Ne güzel şey hatırlamak seni. Sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine: bir çekmece bir yüzük, ve üç metre kadar ince ipekli dokumalıyım. Ve hemen fırlayarak yerimden Penceremde demirlere yapışarak hürriyetin sütbeyaz maviliğine sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...
Nâzım Hikmetin seçme şiirlerinden oluşan Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni kitabı, kitap ve kitapla birlikte verilen 4 CD ekinden oluşuyor.
CDlerde sanatçı Genco Erkalın sesinden dinleyeceğimiz 51 Nâzım şiiri, şairin hemen bütün kitaplarından, şiir serüveninin gelişmesini de gözeten, sevda, hasret ve siyasi şiirlerinden dengeli bir seçim yapılarak hazırlandı.
Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni kitabındaki Nâzım Hikmet şiirlerinden bazıları ise şöyle: Hasret, Sesini Kaybeden Şehir, Mavi Gözlü Dev, Minnacık Kadın ve Hanımelleri, Karıma Mektup, Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni, Karlı Kayın Ormanında, Ceviz Ağacı, Mavi Liman, Kara Haber ve Henüz Vakit Varken Gülüm.
"Genco Erkal'ın sesinden Nâzım Hikmet Şiirleri'ni seçerken, YKY'nin (daha önceden Memet Fuat'ın yönetiminde yayımlanan) Nâzım külliyatının sırasını gözettik. Bu çalışma sırasında Nâzım'ın hemen bütün kitaplarından, şiir serüveninin gelişmesini de gözeten örnekler seçmeye çalıştık. Genco Erkal'ın önerisiyle listeye ekler de yaptık. Sonuçta Nâzım'ın sevda, hasret ve siyasi şiirlerinden dengeli bir seçim ortaya çıktı.
Bazı şiirler uzun şiirlerin parçası ya da adsız (bazen de başlıklı) olduğu için, CD listesinde ve içindekilerde, arandığında kolay bulunsun diye, bilinen ve hemen hatırlanan ilk dizelerini, köşeli parantez içinde belirttik. O yüzden içindekiler listesi ile CD listesinde küçük farklılıklar oluştu.
Nâzım külliyatından yalnızca Memleketimden İnsan Manzaraları'ndan parçalar almadık. Belki bu bizi yeni bir çalışma yapmaya yöneltecektir.
Nazim Hikmet was born on January 15, 1902 in Salonika, Ottoman Empire (now Thessaloníki, Greece), where his father served in the Foreign Service. He was exposed to poetry at an early age through his artist mother and poet grandfather, and had his first poems published when he was seventeen.
Raised in Istanbul, Hikmet left Allied-occupied Turkey after the First World War and ended up in Moscow, where he attended the university and met writers and artists from all over the world. After the Turkish Independence in 1924 he returned to Turkey, but was soon arrested for working on a leftist magazine. He managed to escape to Russia, where he continued to write plays and poems.
In 1928 a general amnesty allowed Hikmet to return to Turkey, and during the next ten years he published nine books of poetry—five collections and four long poems—while working as a proofreader, journalist, scriptwriter, and translator. He left Turkey for the last time in 1951, after serving a lengthy jail sentence for his radical acts, and lived in the Soviet Union and eastern Europe, where he continued to work for the ideals of world Communism.
After receiving early recognition for his patriotic poems in syllabic meter, he came under the influence of the Russian Futurists in Moscow, and abandoned traditional forms while attempting to “depoetize” poetry.
Many of his works have been translated into English, including Human Landscapes from My Country: An Epic Novel in Verse (2009), Things I Didn’t Know I Loved (1975), The Day Before Tomorrow (1972), The Moscow Symphony (1970), and Selected Poems (1967). In 1936 he published Seyh Bedreddin destani (“The Epic of Shaykh Bedreddin”) and Memleketimden insan manzaralari (“Portraits of People from My Land”).
Hikmet died of a heart attack in Moscow in 1963. The first modern Turkish poet, he is recognized around the world as one of the great international poets of the twentieth century.
Genco Erkal’ın sesinden Nâzım Hikmet mi? Elbette şahane, her ikisi de. Bu nedenle okunmasını ve dinlenmesini tavsiye ederim. Ama ben kitaptaki şiirlerin bestelenmiş hallerini de dinlemek isterim diyenlere: “30 Eylül 1945”~ Ezgi’nin Günlüğü (Seni Düşünmek Güzel Şey) “Mavi Liman”~ Cem Karaca, Şebnem Ferah (Çok Yorgunum) “Ceviz Ağacı”~ Cem Karaca “Üç Selvi, Kerem Gibi, Ben İçeri Düştüğümden Beri, Hapisten Çıktıktan Sonra, Kız Çocuğu, Vatan Haini, Yaşamaya Dair”~ Fazıl Say (Nazım Oratoryosu)
Kitap dediğin böyle olur. Sert kapaklı, ciltli, ansiklopedi gibi. Koyduğun zaman kitaplığına, ayakta durabilir bir başına. Yıkılmadan...
Şiirleri okurken Nazım'ın hayatını teferruatlı olarak öğrendim, daha çok kendine dair yazmış. Özellikle hapishane yılları ile yurtdışında geçen hayatını anlatan otobiyografik şiirler kaleme almış. Bilinç akışı anlatım tekniğini kullanarak çekinmeden, duygularını bastırmadan söylemiş söyleyeceklerini.
