Jump to ratings and reviews
Rate this book

Bir Ses Böler Geceyi / Çıplak Ayaklıydı Gece

Rate this book
Bir Ses Böler Geceyi:

Dolunayın ışığında bir köy mezarlığı... Mezarlığın duvarına çarpan bir cip. Gecenin karanlığında uçuşan düşler. Issız köyün ortasında kocaman bir cem evi. Konuğunu yitirmiş bir mezar. Cem töreninde arınmayı bekleyen bir ölü. Bu olanların sessiz tanığı, bir araştırma görevlisi. Yıkılan idealleriyle, sürüp giden yaşamı arasında sıkışıp kalmış bir adam. Alevi inancına farklı bir bakış. Mistik bir gerilim romanı...

"Gözüne kestirdiği dal parçasını çekerken çalılığın arkasında bir karartı fark etti. Feneri oraya doğru tuttu. Yanılmamıştı, az ilerde yeşil renkli bir mezar taşı mahzun bir edayla onu süzüyordu. Bu defa korkmadı, hatta içinde, 'Bu mezar neden mezarlığın dışında?' diye merak bile uyandı. Bir-iki adım daha yaklaştı. Ama bu mezar bozulmuştu, iki yanında toprak birikintileri yığılıydı. Yeni bir ürperti dalgası sardı bedenini. Mezarın içini görmemesine karşın, upuzun yatan ölünün yer yer etleri dökülmüş yüzü geldi gözlerinin önüne. Öte yandan aklı hâlâ mantıklı bir açıklamanın peşindeydi. Belki de bu mezar henüz ölmemiş biri için kazılmıştı. Neden olmasın? insanların ölmeden önce de mezarlarını hazırladıklarını biliyordu; iyi de, kazmakla hazırlamak arasında büyük fark vardı. Belki yeri alınır, hazırlıklar yapılırdı ama ölmeden mezar kazdırılır mıydı? Belki de bu mezarı aç kalmış vahşi bir hayvan açmıştı. Eğer öyleyse mezardaki ölüyü paramparça etmiş demekti. Doğrusu, böyle bir görüntüyle karşılaşmak istemezdi. Yine de merakı ağır bastı; cesaretini toplayıp el fenerini mezarın içine doğrulttu. Mezar gerçekten de boştu."

Çıplak Ayaklıydı Gece:

Ülkenin en kararlı, en özverili, en iyimser çocukları. Sert, acımasız, zalim günler. Zor günlere inat gülümsemelerini korumaya çalışan gençler. Kahramanlıklar, ihanetler, acılar ve aşklarla dolu romantik bir yaşam. Demokrasi ateşini, diktatörlüğün en karanlık döneminde yakmaya çalışanların serüveni. 12 Eylül darbesine direnen insanların gerçek yaşamlarından çarpıcı öyküler.

"Büyük bir çatışma çıkmıştı kentte. Biz, insanlar, çiçekler, karıncalar, kuşlar, balıklar ve yıldızlar öldürülmesin diye sokaklara renk renk yazılar yazıyor, duvarlara afişler asıyorduk. Hepimiz gençtik; yaşlı olanlarımız da vardı aramızda ama hepimiz gençtik. Onlar, insanları, çiçekleri, karıncaları, kuşları, balıkları ve yıldızları öldürmek için çıkmışlardı sokağa. Hepsi yaşlıydı; genç olanları da vardı aralarında ama hepsi yaşlıydı. Ve hepsi silahlıydı. Çeşit çeşit sustalılardan otomatik tabancalara kadar bir iyice kuşanmışlardı silahlarını. Bir köşe başında bekliyorlardı bizi. Bekledikleri yerde karşılaştık. Belki daha elverişli bir köşe başı ve daha uygun bir zaman bulunabilirdi ama bu karşılaşma kaçınılmazdı. Çatışma uzun sürdü. Karanlık bir dönemin bitişinden karanlık bir dönemin başlangıcına kadar. Yenilmiştik. Yenileceğimiz belli değildi ama çok da şaşırmadık. Şimdi kaçıyorduk işte. Yakalanmamak için, yeniden dövüşebilmek için kaçıyorduk. Belki de bastığımız bu ham toprak İstanbul'un karanlık, suskun sokaklarıydı. Bırakıp geride karımızı, çocuğumuzu, basılacak evimizi terk ediyorduk..."

