I’ve been following Talha Uğurluel on his YouTube channel and social media. His YouTube videos are informative, and I had no reason to doubt that his book would be the same way. Just like his videos and social media content, his book is also a great source of information mixed with travelogue.
Dünyaya Hükmeden Sultan Kanuni focuses on one of the greatest Ottoman sultans, Kanuni Sultan Süleyman, and significant figures around him, such as Hürrem Sultan and İbrahim Pasha. Talha Uğurluel offers vivid insights into the geopolitical challenges of the period and explains how Kanuni navigated them. The book blends historical facts with engaging storytelling and includes photographs and visuals that help bring the era to life.
What strikes me most is that the author’s mission in writing these books is to challenge the false information we have been fed about our history, shaped by the political agendas of some domestic groups and foreign powers. For example, Hürrem Sultan is portrayed very differently in this book compared to how we were taught in school or saw in TV shows like Muhteşem Yüzyıl. The author recognizes that while producing popular media can be a powerful tool for cultural influence, it can also spread misinformation. I won’t share specific details here because I believe reading the book directly is far better than me paraphrasing it.
He also worries that, as Turkish people, we do not show our history the respect and appreciation it deserves. One example the author gives is the caravanserai built by Kanuni’s mother, Hafsa Sultan, in Marmaris. It is one of the few structures still standing in modern times, but instead of being restored and preserved, it is currently used as a bar called “Sultan Bar.” Through his books, he challenges these practices and hopes to make a difference by raising awareness about the importance of protecting our historical heritage.
Those who have been living in Turkey for the past fifty years and are somewhat in touch with domestic politics and the geopolitics of the region will probably chuckle at how similar the relationships between the Ottoman Empire and its western and eastern neighbors were to those we see today. In many ways, nothing has changed—what has changed is how we react to it. This strongly reinforces the saying that “those who do not learn from history are doomed to repeat it.”
I’d also like to add that if your first language is Turkish, this book is a great way to improve your vocabulary and learn some old Turkish words and phrases. However, if Turkish is your second language, the book might be a bit challenging to understand or could take some time to digest, since it occasionally includes words and expressions that even native Turkish speakers might find difficult.
Some negative points about the book are as follows: certain chapters could have included more detail. I feel that this book provides great insights, but if you’re looking for a deeper dive into Ottoman history, it will only scratch the surface. In that case, I would recommend reading the works of Halil İnalcık, who offers a more in-depth and scholarly approach. That’s why, even though this is a great book, I give it 4 out of 5 stars.
The book was easy to read and well-structured. Reading it made me realize how many misconceptions we have surrounding our history. It will be a challenge for me to correct those misunderstandings, and if you’re looking to do the same, this book is a great starting point. It’s a valuable way to learn about one of the greatest sultans of the Ottoman Empire.
----------------------------------
TURKISH REVIEW
----------------------------------
Talha Uğurluel’i YouTube kanalından ve sosyal medya hesaplarından uzun zamandır takip ediyorum. YouTube videoları oldukça bilgilendirici ve kitabının da aynı şekilde olacağından hiç şüphem yoktu. Tıpkı videoları ve sosyal medya içerikleri gibi, bu kitabı da seyahatnameyle harmanlanmış harika bir bilgi kaynağı.
Dünyaya Hükmeden Sultan Kanuni, Osmanlı’nın en büyük padişahlarından biri olan Kanuni Sultan Süleyman’a ve onun dönemindeki önemli isimlere, örneğin Hürrem Sultan ve İbrahim Paşa’ya odaklanıyor. Talha Uğurluel, dönemin jeopolitik zorluklarını canlı bir dille aktarıyor ve Kanuni’nin bu zorluklarla nasıl başa çıktığını anlatıyor. Kitap, tarihi gerçekleri sürükleyici bir hikâye anlatımıyla birleştiriyor ve dönemi gözümüzde canlandırmaya yardımcı olan fotoğraf ve görseller içeriyor.
