Jump to ratings and reviews
Rate this book

Genç Kızlık Çağı

Rate this book
Simone de Beauvoir'ın 'Kadın' (Le Deuxiéme Sexe -İkinci Cins) adlı dev eseri Fransa'da ilk yayımlandığı zaman öylesine büyük bir ilgi gördü ki, iki yıl içinde 97 kez basılarak bir rekor kırdı. Kitap büyük yankılar yaptı. Bugüne kadar sürüp gelen 'kadın anlayışı' bu eserle birlikte birden altüst oldu. Yazarlar, aydınlar, okurlar birbirlerine girdiler. Tartışmalar uzayıp gitti. Böylece yazarın ve kitabın ünü de dünyanın her tarafına yayıldı. Amerika'da aynı yıl içinde dört baskı birden yaparken, hızla çevrildiği dünyanın belli başlı bütün dillerinde tekrar tekrar basılıyordu. Türkçe'de de yayımladığımız ciltlerin kısa sürede tükenip yeni baskılar yapması kitaba gösterilen bu ilginin dünya çapında olduğunu belirtmeye yeter. Bütün yazarların 'her kadın ve erkeğin muhakkak okuması gereken kitap' dediği bu büyük eseri tam metin halinde üç cilt olarak yayımlıyoruz: 1.Genç Kızlık Çağı, 2. Evlilik Çağı, 3. Bağımsızlığa Doğru adını alan bu kitaplar, hem bir bütün olarak hem de her biri belli bir konuya ayrıldığı için, ayrı ayrı okunabilir. (Arka Kapak.)

418 pages, Paperback

Published April 1, 1970

19 people are currently reading
286 people want to read

About the author

Simone de Beauvoir

424 books11.6k followers
Works of Simone de Beauvoir, French writer, existentialist, and feminist, include The Second Sex in 1949 and The Coming of Age , a study in 1970 of views of different cultures on the old.


Simone de Beauvoir, an author and philosopher, wrote novels, monographs, political and social issues, essays, biographies, and an autobiography. People now best know She Came to Stay and The Mandarins , her metaphysical novels. Her treatise, a foundational contemporary tract, of 1949 detailed analysis of oppression of women.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
61 (62%)
4 stars
28 (28%)
3 stars
6 (6%)
2 stars
1 (1%)
1 star
1 (1%)
Displaying 1 - 11 of 11 reviews
Profile Image for Rüya.
43 reviews1 follower
May 23, 2021
Bu ikinci dalga feminizmdeki kadını anlamak ve özgürleştirmek üzerine yazılanlar beni çok gaza getiriyor ama artık yazılan çizilenlerle geldiğimiz noktada, cinsiyet kimliği/cinsel yönelim kavramlarını birbiri içine sokarak açıklayan bu ikinci dalga fikirler o kadar geri geliyor ki, okurken gözü seğiriyor insanın. Her hareketi ait olduğu zaman, dönem ve toplum içerisinde değerlendirmek lazım elbet.
Profile Image for Betül.
66 reviews22 followers
July 27, 2020
mükemmel bir çalışma. beauvoir bu çalışma için uzunca araştırmalar yapmış, pek çok kaynaktan beslenmiş ve yararlanmış. her bir meseleyi büyük bir zenginlik içerisinde, birden fazla disiplinden yararlanarak, edebiyattan ve psikologların ruhçözümlemesi yaptıkları notlarından faydalanarak ele almış. kavrayış derinliğinden etkilenmemek elde değil. yazılanlar fanatizme kapılmadan, bir duygusallık içerisine girmeden, çaba harcanmış bir gözlemcilikle kaleme alınmış. kadın doğulmadığını, nasıl kadın olunduğunu anlatmış beauvoir. ve bu kadın olma sürecinin tarih içerisinde nasıl şekillendiğini, günümüzdeki halini aldığını.
Profile Image for Sevde Avşar.
6 reviews
April 10, 2020
Okumakta zorlanacağımı sanıyordum ama dili hafif sadece birinci (yazgı) ve ikinci bölüm (tarih) dışandaki kısımlar pek akıcı değil. Bir roman olmadığı için gayet normal. Okuyup bitirebildiğim için kendimle gurur duydugum bir kitap. Kafamdaki bütün sorular hakkında bir genel bakış açım oldu. Kadın doğulmaz , kadın olunur. Benim de kadın olma yolumda bana ışık olduğu için bu kitabın bende artık özel bir yeri var !
Profile Image for Bera Nur.
19 reviews
August 25, 2025
İkinci Cinsiyet Cilt 1

İçindekiler
——————

GİRİŞ

İLK KESİM: YAZGI
I. Bölüm: Biyolojik Veriler
II. Bölüm: Ruhçözümsel Görüş
III. Bölüm: Tarihsel Maddeciliğin Görüşü