376 pages, Paperback

First published December 11, 2012

3 people are currently reading
90 people want to read

About the author

Ahmet Ümit

55 books1,471 followers
Ahmet Ümit was born in 1960 in the city of Gaziantep in southern Turkey. He moved to Istanbul in 1978 to attend university. In 1983 he both graduated from the Public Administration Faculty of Marmara University and wrote his very first story. An active member of the Turkish Communist Party from 1974 until 1989 Ümit took part in the underground movement for democracy while Turkey was under the rule of a
military dictatorship between 1980-1990. In 1985-86 he illegally attended the Academy for Social Sciences in Moscow. Ümit worked in the advertising sector from 1989-1998 and is currently employed as cultural advisor at the Goethe Foundation in Istanbul. He has one daughter Gül. Since 1989 Ümit has published one volume of poetry three volumes of short stories a book of fairytales one novella and six novels. One of Turkey’s most renowned contemporary authors Ümit is especially well-known for his
mastery of the mystery genre as reflected in many of his bestselling novels and
short story volumes. Drawing upon the unique political and historical background of his home country Ümit delves into the psyches of his
well-wrought characters as he weaves enthralling tales of murder and political intrigue.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
29 (27%)
4 stars
32 (30%)
3 stars
31 (29%)
2 stars
10 (9%)
1 star
2 (1%)
Displaying 1 - 4 of 4 reviews
Profile Image for Ugur.
230 reviews219 followers
December 31, 2014
Önlü arkalı olarak Ahmet Ümit’e ait iki kitabın olduğu bir kitap olarak elime geçti. Ben internetten iki ayrı kitap siparişi verdiğimi sanmıştım aslında.

Bir Ses Böler Geceyi 1994 yılında Ahmet Ümit tarafından yazılmış bir gerilim kitabıdır. Beklenmedik bir kaza sonucu yolun ortasında bir adam kalır. Sonrasında kendisini bir alevi cenazesinin ortasında bulur. Kitabın geneli Alevilik kültürü ile ufak bilgiler vermekte. Her ne kadar gerilim kitabı olarak adlandırmış olsam da gerilim öğesinin çok az olduğunu söyleyebilirim. Genel konu anlatımını çok beğenmediğim bir kitap oldu.

Çıplak Ayaklıydı Gece 1992 yılında Ahmet Ümit tarafından yazılmış siyasi olayları anlatan bir tarihi kurgu kitabıdır. 12 Eylül Darbesi öncesinde yaşanan olayları içinde barındırır. Konu olarak çok ısınıp sevemediğim bir kitap oldu.
Reviewed on December 25, 2014
Plot 4/10
Characterization 4/10
Style 5/10
Setting 5/10
Entertainment 4/10
Overall: 2.2/5.0

Profile Image for Türkan.
7 reviews2 followers
September 2, 2016
Bir Ses Böler Geceyi isimli romanda alevilikle ilgili bilgiler vardı ve sosyalizimle alevilik aynı kitap içerisinde güzel bir uyum yakalamıştı. Ancak kitapta çok eksiklikler vardı bence. Ahmet Ümit kitaplarını çok sevmeme rağmen çok da sevemediğim bir roman oldu bu. Kitapta gerilim bir kaç sayfayı geçmeyecek kadar azdı. Bu daha çok alevilik üzerine bilgilendiğim bir kitap oldu. 3/5

Kitabın "Çıplak Ayaklıydı Gece"ye ayrılan bölümüyse dokuz hikayeden oluşmaktaydı. İlk hikaye olan 78'linin mektubu çok hoşuma gitti ölen bir sosyaliste bir arkadaşının yazdığı mektubu okuduğumuz sayfalar bence çok iyiydi. "Gökyüzünde Yıldız Olmak" hikayesi en çok etkilendiğim ve deyim yerindeyse tüylerimin diken diken olduğu hikayeydi. Son olarak "Beni Yine Hamama Götür Anne" isimli hikaye bir çocuğun okula başlayan bir çocuğun serzenişini anlatıyordu ve beni etkilemişti. 3/5
Profile Image for Lisbeth.
38 reviews4 followers
April 4, 2014
birbirinden bağımsız öyküler... süper ötesi bir kitap..
Displaying 1 - 4 of 4 reviews

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.