Beni en çok etkileyen şey, yazarın bu kitapları yazmaktaki amacının, bazı yerli siyasi grupların ve yabancı güçlerin siyasi ajandaları doğrultusunda bize öğretilen yanlış tarih bilgilerini sorgulamak ve düzeltmek olması. Örneğin, Hürrem Sultan bu kitapta, okulda öğrendiğimizden veya Muhteşem Yüzyıl gibi dizilerde izlediğimizden çok farklı bir şekilde anlatılıyor. Yazar, popüler medya üretmenin dünyada kültürel bir etki yaratmak açısından güçlü bir araç olduğunu, fakat aynı zamanda yanlış bilgilerin yayılmasına da sebep olabileceğini çok iyi kavrıyor. Burada detaylara girmeyeceğim çünkü kitabı doğrudan okumanın, benim özetlememden çok daha faydalı olacağını düşünüyorum.
Yazar ayrıca, biz Türklerin tarihimize hak ettiği saygıyı ve değeri göstermediğimizden de endişe duyuyor. Verdiği örneklerden biri, Kanuni’nin annesi Hafsa Sultan tarafından Marmaris’te yaptırılan kervansaray. Günümüze kadar ulaşan nadir yapılardan biri olmasına rağmen, restore edilip korunmak yerine günümüzde “Sultan Bar” isimli bir bar olarak kullanılıyor. Talha Uğurluel, kitapları aracılığıyla bu tür uygulamalara karşı çıkıyor ve tarihi mirasımızı korumanın önemine dikkat çekerek bir fark yaratmayı umuyor.
Son elli yıldır Türkiye’de yaşayan ve bölgedeki iç politika ve jeopolitik gelişmeleri az çok takip eden kişiler, Osmanlı İmparatorluğu’nun batı ve doğu komşularıyla ilişkilerinin, günümüzde yaşananlara ne kadar benzediğini okuyunca muhtemelen gülümseyeceklerdir. Pek çok açıdan hiçbir şey değişmemiş gibi; değişen tek şey bizim bu olaylara nasıl tepki verdiğimiz. Bu durum, “Tarihten ders almayanlar, onu tekrar etmeye mahkûmdur” sözünü bir kez daha doğruluyor.
Ayrıca şunu da eklemek isterim ki, eğer ana diliniz Türkçeyse bu kitap, kelime dağarcığınızı geliştirmek ve eski Türkçe kelime ve deyimler öğrenmek için harika bir yol. Ancak Türkçe sizin ikinci dilinizse, kitap zaman zaman anlaşılması güç kelime ve ifadeler içerdiği için biraz zorlayıcı olabilir veya sindirilmesi zaman alabilir; zira yer yer anadili Türkçe olanların bile zorlanabileceği ifadeler mevcut.
Kitapla ilgili bazı olumsuz yönler de yok değil: Bazı bölümler, daha fazla detay içerebilirdi. Bence bu kitap çok değerli bilgiler sunuyor ancak Osmanlı tarihi hakkında derinlemesine bir inceleme arıyorsanız, bu kitap sadece yüzeysel bir tatmin sağlar. Böyle bir durumda Halil İnalcık’ın eserlerini okumanızı tavsiye ederim; çünkü o, konulara daha derin ve akademik bir bakış açısıyla yaklaşıyor. İşte bu nedenle, bu kitap her ne kadar harika olsa da, 5 üzerinden 4 puan veriyorum.
Kitap kolay okunuyor ve güzel bir şekilde yapılandırılmış. Bu kitabı okumak, tarihimizle ilgili ne kadar çok yanlış kanıya sahip olduğumuzu fark etmemi sağladı. Bu yanlışları düzeltmek benim için bir mücadele olacak ve eğer siz de aynı şeyi yapmak istiyorsanız, bu kitap bunun için harika bir başlangıç noktası. Osmanlı İmparatorluğu’nun en büyük padişahlarından birini öğrenmek için değerli bir kaynak.