II. KESİM: TARİH

III. KESİM: EFSANELER

IV. KESİM: OLUŞUM
Giriş
I. Bölüm: Çocukluk
II. Bölüm: Genç Kız
III. Bölüm: Cinsel Yaşama Giriş
IV. Bölüm: Sevici Kadın

Beauvoir bu kitapla (ve anladığım kadarıyla serinin diğer kitaplarında -onları henüz okumadım-) “Kadın doğulmaz, olunur.” düşüncesinin temellendirmesini yapıyor. Şöyle söylüyor:
“Erkeklerin insanlık içindeki özel yerlerini gösteren bir kitap yazmak hiçbir erkeğin aklından geçmez. Kendimi tanımlamak istiyorsam, ilkin: demem gerekiyor; (…) Hiçbir erkek, işe, kendini belli bir cinsin üyesi olarak kabul etmekle başlamaz: erkek oluşu, kendiliğindendir.”

Bu alıntı aslında tüm kitabı özetler nitelikte - çok kabaca elbette. Beauvoir kadın olmanın bize öğretildiğini erkek olmanınsa “doğal olan” olduğunu söylüyor ve tüm kitap boyunca bu fikirlerin sandığımızdan da derinlere, iliklerimize işlediğini bize örnekler üzerinden anlatıyor. (İçindekiler kısmından hangi açılardan ele aldığını görebilirsiniz.)

Örneğin Fransızca’da adamlar sözcüğü insanlar anlamında kullanılmakta; - ki bu Türkçe’de de var- sözcüğün tekilindeki (erkek) anlamı, genel (insan) anlamıyla özdeş olup çıkmıştır.

Beauvoir Hegel’in şöyle dediğini söylüyor:
“Bilinçte başka bilinçlere karşı temel bir düşmanlık vardır.”
“Bir özne, ancak başka öznelere karşı çıkarak ortaya koyar kendini: temel varlık olarak kendini olumlamak, öteki varlığıysa temel olmayan varlık, nesne durumuna sokmak ister.”

Okuyunca hepimizin -çoğumuzun- aklına öteki varlık olarak kadınlar geldi değil mi? Elbette postun ve kitabın kadınlarla alakalı olmasının ve günümüzde bile kadınların hak ettikleri hayatı yaşayamamasının etkisi vardır. Fakat bu “öteki”nin kadın olması ya da aklımıza erkektense kadının gelmesi arbitrary (gelişigüzel) mi? Hiç sanmıyorum.

İşte Beauvoir ilmek ilmek bunu anlatıyor bu kitabında.
Örneğin;
* Yahudi erkeklerin kendilerini kadın yaratmayışından ötürü Tanrıya şükretmeleri
* Tutucu kentsoylu sınıf için kadının özgürlüğe kavuşmasının kendi ahlak ve çıkarları için tehlike arz etmesi
* Kadın değil de denilmesi ne demek?
* Mitsein (birlikte varoluş) mümkün mü?
* kendilik ve sonradanlık
* aşkınlık ~ içkinlik
* Anglo-Saksonların regl için “the curse” ifadesini kullanması
* Freud’un elektra kompleksini bile kadın üzerinden değil; erkek üzerinden anlatması (erkeğin niteliklerine bakarak tanımlıyor)
* anaerkil toplumlar nasıldı?
* mitlerde / efsanelerde kadınlar / kadın tanrıçalar nasıldı? Kadının kendisi başlı başına bir efsane, mit mi; uzak, öteki, göz kamaştırıcı?
* toprak ve kadın
* hukukta kadın (tarihsel açıdan) (akatlar, asurlular, roma, cermenler, 17. yy sonrası Avrupa toplumlarında. doğu toplumları çoğunlukla es geçilmiş)
* “yarım kalmış bir erkek” olan kadın
* kadın erkek cinselliklerinin farklılığı; hem biyolojik hem toplumsal açıdan.
* cinsel hayat ve ilk cinsel birlikteliklerin kadın için her zaman -Beauvoir’ın deyimiyle-: “kesip biçme, ırza geçiş oluşu”
* ve daha birçok şey….

Bazı filozoflar / yazarlar ve kadın hakkındaki görüşleri:

Rousseau: “Kadının eğitimi erkeğe göre ayarlanmalıdır. Kadın, erkeğin sözünü dinlemek, onun bütün haksızlıklarına katlanmak için yaratılmıştır.”

Auguste Comte:
kadınları “sürekli çocukluk”ta olmakla itham etmiş; bunun da “zeka zayıflığı biçiminde dışa vurduğunu” söylemiş.

