Kitabın içeriğini kurgu ve içerik açısından değerlendireceğim.
Kurgu maalesef diğer Alatlı kitaplarında da gözlemlediğim şekilde adeta bilinç akışı tekniğiyle yazılmış izlenimi veren, çok katmanlı ya da sofistike olmamasına rağmen takip etmesi zor, yorucu bir tarzda oluşturulmuş. Yer yer gerçek yer yer de şifreli isimler içeren bir biyografik anı niteliğinde. Yazar kurgudan ziyade içeriğe odaklanmış. Dolayısıyla kurguda okuyucuyu cezbedecek bir taraf bulmak pek mümkün değil.
Kitabın politika ağırlıklı içeriğinde en çok dikkati çeken unsur şifreli adlar aracılığıyla Ulus Baker, Sevan Nişanyan, Cüneyt Özdemir gibi figürlere bayağı bir "giydirilmesi". Ancak yazarın mesela Baker'den neden bu denli nefret ettiğini anlamak kolay değil. Merhumun ardından birçok kişisel meselesi didikleniyor, ama yazarın nefretini kazanmış olmasının sebebi olarak dişe dokunur bir şey sunmakta kitap yetersiz kalmış. Bu açıdan, her zaman değil ama yer yer, kitap bana birtakım kişisel meseleler doğrultusunda, bir intikam saikiyle yazılmış hissi uyandırdı. Buna eklemem gereken bir şey de kitapta Alatlı'nın kendisi olarak algıladığımız, anlatıcı Meral Sedes ve eşi Mehmet karakterlerinin her şeyi bilen, hayatı çözmüş bilgeler olarak resmedilmesi. Değişen dünyaya endişeli gözlerle bakan, erdem sahibi, kusursuz bu iki insan çevredeki bütün yamuklukları gözler önüne seriyor. Lakin bunun sonucunda Dostoyevski okumuş okuyucuya bu kitabı okumak için tek neden bırakıyor: Güncel siyaset ve aktüaliteden biraz dedikodu duymak.
Alatlı'nın "paçozlaşma" şeklinde sunduğu kavrama katılmakla beraber homofobik açıklamalarını ve zaman zaman dozunu ayarlayamadığı muhafazakârlığını bir aydına yakıştıramıyorum. Kanaat önderleri olarak entelektüellerin büyük bir sorumluluk taşıdığı düşünülürse toplumun marjinal de azınlık da olsa bazı kesimlerini mağdur edecek uygulamaların, yani ayrımcılığın referans noktası olmaktan kaçınmaları gerektiği tartışılmaz.
Olumsuz eleştirilerime rağmen kitabı tavsiye ederim. Burada detaylı anmadığım "paçozlaşma" kavramı Alatlı sayesinde gündeme geldi. Bu yönden bakıldığında yazar entelektüel dünyanın önemli isimlerinden biri, kitabı da literatürde yerini alacak bir yapıt.