Karısına hitaben yazdığı şiirlerde 'karıcığım, karım' şeklinde seslenerek kadın ifadesini üstüne basa basa kullanmış. İhsan Varol'un tanımıyla 'hitap olarak kullanılırken kadın kelimesinin yerine geçen' 'Bayan' gibi iç bayıcı bir ifadeyi (Devrim Sezer Hocam kulakların çınlasın) kullanmamış. 'Eş' hiç dememiş. Eş nedir yahu? Kümeler, denklikler, matematik gibi bir söylem.
Bir diğer nokta ise Nazım'ın yaşadığı döneme inat kullandığı arı ve yalın Türkçesidir, Türkçe'ye iman eder gibi aşık oluşudur.
Kitaptan ayrılarak farklı bir konuya değinmek istiyorum. Kimileri elinde Nazım Hikmet kitabını görünce insanı damgalar, bu damgayı Necip Fazıl için de yapar. Oysa bilmezler ki dünyaya ne kadar da dar bir pencereden bakarlar.
Asıl mesele nedir bilir misin azizim? Asıl mesele olmak ya da olmamak değildir bence, asıl mesele kitaplığında Necip Fazıl ile Nazım Hikmeti yanyana koyabilmektir.
Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni / Nazım Hikmet Genco Erkal'ın sesinden Nazım'ın şiirleri
Ne güzel şey hatırlamak seni Ölüm ve zafer haberleri içinden Hapiste Ve yaşım kırkı geçmiş iken
Ne güzel şey hatırlamak seni Bir mavi kumaşın üstünde unutulmuş olan elin Ve saçlarında Vakur yumuşakĺığı canımın içi İstanbul toprağının İçimde ikinci bir insan gibidir Seni sevmek saadeti Parmakların ucunda kalan kokusu sardunya yaprağının Güneşli bir rahatlık Ve etin daveti Kıpķızıl çizgilerle bölünmüş Sıcak Koyu bir karanlık Ne güzel şey hatırlamak seni Yazmak sana dair Hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek Filanca gün, falanca yerde söylediğin söz Kendisi değil Edasındaki dünya ...... Ne güzel şey hatırlamak seni Ölüm ve zafer haberleri içinden Hapiste Ve yaşım kırkı geçmiş iken
Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni . Daha iyisi olamazdı herhalde: #gencoerkal ın sesinden #nazımhikmet şiirleri.👌 Kitapta 91 şiir ve bu şiirlerin seslendirmelerinin olduğu 4 CD var. (Benim favorim 2. CD.) Seslendirmeler müziksiz.🗣️ Ciltli ve 4 CD'li bir kitap için fiyatı çok uygun. . Yapılışı: 4 CD💿 için 4 ayrı gün ve saat belirleyiniz.(Güneş battıktan sonrası tavsiye edilir.) Aracınızı, ön camı manzara görecek bir yere çekiniz.(Deniz manzarası tavsiye edilir.)🚘 Önceden hazırladığınız içecek ve atıştırmalıkları açınız.(Opsiyonel)🍷 Araç koltuğunu geriye ittiriniz. Kitabı kucağınıza açınız. Aracın CD çalarına CD'yi yerleştiriniz ve çalıştırınız.▶️ Dinlediğiniz şiiri gözle takip etmek lezzeti arttıracaktır. Sıcak ya da soğuk tüketilebilir.😋 Afiyet olsun. . Not: Başka bir seçenek de @fazilsayofficial Nazım orotoryosu olabilir.(DVD ve CD versiyonları var.)🍴 . #yapıkrediyayınları #kitap #kitaptavsiyesi #kitapönerisi #kitapyorumu #yky #şiir
Genco Erkal’ın ‘Yaşamaya Dair’ tiyatro gösterisi çıkışı almıştım bu kitabı. Kitaplığımda sırasını bekliyordu. Sonra araya başka kitaplar girdi, ertelendi. Ancak sanıyorum ki kimi kitaplar kendi zamanlarını kendi belirliyor. Nazım Hikmet şiirlerini Genco Erkal’dan dinlemek ruhumun anlam aradığı bu süreçte, derin izler oluşturdu. Kitaptaki tüm şiirlerin Genco Erkal seslendirmesi bulunmakta. Benim genellikle mumlarımı yakıp loş ışıkta dinleyerek ve de kitaptan okuyarak takip ettiğim bir deneyimdi. Keyifli olmasının yanı sıra Nazım Hikmet’in iç dünyasına yaptığım öğretici de bir yolculuktu. Meğer bildiğim, duyduğum nice söz Nazım Hikmet’e aitmişte bilmiyormuşum.
Bazi insanlar vardir siir okumak icin dogmuslardir adeta. Sesleriyle siire yeniden hayat verir, her dinleyiste sairin hisleri baska bir anlam kazanir zihninizde. Genco Erkal da o ender insanlardan biri bence. Nazim Hikmet'in siirlerini boyle guzel yorumlayan birinden dinlemek apayri bir zevk. Favori siir kitaplarimdan biri...
Nazım Hikmet'in bir şiirine Londra metrosunda rastlayınca bu kitap aklıma gelmişti. Çünkü ne güzel şeydi onu hatırlamak. O zamanlar istediğimiz her kitaba erişmek kolay değildi. Şimdiki gençler çok şanslı.
Ah Genco Erkal! Keske daha az siir sigdirsaydin su kitapa da, daha sakin okusaydin o guzelim siirleri! Siirden siire nefes almadan gecmis gibi, hic es vermeden kostur kostur....