Balzac: “Kadının yazgısı ve en büyük utkusu erkeklerin yüreğini çarpıtmaktır.”
“Kadın, sözleşme yoluyla elde edilen bir mülktür; taşınabilir mallardandır, çünkü kim alırsa onun olur; ve son olarak, kadın, aslında erkeğin eklentisidir.”

Vicor Hugo: “erkeğin yardımcısı, insanlığın sürdürücüsü” kadın.

Kadınların çalışma hayatıyla ilgili yasalar:
* 1900’de iş günü 10 saat
* 1905’te hafta tatili zorunlu
* 1907’de çalışan kadın kazandığını dilediği gibi harcama hakkına kavuşur.
* 1909’da doğum yapan kadına paralı izin
* 1913’te kadınların doğum öncesi ve sonrası dinlenmeleri kurala bağlanır, tehlikeli ve yorucu işlerde çalışmaları yasaklanır.
* 1911-43 yılları arasında aynı iş için kadınların aldığı ücret %50 daha az (ki birçoğumuza hiç yabancı gelmiyor bu durum hala eminim)
* ve daha birçoğu.. (syf 136’dan itibaren bakılabilir)

Elbette kitapta eksik bulduğum kısımlar vardı mesela çok Western-centric oluşu yazarın, bazen de ilginç bir şekilde bazı konularda kadınları suçlaması (neden daha önce direnilmedi? ve “bu kadının suçu”minvalinde /ya da bana öyle geldi/. Bir de çok tekrara düşen kısımları vardı bence. Onun dışında kitabın birçok farklı disiplinden -felsefe, psikoloji, tarih, dilbilim, biyoloji vs.- beslenmesini çok beğendim.

İlk 2 kesim dışında da okuması çok rahat. Aslında oralar da zor değil ama ben çok not alarak, altını çizerek ve tekrar tekrar okudum. O yüzden uzun sürdü. 3. Kesim’in daha kolay oluşunun sebebi -benim açımdan- efsane mit vs. okumak tarih kısmından sonra ilaç gibi geldi. Yani tamamen benim ilgi alanım ve zevkimle ilgili. 4. Kesim ise neredeyse tamamen örnek olaylardan, yaşanmışlıklardan gidiyor. Günümüze de yakın bir zaman dilimi çoğunlukla, rahat akıyor o yüzden. Günde min 70-80 syf gidiyor. En çok hangi kesimi okumaktan zevk aldın derseniz Giriş kısmı ve 1. Kesim derdim sanırım. Çok derli toplu ve ilgi çekici kısımlar barındırdığı için.

Şimdi iki tarafa alt alta kavramlar sıralayacağım ve hangi taraf kadın hangi taraf erkek bir tahmin edin? Neden öyle düşündünüz? Beauvoir açıklıyor. Okuyunuz efendim bu kitabı. (Ben daha açıklayıcı ve kompakt bir yorum yazmak isterdim ama 1. zihnim öyle çalışmıyor, 2. ne yazsam eksik kalacak..)

bilinç ~ madde
istem ~ edilginlik
aşkınlık ~ içkinlik
tin ~ ten
Profile Image for Aycan.
26 reviews2 followers
February 9, 2019
'Kadın doğulmaz, kadın olunur.' cümlesinin temelini öğrendiğimiz güzel bir kaynak.Mutlaka okuyun.
Profile Image for Narin.
184 reviews8 followers
Read
June 19, 2024
Ozellikle kitabin ortasindan sonra birbirini tekrar eden fikirleri iceren bir anlatima sahip olsa da cok cok iyi bir kaynak.
This entire review has been hidden because of spoilers.
Profile Image for Göksal Caner Malatya.
217 reviews1 follower
February 8, 2026
Beauvoir, kadının "yapılan" bir varlık olduğunu savunduğu bu eserinde, toplumsal cinsiyetin inşasını materyalist ve varoluşçu bir temelde inceler. Genç kızlık çağı, kadının ataerkil toplum tarafından pasifize edildiği, nesneleştirildiği ve "ikincil" konuma itildiği kritik bir evredir. Biyolojik determinizmi reddederek, kadının durumunu toplumsal ve ekonomik koşullarla açıklar. Feminizmin temel metinlerinden biri olan eser, kadının özgürleşme mücadelesine teorik bir zemin sunar.
Profile Image for Ebru.
124 reviews6 followers
August 3, 2018
Mutlaka okunması gereken bir kitap. Aslında toplumumuzda kadınlar tarafından dahi normal görülen ama özünde kadını alçaltan ve tabir-i caizse cadı gibi gösteren kavramları açıklıyor. Geçmişten günümüze kadar devam eden, kadının kendisini doğuştan eksik hissetmesine neden olan olayların bilimsel yönleriyle birlikte anlatıldığı bir şaheser. Her kadın hatta her erkek kesinlikle okumalı.
Displaying 1 - 11 of 11 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.