Jump to ratings and reviews
Rate this book

Asa-yı Musa

Rate this book
Risale-i Nur, Kur'an ayetlerini mana yönünden açıklamasıyla tefsir ilmi içinde değerlendirilirken; zamanın inanç ve ahlak gibi problemlerini tartışması açısından da kelam ilmi çerçevesinde değerlendirilmektedir. Müellifin kendisi bu iki hususu risalelerinde belirtmiştir. Risale-i Nur, konuları ele alış tarzı, muhtevasındaki derinliği ve kapsamlılığı birçok kesimin yoğun ilgisini çekmiştir. Bir yandan yurt içinde ve dışında çeşitli halk kesimleri tarafından okunmakta ve diğer yandan hakkında uluslararası sempozyumlar düzenlenmekte ve birçok akademik makale ve tezlere konu olmaktadır. Mesela bunlar arasında çağdaş düşünürlerden Faslı Prof. Dr. Taha Abdurrahman, Risale-i Nur'un düşünce dünyasında yaptığı büyük devrimden söz ederken, onun diğer yönlerinin yanında bu yönünün de kayda değer olduğuna dikkat çekmektedir: "Bazı Batılı filozoflar, her şeyin merkezine aklı aldılar ve sadece aklın ürünü olan hususlara itibar ettiler. Hatta bu hususta öyle ileri gittiler ki, İncil ve Kur'an gibi semavi kitapları ve temsil ettikleri dinleri de aklın etrafında dönen diğer eşya arasına katarak, akli sistem içinde onlara bir tanım getirdiler. Yani, tıpkı eski insanların dünyayı sabit sanıp güneşin de onun etrafında döndüğünü tevehhüm ettikleri gibi, aklı sabit kabul ederek semavi kitap ve dinleri onun etrafında gezdirdiler. "İşte Bediüzzaman, Risale-i Nur'la düşünce dünyasındaki bu gidişatı olması gereken mecraya çevirdi, tıpkı ilim dünyasında Kopernik'in yaptığı gibi. Nasıl ki Kopernik, 'Dünyanın sabit, güneşin onun etrafında döndüğü şeklindeki eski görüşü ortadan kaldırıp; onun yerine, dünyanın hem kendi etrafında, hem güneşin etrafında döndüğünü' ispat etti; Bediüzzaman da Risale-i Nur'la düşünce dünyasında buna benzer bir inkılap gerçekleştirdi: 'İnsanın düşünce dünyası sabit olamaz. Düşünce dünyası hem kendi ekseni etrafında döner, hem de vahiy güneşinin etrafında döner' diyerek insan düşüncesinin olması gereken asıl yerini tespit etmiş, aklı yalnızlık ve karanlıktan kurtararak aydınlatmış ve rahatlatmıştır." Ayrıca Risale-i Nur, bir Kur'an tefsiri olması itibariyle, aklın yanı sıra, kalb, ruh ve diğer bütün duygulara da hitap etmektedir. Ahlakın bütün boyutlarına ışık tutmakta ve bir çok sosyal probleme çözümler sunmaktadır. Ancak onun bu ve benzeri daha bir çok meziyetini en iyi şekilde anlamanın yolu her halde onu açıp bizatihi okumak ve yaşamakla olur. İşte bu sebeple sizi Asa-yı Musa'yla başbaşa bırakıyoruz.
(Sunuş'tan)

519 pages, Hardcover

First published July 1, 2009

23 people are currently reading
97 people want to read

About the author

Bediüzzaman Said Nursî

588 books176 followers
Said Nursî, (1878 – March 23, 1960) is an Islamic scholar who wrote Risale-i Nur Collection, a body of Qur'anic commentary exceeding six thousand pages. He is commonly known as Bediüzzaman, which means "the wonder of the age".

He was finally released in 1949. In the last decade of his life he settled in Isparta city. After the introduction of the multi-party system he advised his followers to vote for the Democratic Party of Adnan Menderes which gained the support of the rural and conservative populations. Because Said Nursî considered communism the greatest danger of that time, he also supported the pro-Western orientation of the Democrats, leading to his support of NATO, CENTO and Turkey's participation in the Korean war. He tried to unite Muslims and Christians in the struggle against communism and materialism therefore he corresponded with the Pope and the Greek Orthodox patriarch.

In 1956 he was allowed to have his writings printed. His books are collected under the name The Collection Of Risale-i Nur (Letters of Light).
His tomb in Urfa (demolished in July 1960)

He died of exhaustion after traveling to Urfa. He was buried on the premises where according to Islamic beliefs Abraham (Ibrahim) is buried. After the military coup d'état in Turkey in 1960, a group of soldiers led by the later extreme right-wing politician Alparslan Türkeş opened his grave and buried him at an unknown place near Isparta during July 1960 in order to prevent popular veneration. His followers are reported to have found his grave after years of searching in the area, and took his remains to a secret place in an effort to protect his body from further disturbance. Now, only two followers of him know where he is buried. When one of them dies, the other one tells one more person the secret place of the grave reducing the chance that the place be forgotten. Interestingly enough, he wrote in a treaty (risala), that no one should know where his tomb is.

Ratings & Reviews

What do you think?
Rate this book

Friends & Following

Create a free account to discover what your friends think of this book!

Community Reviews

5 stars
109 (87%)
4 stars
9 (7%)
3 stars
2 (1%)
2 stars
2 (1%)
1 star
3 (2%)
Displaying 1 of 1 review
Profile Image for Hilal.
68 reviews2 followers
July 29, 2023
“Çünkü cehennem olmazsa, cennet de olmaz.”
☕️
“… bin mâsumlarin hukukunu çiğneyen bir zâlimi cezalandırmak ve yüz mazlum hayvanları parçalayan bir canavarı öldürmek, adalet içinde mazlumlara bin rahmettir. Ve o zâlimi affetmek ve canavarı serbest bırakmak, bir tek yolsuz merhamete mukabil yüzer biçarelere yüzer merhametsizliktir.”
Displaying 1 of 1 review

Can't find what you're looking for?

Get help and learn more about the design.