Skip this book, there has to be better ones out there on the subject.
Except a few minor points and perspectives, I found this book to be revolutionary in a psychological sense. I advise it strongly to anyone struggling with a lack of control, identity or confidence.
I didn’t like the approach it had towards weight, including the weight loss programs the author advertises because the rhetoric still carries harmful elements. The goal should never be to ‘lose weight’, it should always be to improve health. If you lose some weight in the process, then that’s just a side effect. Phrasing ‘getting healthier’ as ‘losing weight’ enforces the pressures that cause eating disorders.
As for the victim triangle– this concept is one that will stay with me forever. It’s amazing for reframing your approach to your own life.
I really enjoyed this book. It was tough for me to read through the beginning because I really felt for the people in the examples, my empathy started getting to me. But it has been incredibly helpful in recognizing and breaking free from the victim cycle. I refer back to it often. It's one I definitely would recommend to those who want to break out of the seemingly never-ending cycle. I feel that the practical help section was a bit small, but I have a therapist who does hypnotherapy and it has been incredibly healing and helpful. So thankful for this book.
Kurban kurtarıcı zorba üçgenine bu kitapla aşina olduğunuzda etrafınızdaki örnekleri hemen farkediyordunuz. Keşke ilkokulda filan ders kitabı olarak okutulsaymış. Doğu kültüründe kurtarıcılık ve kurbanlık madalya getirir, övgü, sevgi, toplumsal kabul, hatta zorbalığın bazı formları da (suçluluk duygusu uyandırmak gibi). Ve bu üçgenin köşelerinde hızla yer değiştirilebiliyor. Üstelik bu oyun tek başına bile oynanabilir, bağımlılık yapıcı, iletişim ve ilişki kalitesi düşürücü vs vs vs mutlaka okunası.
This book really offered some insight into how victim thinking can be created. Many children that grew up in dysfunctional homes seem to have been involved in the drama triangle. the victim is in all positions; the victim, the rescuer, and the persecutor. Those who tend to play the persecutor will attract victims. This book is really helpful if you want to learn more about the drama triangle and stop engaging in the drama.
Sağlıksız aile, arkadaş ve romantik ilişkilerinizin nasıl ve neden bu hale geldiğini, çözümünü çok güzel anlatan bir kitap. Bu tip insan ilişkilerinin nasıl birer bağımlılık haline gelip bir döngüye dönüştüğünü anlatıyor ve bu döngüye şematik, somut bir şekilde yaklaşması önemli. Konuya kişi bazında "toksik insanlar" olarak değil de, çocukluktan beri oluşum süreciyle yaklaşmasını, incelemesini beğendim.
Kitaba ben de çoğu kişi gibi terapistimin tavsiyesiyle başladım. Bence herkesin rehber niteliğinde kendisinin ve ailesel yapısının farkına varabilmesi için okunması gereken bir kitap. İlk sayfalarda bile insanın içinde bulunduğu durumun farkına varmasını sağlıyor. Doğru tespitlerin yapılabilmesi için sindirilerek okunması gerektiğini düşünüyorum. Bazı cümle ve paragrafları okumak bende farkındalığımın artmasıyla birlikte şok etkisi yarattı.
Farkındalığımı arttıran bir kitap oldu. Akıcı bir dili var genel olarak okurken hiç sıkılmadım. Hipnoterapi denemeye bile karar verdim sayılır :) Bazı örnekleri beni rahatsız edip varılan sonuçlar beni itmiş olsa da bunun kültürel ya da kişisel bir rahatsız oluş olduğunu var sayıp yazara teşekkürlerimi iletiyorum. Psikoloji ilginç bir alan vesselam.
Hayatımda ilk defa bir psikoloji kitabını okurken arada başım ağrıdı. Kötü olduğu için değil tam tersine gerçeklerlerle kaçışı olmadan yüzleştirdiği için, bu yüzden çok başarılı bir kitap. Fakat bu noktada tehlikeli de buluyorum, okuyan kişi için farkındalığı arttırırken bazı olumsuz döngüleri de öfke nedeniyle tetikleyebilir. Kontrollü okunmasında fayda var.
Kitap, "Kurban Üçgeni" hipotezi hakkında dikkat çekici açıklamalara sahiptir. Aile içindeki kavgalarda Zorba-Kurban-Kurtarıcı olarak tanımlanan karakterleri siz de hemen tanıyacaksınız. Benim için şaşırtıcı olan bu rollerin kişiler arasındaki geçişkenliği oldu. Psikoloji kitaplarına meraklıysanız, bu kitabı da atlamayın.
Tam bir psikoanaliz kitabı, okurken Anne&Baba ebeveynlerimizden aldığımız tüm davranışlar ve acı acı gerçekler bunlar diyorsunuz.. Derinden düşündürdü, okurken çok yutkundurdu, Bir kişisel gelişim kitabı kesinlikle değil, Terapistim ve yakın arkadaşımın tavsiyesi ile çok doğru zamanda okuduğum bir kitaptı.. 🤓
Kitabi okumaya basladigimda muthis bir ofke ve gerginlik hissetmeye basladim. Sonra bi kasvet ve umitsizlik coktu uzerime. Neyse ki sonra kendimi cocuklugumda yasadigim bir sahnenin icinde buldum. O kisilere cevap verdikten sonra muthis bir rahatlama hissettim.
Life changing. Helped me see the world differently.
Trigger Warning: this book has a fairly graphic depiction of molestation and pedophilia. I wish they put a warning in the book instead of jumping into this topic.
Bu kitabı hem kişisel dönüşüm danışmanlığı yapanların, hem de işlevsel olmayan ailelerde büyümüş çocukların okumasını tavsiye ediyorum. Kendi adıma hem kurban, hem zorba, hem kurtarıcı rolünde çok fazla element bulabildiğim ve kendimi de danışanlarımı da anlamama yardımcı olan bir kitap oldu.